Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ekim '20

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
32
 

Uyku Kardeşim Ver Elini

Bazen olur ya... Uyku tutmaz. Bir seyim yok dersin ama arka planda düdüklün deli gibi buhar püskürtmeye başlamıştır sen görmüyorsundur. Artık içine et mi attınız yoksa dert mi bilemem?.
Ben büyük ihtimalle küçüklü büyüklü, biraz dert atmışım üzerinize afiyet. 
Sonra baktım ki koyun sayısı iki yüzü geçmiş, hâlâ uykunun kenar köşesinde bile değilim. 
Sağolsun okumak... Başladım bende okumaya.
 
Oxford’da kolejler ve departmanlar arasındaki farkı öğrendim, keza bir kolej balosunun bazen üç yüz pound bile olabileceğini ama muhakkak gidilmesi gerektiğini.. Kanada ve Amerika bu kadar sınır komşusu iken neden farklı olduklarını, yine işin içinde İngiliz parmağı olmasını, coğrafya kaderdir sözünün kendisini tekrarlamasını.. Amerikadaki kuzey güney savaşlarını..Şizofreninin genler kadar hamilelik sürecinde yaşanan problemlerden de kaynaklanabileceğini... Öldükten sonra hâla algılıyor oluşumuza dair yapılan deneylerde farelerin yaşadıklarını.. Bu arada maalesef 1-2 dakika daha hissediyormuşuz evet.
 
Melatoninin seratonine sabah hoşgeldin, gel benim yerime geç dediğini, dolayısıyla gece muhakkak uyumamız gerektiğini..
Okunabilecek ve öğrenebilecek ne kadar gereksiz bilgi varsa, bu gece de aldım çok şükür.
 
Rita Hayworth'un; çocukken, danslarina ve sesine aşık olduğum kadının talihsiz hayat hikayesini öğrendim. Öğrenmez olaydım. Kahrolsun bu kötü anne babalar diye düşündüm. Şanslı ve şansız çocuklara üzüldüm, Allah'tan bütün çocukları koruması için dua ettim. Şanslı Grace Kelly'i düşündüm sonra.. Hollywood'un eski tüm güzel aktristlerini, büyük hayatlar arkasındaki büyük, bazense trajik hikayeleri.
 
Hızımı alamadım, Elvis Presley'in calışkan babasının sadece sekiz dolar borç yüzünden hapse girdiğini, annesinin bundan sonra alkole başladığını, hastası olduğum yakışıklının çok zor şartlarda yetişen çekingen bir genç olduğunu öğrendim. En sevdiğim bir iki parçasını dinledim, ruhuma ziyafet çektim.
 
Bitti mi?. Tabii ki durmadım. Sizde bilin güzide okurlar:
 
Freddy Mercury ölmeden önce oldukça zor günler geçirmiş bu arada. Siz siz olun Aids olmayın. Gerek yok bu acılara.
Keza benim gibi stresse de yenik düşmeyin. Zaten bende okuduklarımdan sonra yansın bu Dünya deyip geri adım attım. Zira stressi abartıp 88 kanser türünden 3’ü stress sebepli olana da yakalanabilirişim. 
Stress anında salgılanan kortizol bütün savunma, bağışıklık sisteminizi yerle bir ediyormuş. Ah bu stresss..
 
Yeter değil mi bu kadarı ?
Melatonin, seratonin ve gözü kör olası kortizol aşkına... Uyuyalım o zaman.
Balo şart değil yaa, vermeyin üç yüz pound. Ama Oxford’daki 20.000 öğrenci arasına girmiş 70-100 öğrenciden birisi olmak keyifli olurdu zannımca. 
Haydi hayallere geçelim.. Sokakta dans edip "Singing in the Rain" söylemem gerekiyor müsaadenizle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 36
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1110
Kayıt tarihi
: 18.03.12
 
 

Edebiyatı, okumayı ve yazmayı çok seviyorum... Günlük hayata ve kavramlara dair söyleyecek sözüm ol..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster