Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ocak '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
496
 

Uyuyan güzel

Uyuyan güzel
 

Çocukluğumda 23 Nisan’ı çok severdim. Tatil oluşunun yanı sıre o gün sayılı TRT kanallarında Sindirella ve Pamuk Prenses filmleri olurdu. Heidi, Şeker Kız, Polyanna en sevdiklerimdendir onlarla da ilgili yazarım ilerleyen günlerde ama bugün Uyuyan Güzel ile ilgili yazmak istiyorum.

Güzel, iyi yürekli, saf prensesimizin başından geçenler ve kötü kalpli kraliçenin onu ormana işini bitirmesi için askerle beraber götürmesi, ve askerin merhameti karşısında içimde yanan şöminenin ısısı yanaklarımı al al yapardı çocukken. Kılık değiştiren kraliçenin elmayı verdiğinde.. beni duyacakmış gibi prensese ‘Yeme!’ diye haykırışım ve o uykuya dalınca acaba uyanacak mı diye meraklanışım. Pamuk prenses kadar şanslı olmuyor herkes. Uyanış öpücüğünü veren her zaman yakışıklı prens olamayabiliyor, Hayat öpücüğü adından da anlaşıldığı gibi hayat gibi derin bir öpücüktür, hayatımıza büyük bir değişiklik yapmamız için verilmiş uyanış öpücüğüdür o. Kimimizin dudağına, kimimizin kalbine, kimimizin de kurbağa başına konabilir. Bize verilen en şahane hediyedir o. Bu hediyeyi başkalarının uyanması için de kullanabiliriz, kendimiz ya bir gün tekrar uyuya kalırsam diye kasamızda da tutabiliriz. Ben, kelebek etkisine inanlardan olarak aldığımız hediyeyi paylaşmak taraftarıyım, hediye almak kadar vermek de güzeldir ve boşuna dememişler paylaştıkça çoğalır mutluluklar diye.

Siz kendi uyanışınızın hikayesini biliyor musunuz, farkında mısınız sizi kimin öptüğünü? Bu öpücüğü verenler türlü kılıklara bürünmüş olabilir, herkesin hikayesi farklı sonuçta. Öpücüğü verenler her zaman yakışıklı prens yada güzel prenses olarak çıkmazlar karşımıza. Bazen kötü kalpli kraliçe, merhametli asker yada yedi adet tatlı cüce olarak da çıkabilirler. Kraliçe prensesin uyumasına sebep olmasaydı prenses acaba gerçekten uyanabilecek miydi… Hikayelerimizde cadılarada ihtiyaç var, merhametli askerlerede. Kraliçe olmasaydı ve prenses mutlu mesut yaşasaydı şatoda, alır mıydık bu kadar zevk hikayesinden ve anlatır olur muyduk onu hala.

Size zararı dokunmuş ya da çok iyi olarak hatırlamadığınız insanların rollerini düşündünüz mü hayatınızda… Onların davranışlarının size neler öğrettiği yada sizi nasıl değiştirdiğini peki. Bunlardan ders mi çıkardınız yoksa hayata dair daha korkuyla mı bakmaya başladınız. Her elma sunan kişide art niyet mi aradınız yoksa teşekkür edip alabildiniz mi ikinci kere…

Bir kere elmayı ıssırınca uyuyan güzelimiz, hayattan, insanlardan ve elmalardan korkarak yaşayarak sizce mutlu mesut yaşayabilir miydi yakışıklı prensi ile. Eğer yaşasaydı o zaman çocuklarına saklambaçı biraz farklı öğretirdi belki de. Armut dersem çık, ….. dersem çıkma!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazınızı çok beğendim.hayatımızdaki insanların yaptıkları kötülüklere önce üzülürüz ama onlar bize kötülük yapmasa onları hala nasıl masum sanabiliriz değilmi? Her kötülüğün devamında iyi bir sonuç elde ediliyor aslında

AYSEGÜL SEMIZER 
 25.12.2009 15:35
 

yaşamın her anında var düştün mü kalkcaksın tökezlememeye çalışarak ankaranın soğuğunu unutarak buzda ters takla atacaksın. Edindiklerinden kolye yapacaksın. tak takıştır misali. yaşamın tüm renklerini keşfedeceksen korkuya yer yok balıklama gireceksin tüm risklere rağmen sen ver elmayı bana :) hatta tüm şirinlikle çilek de varmıydı ????

inciseli 
 15.01.2009 13:58
 

Yazı da çok iyi de, ben resimdeki elmalara bayıldım. Canım çekti bir anda. Uyuyup kalacak olsam da önemli değil. Mumışığının uykusu elmadan olsun :))) Saygılar...

Mum Işığı 
 15.01.2009 0:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1033
Kayıt tarihi
: 08.01.09
 
 

Uzun yıllar yurt dışında yaşadıktan sonra Türkiye'ye dönmeden önce Ingiltere'de Rehberlik ve Psikolo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster