Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

04 Nisan '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
490
 

Uykum varrrrr

Doğa kanunlarını değiştirip kış uykularına yatmam mümkün olur mu acaba?. Hani yaşlandıkça azalırdı uykular? Yaşım mı yetmiyor yaşlılığa yoksa bedenim mi yetmiyor yaşamaya? Uykum var uykum, gözlerime kilolarca ağırlıklar koymuşlar. Uyusam da bir daha kalkmasam demiyorum kesinlikle, daha yaşayacağım güzellikler var. Hiç değilse birkaç gün bırakın dinlendireyim bedenimi, uykunun o sıcak o güvenli koynunda. Boş verin ruhumu, zaten yaradılıştan biraz arızalıdır ben onu uyandıktan sonra bir-iki sallar da tamir ederim.

Ölü toprağı mı serpti yoksa biri benim üstüme. Hiçbir şeye yetiremediğim saatler bugün olduğu gibi sayıyorlar yerinde, uzun zaman var hemen gidip uyuyacağım bu akşam, yemek yemeden, hatta hemen kanepenin üzerinde, üstümdekileri değiştirmeden. Kim serptiyse bu toprağı bir yakalasam mahvedeceğim. Hayırsızlar, insan sabun okur da bi suya atar benim adıma da eriyip muma dönerdim rejim yapmadan. Uykum var ya, uyusam da büyüsem demiyorum bırakın birazcık dinleneyim. Sıkmaktan dişimi kırmışım uyurken onun için başımda da biri beklesin. Dişlerimi gıcırdatırsam beni dürtüklesin diye. Kilo alınca yüzüm ay parçası gibi oldu ya, ay yoksa nazarlara mı geldim bu yaşımda? Halim olsa MSN’ime “Geçmeyen günün uykulu sessizliği” yazarım ama yok işte. Arkadaşlarım beni yukarı çağırdılar telefonla “Çabuk gel” diye, kalkıp gidiyorum mekanik, ezbere adımlarla. Suratlarında garip, mutlu, beklentili gülücükler var. Nereden buluyorlar bunlar bu enerjiyi acaba? “Gel bak çok güzel bir sunum var, seversin diye çağırdık” diyorlar.

Romantik bir müzik başlıyor deniz manzaraları görüntülerinin arkasından, romantik bir kadın sesi şiir okuyor, seslendirdiği dizeler kelimeler şeklinde uçuşarak geliyor görüntüye. Bu kelimeleri tanıyor yüreğim, bu kelimeler henüz alışılmamış bir yalnızlığı seslendiriyor, bu kelimeler saf zamanların çaresizliğini dillendiriyor, gözlerim dolacak ama bu konuda artık profesyonel oldum yönlerini değiştirebiliyorum, içeri akan gözyaşlarım boğazımda düğümlendi, boğazım dokuz boğum, zorlukla yutkunuyorum yoksa boğulacağım mutluluktan. Açılamayan gözlerim cin gibi oldu. Sunum sonunda, sarı şerit üzerinden bir yazı geçiyor, Sunumu Hazırlayan-Şiiri Okuyan-Resimleri Çeken-Kocasını Bırakıp da Gece Saatlerce Uğraşan-Arkadaşını Mutlu Etmek İçin Çabalayan- Leyla Korkmaz yazıyor. Hayır o bu kadar abartıp uzatmamış ama ben bu uzun ifadeyi algılamayı uygun buluyorum. Şiiri yazan kısmında benim adım geçiyor. Bunu geçiniz. Ben böyle bir güzelliği yaşamak için ne yapmış olabilirim acaba? Arkadaşıma sarılıyorum mutluluktan, sunumu seyreden herkesin (çoğunluk kadınların) gözleri cam gibi bakıyor, bundan sonraki sunum hazırlıkları için hepimizin bir fikri geliyor ama kimse bizi reklamlardaki gibi müdür falan yapmıyor. Yüzümü al basıyor ama boğulmuyorum. Biri bana sihirli bir değnek değdirdi, kendimi birden güzelleşmiş, hafiflemiş buluyorum. Keşke saçlarını sarıp da öyle gelseydin Kart Cindirella diyorum içimden.

O uzun topuklarla, merdivenleri ikişer ikişer iniyorum yerime dönerken. Bu ruh haliyle evde olsaydım bütün camları siler, evi temizler, bilsem bir de su böreği açardım hiç yorulmadan. Kış uykusunu seneye erteleyeyim en iyisi, bu öğle biraz yürüyüş yapayım bari. Bitmiş pillerimi, açılmayan göz kapaklarımı yeniden şarj etti arkadaşım hiç farkında olmadan. Boğaz manzarası sisli görünüyor bugün penceremden, Boğaz Köprüsü’yse silik bir hayalet gibi üzerime yürüyor sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Bu haliyle de inanılmaz görünüyor. Yine, yeniden aşık oluyorum İstanbul’a. Aaa bu saat ne çabuk yemek vaktini getirmiş. Prens Enişteniz elinde camdan ayakkabılarla beklemiyordur kapıda umarım, benim koca kemikli ayaklarım kırar o ayakkabıları da rezil olurum sonra. Çoook uykum vardı şimdi yok. Çoook yorgundum şimdi değilim. Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler, samimiyetime inanın istemem çünkü artık ne yaşadığımı bilecek kadar değerli hissettiklerim. Kapı kolu görünmeyen, sadece içeriden sevgiyle açılan kapılarım var benim. Ben herhalde iyi bir kulum ki bende bunlardan yeterli miktarda var.

Kulaklarımda tempolu şarkılar, çevreme bakıyorum, sabah yukarı çıkarken görememişim uykuluyken, ne güzel güller serpiştirmişler merdivenlere. Güller henüz açmamış ama olsun. Bir şarkı dökülüyor dudaklarımdan “Aşkım baksana bana, aşkııımmm”. Doğanın düzenini bozmamak gerek, kim uyduruyor insanlar da kış uykusuna yatsın diye? Yaşamak güzel be, yüreğinde çocuksu bir acemilik taşıdıkça.

Kevser Şekercioğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kapı kolu görülmeyen ve sadece içeriden sevgiyle açılan kapılarınızı size sunulan kaybolan yıllarınızı çaktırmadan alın :) yüreğindeki çocuksu acemilik hep var olsun, sevgilerimle

erol aslan 
 10.04.2007 20:51
Cevap :
Bende onun için çabalıyorum. Teşekkürler  10.04.2007 23:36
 

Tesadüfen blogunuzu okudum.Yorumlarınızı çok beğendim.Yüreğinize sağlık.Sizin şiir kitaplarınızı okumak isterim.Nasıl temin edebiliriz sorusuna yanıt verirseniz sevinirim. İBRAHİM ORMANCI/Bergama/İZMİR

İbrahim Ormancı 
 09.04.2007 12:06
Cevap :
İbrahim Bey, kitaplar bende. Dağıtım yapılamadı. Adres verirseniz ödemeli kargo yapabilirim. Teşekkürler. Bergama'yı görünce içim ısındı. Komşunuz Dikili'nin sabahları ve güneşin battığı saatler, kokusuyla burnumda inanın.  09.04.2007 14:32
 

Bende psikolojiyle yakından ilgileniyorum yazılarınız güzel yazmaya devam edin ve 3. kitabınızı da çıkartmayı düşünün bence SEVGİLER,İYİLİKLER

Mavi Ruh 
 04.04.2007 14:48
Cevap :
3.kitap hazır gibi de zaman zemin kayganlığından bekliyorum. Dualarınıza ihtiyacım var her açıdan. İyilikler hep birlikte olsun.  08.04.2007 9:00
 

SENİN ENGİNLERE SIĞMAYAN KOCAMAN YÜREĞİNDE, BİR PİRİNÇ TANESİ KADAR YER ETTİYSEM NE MUTLU BANA. SEN HERŞEYİN EN GÜZELİNE LAYIKSIN. BİLİYORSUN, BİLİYORLAR AMA BİR KEZ DAHA SÖYLÜYORUM "SENİ SEVİYORUM".

LeylaK. 
 04.04.2007 14:41
Cevap :
Ne pirinci arkadaşım al bu pirinç tarlası senin olsun. (Körler sağırlar birbirini ağırlarmış:)) Sevgiler yalnız olunca anlamlı olmuyor ki! İyi ki varsın, iyi ki varsınız.  04.04.2007 14:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 371
Toplam yorum
: 1592
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 861
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster