Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '11

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
287
 

Uygar-Barbar Melezlemeleri

Bütün safkanlara melezlemelerle ulaşılır ama her zaman değil. Laboruatuar koşullarında bu, yapay olarak seçici evrimle hızlandırılan bir süreçtir. Ancak, doğal koşullarda böyle olmaz, tarihte de öyledir. 

5.000 yıllık dünya sistemi tarihte 10-100 uygarlık ve/ya alt-uygarlık tanımlıdır. Bunların hepsi de, kendinden önceki veya kendisi sırasındaki kültürlerin melezlemesidir. 

Örneğin Antik Yunan, geometriyi Antik Mısır’dan ve Sümerler’den devraldı. Ancak eksi sayıları tasarlayamadı. Onu o zamanlar uygar bir ülke olmayan Çin’de birileri buldu ama eksi sayıların genel kullanıma girmeleri yüzyıllar aldı. 

Antik Yunan ile Roma’nın ilişkisi bir tuhaf. Aslında Roma Atina’dan önce de var ama Roma’nın Roma olması Atina’nın ve Antik Yunan’ın çökmesinden sonra oldu. Aşağı yukarı tüm Roma tanrıları Antik Yunan tanrılarıdır. 

(Doğu olsun, batı olsun) Roma aslında bir boş küme olan hukuktan başka bir şey bırakmadı geriye. Tarihin en geniş ve en uzun süren uygarlıklarından birinden söz ediyoruz. 

Roma’dan sonra Avrupa’da Kavimler Göçü dönemi başladı ki onlar barbardılar. Bugünkü Avrupa ulusları o kanların melezlemesidir. Rivayete göre bir tek Arnavutlar ve Basklar bu melezlemenin dışında kalmıştır. 

Gelelim Türkler’e: 

Onlar uygarlık adına ne öğrendilerse, Çinliler’den öğrendiler. Çinliler de boş durmayıp, eskiden Türkler’e kazandıran savaş taktiklerini kendilerine mal ettiler. 

Türkler genelde göçer bir halktı. Ötüken’den İstanbul’a binlerce kilometre yol aldılar. Dünya üzerinde en fazla alfabe ve en fazla din kullanan halk oldular. 

Göçe göçe ve melezlene melezlene, Anadolu’ya geldikten sonra çekik gözlerimiz bizi terketti. 1.000 küsur yıl önce terkettiğimiz bir dili yeniden yapay olarak kurduk. Türkçe bugünkü durumuyla, eylem çekimi açısından, dünyadaki en az düzensiz dildir. 

Batı-Doğu uygarlığını melezleme çabamız, tüm Asyalı halklar gibi başarısızlıkla sonuçlandı. Bu imkansız olduğundan değil, Batı’nın Batılılar’ın bile yetişemediği bir ivmeyle evrilmesi nedeniyledir. Bugün ‘bilim-sanat-düşün’ ve 2. Sanayileşme’nin 9 öncü altkültürü kimsenin tekelinde değildir. ABD ve AB yarışta dökülmeye başladı. Uygarlığın çatısı çöküyor. 

O uygarlık yeniden, belki de günümüzden 500 yıl sonra yeniden çıkışa geçtiğinde, bu yine yeni bir melezleme ile gerçekleştirilmiş olacaktır. O sırada bayrak, Hindistan veya Afrika’ya da geçebilir, hiç belli olmaz. Eğer yeni bir buzul dönemi gelirse, G-7 kesinkes iptal olur. 

Şu anda, Barnett’in deyimiyle dıştaki periferiyi sisteme dahil etme çabası, onlarca işlevsiz melez doğurdu ve doğuracak. 

Moment bu.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

orta asya'nın hakimi türkler gelmeden önce kalabalık hind-avrupalılardı. hind-avrupalılar karadeniz ve hazar denizinin kuzeyinden orta asya içlerine ve avrupa doğusunda yayılmışlardı. sibiryayla işleri olamazdı çünkü sibirya'da ancak çok az insan avcılık yaparak yaşayabilir. runik alfabesinide kuzey avrupa orta asya arasında hind-avrupalılar kullanıyordu. sibiryadan orta asyaya inen türklerde irani kavimlerden aldılar alfabeyi. alfabe yanında tarım, hayvancılık tüm kültürel gelişmeleri bu irani(tohar, sogd) kavimlerden öğrendiler. çünkü kendileri göçebe avcı sibiryalılardan başka bir şey değildiler. orhun yazıtlarından iki yüzyıl önce dikilen burkut yazılarının dili bir iran dili olan sogdçadır. ilk göktürk hakanların adı bile türkçe değildir. 2. göktürk hakanlığıyla isimler ve yazıtlar türkçeleşmiştir.

baki kılınç 
 19.08.2011 12:10
Cevap :
Dedikleriniz ikna edici değil, konuyu kapatıyorum.  19.08.2011 17:44
 

sibirya'dan gelen avcı, toplayıcı türkler tarımı ve hayvancılığı altaylar ve moğolistandaki hind-avrupalı irani kavimlerden öğrendiler. bilhassa toharlardan. çin etkisi daha sonradır. linklerdeki sitelerde epeyi bilgi var. Ergenekon ve Asena destanlarının bile Toharlardan alındığı iddiası var. www.karalahana.com/karadeniz-forum/index.php?topic=11496.0;wap2 www.cevalkaya.com/yazilar/ck_05_01.pdf

baki kılınç 
 17.08.2011 13:50
Cevap :
Sibirya'da asla Hindo-Avrupa dil olmadı, hala yok. O sav, aşağılık kompleksli Kafkasyalılar'ın yeni uydurması. Tarihte / Avrasya'da hiçbir zaman dağlı kavimler dünyaya yayılmadı. (At saatta 60 kilometre yol alır, insan 10.) Yayılan tüm kavimler ovalıdır ve at da ovada koşar. At Orta Asya'da evcilleştirildi. Orta Asya'da 100'e yakın kavim var, bunlar ya Ural-Altay, ya da Sino-Tibet dilleri kullanır. Türkler, tarihe her ne zaman girdilerse, uygarlık denen şeyi Çinliler'den öğrendiler ve hep onlarla savaştılar. Göktürk Alfabesi'nin dahil olduğu rünik yazılar konusu, hala çözülemedi. Kişisel kanım, Finlandiya-Kamçatka arasında kezlerce gidip gelen kavimlerin etkileşimiyle oluştukları. Tarihte kanıtlanan yeni bir konu var. Kuzeyden güneye Viking yayılımı. Ayasofya'da Viking'in teki adını taşa kılıcıyla kazımış, rünik alfabeyle. Türkler'in Yakın Asya'ya (Maveraünnehir'e) gelişi taa 800'lerdedir. Ancak İskender'i Afganistan'ın doğusunda ve kuzeyindekiler de öğrenmiş. panorama yaklaşık böyle.  17.08.2011 16:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2217
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 484
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster