Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
493
 

Uyumak ya da uyumak

Uyumak ya da uyumak
 

Ağaçlar da uyanıyor. (Sabahattin Gencal)


Medyada sağlık konuları yer buluyor. Az çok da izliyoruz. Bu konulardan “kaliteli uyku” konusu ilgimi çekti. İlgiyle okuduklarımı değil, konunun bana düşündürdüklerini, daha doğrusu çağrıştırdıklarını paylaşmak isterim. 

İlkin uykunun sözlük anlamını okuyalım: 

uyku  

1. Dış uyaranlara karşı bilincin, bütünüyle veya bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı dinlenme durumu: “Hiç kimse bir diğerinin yerine karnını doyuramaz, hiç kimse bir başkasının uykusunu uyuyamaz.” -İ. Özel. 2. mec. Çevrede olup bitenin farkında olmama, gaflet, aymazlık. 3. mec. Doğada görülen sükûnet durumu: Kış süresince uykuda olan ağaçlar, baharla birlikte uyandı. 4. mec. Gerçeği görememe, aymazlık. 

Güncel Türkçe Sözlük  

İslâm mütefekkirleri uykuyu yarı ölüm olarak anlatırlar. Bu yarı ölüm denilen uykunun yaşamsal işlevleri vardır. Doktorlar güzel güzel anlatıyorlar. Cinsiyete, yaşa, meslek durumuna, ağırlığa, içinde bulunan ortama, mevsimlere, yere …vb değişkenlere göre kaliteli uykunun nasıl olması gerektiği üzerinde duruyorlar. Kaliteli uyuyamamanın zararlarını da sıralıyorlar. Doktorlara minnettarız. Keşke uykunun mecaz anlamları konusunda da böyle etraflı olarak bilgilendirilsek. Bilgili olsaydık uykuda olmazdık belki. 

Bazı güçler kaliteli uyumayı da biliyorlar kaliteli uyutmayı da. Biz galiba kaliteli uyutulanlardanız. Başka türlü izahı var mı? Çevremizde, dünyada olup bitenden gerçek anlamda haberimiz oldu mu?  

İlkokuldayken alfabemizde “Uyu, uyu, yat yat, uyu.” cümlesi güzel resimler eşliğinde ezberlettiriliyordu. Tabii, burada kaliteli uykuya vurgu yapılıyordu. Dinlenme, onarılma, büyüme …vb. işlevler hatırlatılıyordu. Zaman içinde bu ifadeler, mecaz olarak değerlendirildiği için alfabeden çıkartılmış. Çıkartıldı; ama boşluklar doldurulmadı. Aymazlığa düşmemek, bilinçli olmak için ne yapılması, nasıl olunması gerektiği üzerinde durulmadı. 

Yine ilkokuldan örnek vermeye devam edeyim. O zaman “Su uyur, düşman uyumaz.” atasözü ve benzeri ata sözleri üzerinde dururduk. Dikkatli olmamız gerektiği vurgulanırdı. Sonraları bu kavramlar da değişti. Düşmanlık duyguları aşılamak ilkelliktir. Ama böyle ilkel duygular içinde olanları görememek de aymazlıktır. 

İlkokuldayken derken yarım asır önsesinden söz ettiğimi de belirtmem gerekir. 

Evet, yarım asır önce yoksulluk diz boyuydu. Ama, galiba daha duyarlıydık. Bu duyarlılık ıstırabımın kaynağı oluyor. İçinde bulunduğumuz bunalımdan üzüntü duymamak mümkün değil. Bir türlü uyanamıyoruz. Bize nasıl narkoz verdiler ki uyanacağa da benzemiyoruz. 

Toplum bilimciler, psikologlar, ayrı ayrı saymayayım değerli uzmanlar toplumumuz yardımlarınıza muhtaç, toplumumuz sizleri bugünler için yetiştirdi. Görev başı yapmanın zamanıdır.  

Bir yandan uzmanlara çağrı yaparken bir yandan da herkese sesleniyorum: Kendisine yardım etmeyene kimse yardım edemezmiş. En iyi doktor insanın kendisiymiş.  

- mişli ifadelerim için özür diliyorum. Bu vecizeleri söyleyenleri unuttum da… Bu günler yaşlılıktan mı bilmiyorum, çok şeyleri unuttum. Aksiliğe bakın ki toplumumuz da hafızası olmayan bir toplum oldu. Hafızası olmayan toplumlar çabuk uyutulabilir. Onun için hafızamızı yoklayalım, Tarihimize göz atalım diyorum. 

Uykudan uyandırmanın çarelerini bilebilsem daha fazlasını söylerdim. Kurtuluş Savaşını bir kere daha okuyalım diyorum. Daha ne diyeyim. Uyandırmak için çan çalamam ya. Aslında çanlar çalıyor. Ama başka türlü çanlar. Çanlar kimler için çalıyor. 

Sağlığımızın düzelmesi için kaliteli uykudan söze girdik; uykunun mecaz anlamları üzerinde yoğunlaştık. Biraz da, hiç istemediğimiz halde kafa karıştırdık Kim bilir, belki de bu akşam kaliteli uyuyamayacağız. 

….. 

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 16. 04. 2011 . 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hiçbir sorunu olmayan huzurlu insanlar kaliteli uyurlar. Sorunları olan ve dolayısıyla huzuru kaçan insanlar kaliteli uyuyamazlar. Türk milleti'nin en zayıf noktası da "uyutulmak"tır ve biz de her ne hikmetse uyutulmayı pek sever hale gelmişiz. Herhalde alışkanlık yaptı galiba. Biz böyle uyutulmaya ve de uyumaya devam ettiğimiz sürece elimizde son kalanları da alıp götürecekler ve ondan sonra huzurumuz kaçacağı için hiç uyuyamayacağız ya!.. Saygılarımla.

Pervane 
 16.04.2011 10:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 285
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 626
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

1943'te Trabzonda doğdu. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen okulunu bitirdikten sonra girdiği Bursa ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster