Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mayıs '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
678
 

Uzaktan taş atar gibi yazan bloggerlar...

Uzaktan taş atar gibi yazan bloggerlar...
 

Ekran= eletronik duvar


Sayın Hızır KABİL'in sayfasında okuduğum bazı yorumlara atfen bu blogu yazdım... 

Ben bir yazanı yüzyüze tanımadığım sürece, şahsına dair bir şey düşünmenin eksik olduğunu ve yüzleşmeden yapılan sivriliklerin sadece uzaktan taş atan çocukluk olduğunu düşünürüm... 

Sayın, Aziz NESİN usta ile yaşadığım (birlikte fotoğrafımız var) uzun bir sohbetten sonra, yazıda ne kadar mizahsa, sohbette o kadar ciddiydi ve etkindi, çünkü sohbette kendisi vardı, yazdıkları ürünüydü... 

Yine Sayın Zeki ALASYA'nın (ortak resmimiz var) sohbetine tanık olmadan önce matrak bir adam imajı oluşturan rolleriyle, gerçek sohbetindeki derinliği ayırt etmemek mümkün değil, roller ürünüydü... 

Yine Sayın Sezai KARAKOÇ'u sahsen tanımadan düşünce dünyasındaki derinlik ve etkinlikle yüzyüze makul iletişimini, eş düzeyliliğini ve tevazusunu sanmak bile mümkün değil... 

Yine Sayın Yaşar KEMAL'le muhatap olmayanlar koca ünlü yazarın ne kadar kemale erdiğini sanamaz... 

Yine Sayın Zeki MÜREN'i (özeli kendine ait) şahsen tanımadan şöhretten, servetten arınmış günlük yaşam profilini saygısını sanmak mümkün değil... 

Şiir dünyasından silinemeyecek koca Can YÜCEL'i yazdıklarından ötürü yargılamak mı gerekir veya mezardan çıkıp ben MBde yazacağım derse kovulacak mı?. 

Eğer ayak fetişizmi yazılımışsa ve yazan II. Abdulhamit ise onu da afaroz etmek mi gerekir? 

Veya Zsa zsa GABOR'un anılarında yazdığı paylaştığı 3 gününü unutamadığı lidere ne diyelim? 

Hasbel kader makamında bir Cumhurbaşkanı toplantısına katıldım, basın çekildikten kapı kapandıktan "oh baş başa kaldık diyerek bir espri patlattı" yani o da bizim gibi biri oldu... 

Tamamını yazmak istemediğim şahsen yüzyüze tanışık olduğum veya gördüğüm sanat, bilim, siyaset ve iş dünyasından bir çok ünlünün ürünleriyle, medya imajıyla, gerçekleri çok farklıydı... 

Tanınmış yüzyüze ortamlar da paylaştığım tüm kişilikler gerçekti, yaptıkları yansıyanları ürünleriydi... 

Yazıdan hareketle yazana dair ahkam kesmek 'uzaktan taşa atmak gibi' zavallıktan öteye bir şey olabilir mi? 

Şahsen etiği yazan ve sunan Hızır KABİL'i ve PORNO başlıkla yazdığı blogla liste başında olan Sabiha RANA'YI yüzyüze tanımadan önceki bir miktar kendini beğenmiş zannımla yüz yüzeden sonraki tevazularını saygınlıklarını özdeşleştirmem mümkün değil... 

Sonuçta yazılarından hareketle yazana dair blog veya oraya buraya yorum yazmak uzaktan taş atma zavallılığı ve psikyatrik vaka değildir de? nedir? 

Hatta dahasını öğrendim ki; MBden biri (geçmişteki kuyruk acısından-kestirilip yedirilen kuyruğunu kusmak için) başka birine dair bir ziipp oluşturup ona buna göndermek gibi zavallıkla pikopatlıkla meşgulmüş ve buna emek verdiğini belirten savunan bir yorumunu okudum, devam etsin... Bir deyiş vardır "sarhoşu kendi haline bırak o zaten devrilecektir, mahkemeye verirsen o kendini bir şey yaptım zanneder"... 

Soyut saplantılar veya salt yazıdan kesin önyargılar; psikyatrik vakalar degil midir? 

Kişiliği yüreği olan yüz yüze ortama gelir, Arif ÖGÜTÇÜ'nün yazdığı gibi MERHABALAŞIR gerçekten tanır, söyleyeceğini söyler sonra da yazacağını yazar... Bundan sonra ben ulaşabileceğim tüm MB toplantılarına katılarak mümkün olduğunca yazanların gerçeklerini tanımaya çalışacağım ve kim olurlarsa olsun... 

Bir insanın özel yaşam, sosyal yaşam, iş yaşamı ve platformları olur, bunlar genellikle biribirlerine benzemez, zaten benzese çok rutin bir kişilik olur. Düşünün bir komutan sosyal ortamda evde komutanlık yapmaya kalkarsa... 

Yazım orta yere ama öncelikle kimlere hangi (yüzleşmekten kaçarak uzaktan yazan) zavallılara olduğunu zaten 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsan kendi adına veya başkaları adına hedef aldığı kimselerle hesaplaşabilir.Bunu bire bir yapabileceği gibi böyle genel bir ortamda da yapabilir.Her söylenen herkes için değildir.Seni ilgilendiren yön varsa kılıcını çekersin.Burada bazı arkadaşlarımız sayın Kanpak'ın yazısından kendilerine pay çıkarmışlar.Ne derce haklılar bilemiyorum tabi.Yine de böyle hesaplaşmalar olmalı.Kılıçlar çekilmeli ve yürekler hissesttiğini söylemeli.İnsan dayanıklı olmalı.Öyle bir sözden alınıp küsmez.Biz ne fırtınalar gördük.Şahsımla ve yazılarımla ilgili herkes herşeyi yazıp çizip konuşabilir.Kılıcım elimde beklediğim unutulmamalı tabi.Yiğitler küsmez dalar meydana!

Kerim Korkut 
 29.05.2011 4:57
Cevap :
Kerim bey, yorumlarınızda sohbetiniz gibi renkli. İnsan varsa problemini yüzyüze çözmeli, yüzyüze tanışmadığı insana kim neyin kılıcını niye çeksin ki! İnsani problemler için yüzleşilir, yazıya dair eleştiri öneri destek herşey yazılabilir. Ama şahsa yönelik yapmak terbiyesizlikten öteye bir şey olmaz mı? Evet yiğitler küsmez, yüzleşir.  29.05.2011 16:23
 

Ben yazmaya başladığımda ilk okul sitesini kurdum internet ortamında oradaki büyüklerimde Ankara'da toplandılar gel dediler. Gel ben çalışmıyorum okuyorum aile durumum ortada nasıl gideyim nasıl diyebilirim ben Ankara'ya gideceğim. Geçen sizde yazmıştınız o kadar korkusuzca yazıyorum okulumun adına varana kadar verdim isteyen buyursun dedim. Diğer Facebookta tanıdığım İstanbul'dan olan büyüklerimle tanıştım hala telefonla görüştüklerimde var. Şu anda gazetecilik okusaydım sizce dayım, amcam olmadan meslekte kendime bir iş bulabilirmiydim? İnsanları tanımadan vay sen siyaset yazamazsın neden 9 yaşında evlenebilirsin ama sorunları görmek yasak yazmak tamamen yasak. Saldırın siyaset tecrübe işi... Sizlerinde tecrübeleri ortada o kadar tecrübe ile ilgileniyorsunuz ki ülke güllük gülistanlık değil mi? Radyocu bir ablam var ve telefonlaşıyoruz eğitimcilerle canlı yayına davet etti tamam dedim. Sizlerde haklısınız tanışmak lazım ama bunu isterken karşınızdaki insanında durumu önemli. saygılar

BURÇAK YAZICI 
 28.05.2011 2:47
Cevap :
Benim tanışma ifadem sanırım eksik anlaşılmış, sadece yazı düzeyi ile beyan edilen yaş örtüşmediği içingerçek oluıp olmadığını sordum, yoksa 15 yaşındaki birinin başına buyruk hareket etmsi doğru değil. Tekrar başarılar diliyırum...  28.05.2011 13:23
 

Daha öncede tanışmadan bahsetmiştiniz. Burada o kadar çok kendi ismini kullanmaktan çekinip takma isimlerle yazanlar var. Tesadüf bir kahvaltı daveti dikkatimi çekmişti gitmeyide istemiştim ama imkanlarım el vermemişti. Şimdi yazmak eğitim diyorsunuz ben kandilli kız lisesini kazandım okula gittim bilen varsa hak verecektir 5 yıldızlı lüks hotel gibi yüzme havuzundan tutun aklınıza gelecek her şey var. Ben oraya kayıt olmadım neden biliyormusunuz ben orta halli bir ailenin okuyan 2 çocuğundan biriyim benim orada okuyacak imkanım olmazdı. Bu puanla sağlık isteyen nadir öğrencilerden biriyim çok kişiye tuhaf geliyor. Neden biliyormusunuz yarın üniversiteyi okurken elimde mesleğim olsun çalışıp okuyum kimseye muhtaç olmayım diye. Akşam çalışır gündüz okurum düşüncesiyle bu okulu tercih ettim. Yaratıcı yazarlık dersi alıyorum tabi burslu olarak öğretmenim sayesinde neden gazeteciliği seçmediğimi sorabilirsiniz o hayalimin mesleği ama okulu bitirip aç kalmamak için seçemedim.

BURÇAK YAZICI 
 28.05.2011 2:37
Cevap :
Akılcı ve bilerek hareket ettiğini okudum, eğer istikrar gösterirsen geleceğin yıldızlarından olman için hiçbir eksiğin yok, başarılar diliyorum...  28.05.2011 13:20
 

kendimi alamıyorum açıkçası. En son ben serhatt’ın beni hedef alan 2 yazısı ve bazı yerlerdeki imalı yorumları üzerine mertçe yazdım, ama editorya yayınlamadı mesela, ayrıca kendisinin o bloglarından birine yazdığım yorumlarım da yayınlanmadı üstelik. Oysa onun yazdıklarında direk bir alay etme ve hatta iftira gibi bir “suç” var iken, onlar yayınlanıyor, benim yazımda ve yorumlarımda hiçbir etik dışı durum yokken, benimkiler yayınlanmıyor. Dolayısıyla hakkım ve bana yapılan bu son haksızlık ve saygısızlık da havada asılı kalmış oldu mesela. Bu da hoş ve doğru değil. Sn. Öğütçü de burdaki şu son yorumunda “tuzlu kahve” ile kimi veya kimleri kastetti mesela onu da merak ettim şimdi iyi mi:)))) Açık olmak gerekiyor işte. Oysa herkes derdini açık açık ortaya koysa, ben inanıyorum ki zaten herkes iyi.. bence sadece yanlış anlamalar ve yanlış algılamalar devrede.

Filiz Alev 
 27.05.2011 15:43
Cevap :
Aynı şekilde şu an sayfamda görünen mesaja verdiğim cevap iki gündür yayınlanmıyor, yani benim yazdığım cevap benim sayfamda yayınlanmışyorsa sizinkisi çok normal (: özetle ortalıkta bir karambol var. Alıgı frekansı zayıf olanların yazıları hepten rezalet. selamlar...  31.05.2011 18:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 617
Toplam yorum
: 2082
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1199
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Her kesimi anlama ve kabullenme bilincimle; her kişinin asgari yaşam şartlarına sahip olabildiği,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster