Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Haziran '07

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
3249
 

Uzakdoğu Korku Filmleri

Uzakdoğu Korku Filmleri
 

Uzakdoğu Sineması son yıllarda şaşırtıcı bir hızla gelişiyor. En iddialı oldukları tür ise korku filmleri. Çekilen korku filmleri o kadar çok ilgi görüyor ki Hollywood bile etkilenip bu filmlerin ABD versiyonunu yapıyor.

Korku filmleri en zor filmlerin başında gelir. Seyirciyi şaşırtması ve kendinden önce çekilen korku filmlerinden farklı olduğunu hissettirmesi gerekir. Konunun özenle seçildikten sonra müzik ve yönetmenin şovuna dönüşmesi gereken kusursuz bir final korku filmlerinin olmazsa olmazlarıdır. Bu da büyük bir zekâyı gerektirir. Uzakdoğu’nun da bilim ve teknoloji yönünden ileri olduğunu düşünürsek neden korku filmlerinde bir dev haline geldiklerini anlayabiliriz.

Bazı filmlerde ise ortak noktalar tespit ettim. Önce bu filmleri tanıyalım:

İlk filmimiz “Halka” , kimin tarafından yapıldığı bilinmeyen bir video seyredenleri dehşete düşürüyor. Birbirinden bağımsız sahneler arasında bir bağ kurulamasa da seyreden kişi bu sahneleri kendi yaşamında görmeye başlıyor. Seyreden kişi “yedi gün” içinde başka birisine videoyu seyrettirmezse feci şekilde can veriyor. Filmin ilerleyen sahnelerinde ise öbür dünyaya gitmeyen kötü bir ruhun videoyu seyredenleri öldürdüğü belli oluyor.

İkinci filmimiz ise “Cevapsız Arama”, yine Japonya yapımı. Okulun silik ve arkadaşları tarafından sürekli alay edilen, küçümsenen öğrencisi intihar eder. Ruhu kendisiyle alay eden öğrencilerle uğraşmaya başlar. Öğrencinin birisine mesaj gelir. Buraya kadar anormal bir durum yok. Ama mesaj gelecekten, bir gün sonradan gelmektedir. Eğer mesajı başkasına göndermezse ertesi gün ölecektir. Cep telefonu onlar için bir kâbusa dönüşür. Filmin üç serisi çekilmiş olup kimisinde telefonda mesaj gelmemekte, gelen telefon kişinin kendi sesi olmakta ve yine zaman olarak ertesi günü göstermektedir. Senarist ve yönetmenler filmin serilerinde devamlılık göstermeyerek değişmiştir.

Üçüncü film ise ülkemizde gösterime girmeyen ve videosu yayınlanmayan bir film olan "Shutter" olup (Fotoğraf makinesinde mercek anlamında) Tayland yapımıdır. Olay üniversite yıllarında geçiyor. Okulun yakışıklı gençlerinden biri kötülük düşünmeyen bir kızla arkadaşlık yapmaya başlar. Onun, serseri arkadaşları gözü önünde kız arkadaşına saldırır. Genç ise olayları sadece seyreder, kızın onun için anlam ifade etmediğini gözleriyle belli eder. Genç kız bu utanca daha fazla dayanamaz ve intihar eder. Ruhu geri döner ve onu kirleten gençleri teker teker öldürmeye başlar. Öldüreceği insanları belli bir süre korkutmak için kendini ara sıra gösterir. Kız sadece fotoğraflarda görülmekte ve bir sonra öldüreceği kişiyi fotoğrafta işaretlemekte, nasıl öleceğini de göstermektedir. Sadece sevdiği genci öldürmez ona da öyle bir ceza verir ki ömür boyu acısını çekecektir.

Görüldüğü gibi teknoloji ile içli dışlı olan Uzakdoğu kültürü yine de teknolojiden korkmaktadır. Teknolojinin paranormal kimselerin eline geçmesi halinde olabilecek olaylar üzerinde filmler yapılmaktadır. Zaten teknoloji bırakın paranormalı, yaşayan kötülerin eline geçtiği zaman bile tehlikeli sonuçlar vermiyor mu?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

DVD den izleme fırsatı bulduğum ve hayran kaldığım bir Güney Kore filmi. İzlemediyseniz izlemenizi tavsiye ederim.

Murat Taşkın 
 06.07.2008 23:43
Cevap :
Hemen listeme ekliyorum. Sağolun.  07.07.2008 10:50
 

artık seyredemiyorum. Hele vahset kan varsa sahnelerinde hiç sevmiyorum. Ama bu aralar çok arttı korku filmleri. DVD kiralamaya gittiğimde o kadar çok korku filmi görüyorumki yeni çekilmiş. Yalnız üniversite yıllarımda seyrettiğim bir film vardı belki bilirsiniz sizde The Evil Dead'di adı o zamanlar en beğenilen korku filmlerindendi o film. Sevgiler

Haşim Arıkan 
 12.07.2007 16:07
Cevap :
İtiraf ediyorum ben de seyredemiyorum. Eşim çok sevdiği için bazen katlanmak zorunda kalıyorum. Saygılarımla.  12.07.2007 16:25
 

birkaç tane de ben hatırlıyorum ama isimleri falan yok hafızamda ne yazıkki. bir tanesi üvey annesinin kız kardeşine zarar verdiğini düşünen küçük bir kızla ilgiliydi. film oldukça iyiydi aslında çünkü sonu 6.his gibiydi. aslında kardeşi ölmüştü kızın ama bütün film boyunca kız kardeşini görüyordu ve siz bunu anlamıyordunuz. bir tanesi de seven tarzı bir filmdi. bir felsefeye göre ölümsüzlüğe ulaşmak adına insanlar o felsefik görüşe göre öldürülüyordu. biraz ruhani boyutu da vardı filmin.

beenmaya 
 23.06.2007 17:12
Cevap :
İşin doğrusu pek fazla korku filmi seyretmem, seyredememem. Cevapsız Arama serilerini seyretmedim ama diğer Halka serilerini ve Shutter filmini seyrettim. Korku filmlerini geceleri hiç seyredemem. Ama bu üç filmin aralarında bir bağ kurdum ve yazdım. Saygılar.  24.06.2007 6:48
 

Fizik dünyamız araçlarının metafizik öğeler tarafından kullanılmasıyla bir ironi oluşturup, bu ironiden korku üretmeye çalışıyorlar.Televizyon, cep telefonu, fotoğraf makinası ve onları kullanan ölüler...Benim birde aklıma ilginç bir örnek olarak ''Dabbe'' geldi.Gerçi uzakdoğu yapımı değildi ama onda da cinler interneti kullanıyordu.Bu arada Shutter'in hikayesi çok ilgimi çekti.Görmek isterdim doğrusu.Bence önemli bir konuya parmak basıyor!

Abdulkerim ESER 
 20.06.2007 21:22
Cevap :
Benim hoşuma gitmişti. Onu e-mule gibi programlarla indirip seyredebilirsin. Sonu gerçekten büyük bir sürprizle bitmişti. Bizim korkularımız cinlere, ABD toplumunun daha çok soğukkanlı seri katillerle korkuları var. Uzakdoğulular da ruhları öbür dünyaya gidemeyenlerle ilgili korkuları olsa gerek. Saygılarla, iyi akşamlar.  20.06.2007 22:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 153
Toplam yorum
: 850
Toplam mesaj
: 159
Ort. okunma sayısı
: 2127
Kayıt tarihi
: 14.01.07
 
 

1975 Aydın doğumluğum, bir Ege sevdalısıyım. Dostluğa, arkadaşlığa önem veririm...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster