Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '19

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
153
 

Uzay İstasyonu Cevabı

ATV'de yayınlanan "kim milyoner olmak ister" programında yarışan genç kadının ilk soruda elenmesi , çok da rastlanılan bir şey değil ama bu bayanın internette çok izlenenler arasında olması, onun kimliği ve  sorunun ilkokul öğrencisinin rahatlıkla cevap verebileceği bir soru olması ile ilgili...

Çoktan seçmeli sınavlara adapte olmuş, bu sınavlara göre yetişmiş, okuma yazma alışkanlığından yoksun  bir sistemde görülen eğitimin böylesi sonuçları, özellikle de eğitimcilerin canını acıtıyor.

Hangi eğitimciler ama... Sadece okulda edindiği bilgilerle kalmayıp; hayatla, ülkesi, çevresiyle ilgili bilgi sahibi olan,sosyal,kültürel yaşamın önemine vakıf, yeterince birikim ve donanıma sahip, eğitimin bir ülke için önemini idrak etmiş eğitimciler...

 "Kendini yetiştirme" bilincine ermiş; düzenli kitap, gazete okuyan,hayatta neler olduğuna dair yeteri kadar bilgisi olan eğitimcileri ayırıyorum...

Bunların dışında salt; maaşım olsun, hele devlete bir kapağı atayım düşüncesi ile öğretmen olanlar, söz konusu testçi ve ezberci eğitimin tezgâhından da geçtikleri için  onların eğiteceği çocuklardan çok şey beklenemeyeceği açıktır. 

Yarışmacı genç hanım, Bilkent Üniversitesi MOLEKÜLER BİYOLOJİ ve GENETİK bölümü mezunu . Ayrıca, Fransa'da biyokimya üzerine doktorasını tamamlamış.

İlk soruda elenmesi "heyecan" mazareti ile açıklanabilir belki... Gördüğü eğitim düşünüldüğünde ise, onlarca üst düzeyde sınavlardan geçmiş birisi olarak heyecanını kontrol etmeyi bilmesi gerekirdi savı haksız olmasa gerek...

Bu... Tamamen hayattan koparılmış, robotlaştırılmış, etrafında gördüğü her objeyi A,B,C,D,E şıkkı olarak görmeye "formatlanmış" çocuklarımızın içinde bulunduğu,  özellikle de son 25 yılda yaz/boz tahtasına dönen eğitim sistemimizin acıklı sonuçlarıdır... 

Soru : "Dışardan yiyecek ve içecek getirmek yasaktır" uyarısı ile karşılaşıyorsanız muhtemelen neredesinizdir.

Seçeneklerden "uzay istasyonu" cevabını seçiyor yarışmacı.  Oysa "çay bahçesi" cevabını vermek için ilkokul düzeyinde bir eğitimin yeterli olduğunu herkes bilir.

Sunucu da şaşkınlığını gizleyemedi. "Ne yaptınız" dedi hayretle... Soruyu tekrar okumasını isteyince, doğru cevabı verdi yarışmacı.  Elbette düşününce, doğru cevabı buldu .

Bu acıklı yarışma sahnesinin tam tersini de izliyoruz zaman zaman... İlkokul mezunu başı yaşmaklı anadolu kadını , kendisinden hiç umulmayan bir başarı sergileyip ikinci baraj sorusuna kadar gelebiliyor.

İşte ; eğitimin özümsenmesi ve "kendini yetiştirmek"den kastettiğim bu... 

Heyecan olgusuyla izah edebilir bazıları bu üzücü durumu.

Fikrimce; alanında "doktor" ünvanını almış biri, ne denli heyecanlı olursa olsun, gördüğü o görkemli eğitimin yanında yeterli "hayat bilgisi"ne sahip olsaydı , yarışma tarihine geçecek böylesi ilkel bir yanlışa imza atmazdı... 

 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bizler liseyi bitirdiğimizde bile ne kadar donanımlıydık, şimdikilerin ise 2 üniversite bitirip yükseğini bile okuyanı dörtte birimiz kadar bile bilgiye sahip değil.Zaten ne analitik düşünce,ne mantık-muhakeme diye bir şey yok.Ezberci eğitim ve test usulü sınav sisteminin sonucu.Ama senin de belirttiğin gibi sadece bu değil,asıl öğretmenlerin-eğiticilerin eğitilmesi gerekiyor.Ben ne Edebiyat ve Türkçe öğretmenleri bilirim ne noktalama işaretlerini doğru dürüst kullanabilir,ne -ki -de -mi eklerini,olacak iş midir?! Yine aynı yarışmadan bir örnek,üstelik yarışmacı da değil yarışmacının jokeriydi,Coğrafya öğretmeniymiş, soru da dünyamızda kaç kıta vardır? Düşün,ilkokul öğretmeni bile bilir,bırak öğretmeni,ilkokul 4./5.sınıf öğrencisi bile bilir,bu Coğrafya öğretmeniyken epey bir düşündü düşündü,en sonunda da yanlış cevap verdi,iyi mi:)) Yani yarışmacı bile değilken,bir yarışma veya tv çekimi-kamera heyecanı filan da yokken! Kalıcı ve doğru bir eğitim sistemi getirilmesi şart.Sevgler canım

Filiz Alev 
 14.10.2020 2:06
Cevap :
Çok haklısın Filiz'ciğim.Kendimden örnek vereyim;Orta 3.sınıfta tek dersten bir yıl bekledim.Şimdilerde sınıfta kalmak bir mucize ! Disiplin yönetmeliğinin bir fonksiyonu kalmadı,öğretmen paspas oldu...Madalyonun diğer yüzü ise öğretmenler bilgiden, eğitimden, kültürden uzak yetiştiriliyor.Elbette hepsi değil.Biliyorsun benim iki kız da öğretmen:)) Küçüğü psikoloji okudu hastanede çalıştı.Sonra kurum değiştirdi rehber öğretmen oldu.Elinde tuğla gibi kitap olur her daim. Büyüğü de iki çocuktan fırsat buldukça okur.Ailenin, çok istisnai durumlar hariç, kişinin kendine ve topluma yararlı birey olmasındaki önemi tartışılmaz.Geleneksel çocuk yetiştirme prensibinin de aksayan yönleri çoktu; kendimiz yaşadık,gördük.Yine de tüm olumsuzluklarına karşın günümüz aile eğitiminden çok daha verimliydi . Kendini yetiştir(e)memiş bir öğretmen öğrencisine ne verebilir...Köy Enstitülerini kapatanlar, kapatılmasına vesile olanlar ne kadar büyük bir günahın,vebalin sorumlusular.Sevgiler Antalya'dan.   15.10.2020 18:06
 

Eğitimimiz yerlerde sürünüyor.Çoktan seçmeli ve ezberci eğitimin yanı sıra,gereksiz olan pek çok bilgiyi de öğrenmeye zorlanan çocuk ve gençlerimiz,bu bilgi kirliliği içinde,önemli ya da önemsizi ayırt edemez hale geliyor.Çocuklarımız zekiler fakat analitik düşünmeden yoksun olarak yetişiyorlar.Neden-sonuç ilişkisini kuramıyorlar.Çok acı fakat gerçek bu.Elinize sağlık sevgili Nur hanım:Önemli bir konuydu.Sevgi ve selamlarımla...

fisun gökduman kökcü 
 18.10.2019 11:07
Cevap :
Sevgili Füsun Hanım,aylardır Milliyet Blog'a girmediğim için şifremi zor hatırlayarak bugün sayfamı açtığımda tesadüfen sizin yorumunuzu gördüm. Gecikmiş cevabımdan dolayı özür diliyorum. Artık eğitim sistemimiz yönetenlerin de içinden çıkamadığı bir hal aldı ne yazık ki... Şimdilerde tekrar eski sisteme dönme çabaları var görebildiğim kadarıyla. Bizlerin zamanındaki sınıfta kalma.ikmale kalma gibi sınıf geçmenin günümüzdeki gibi su içmek kadar kolay olmadığı uygulamalara geri dönüleceği söyleniyor. Zararın neresinden dönersen kârdır sözü bu konuda çok anlamlı gelmiyor bana.Çünkü harabiyet o denli fazla ki öyle bir iki fırça darbesi ile düzelecek bir olgu değil eğitimimiz.Ancak köklü ve kalıcı; asla siyasi olmayan her gelenin değiştirip yeni uygulamalar getirmesine fırsat vermeyen çözümler olmalı. Yazımın konusu olan yarışmacı bayanın ileri düzeydeki eğitimi ile bağdaşmayan yanlış cevabı,ülkemizdeki eğitim sisteminin değişmesi gerektiği gerçeğini anlatıyor.Sevgilerimle selamlar...   25.11.2019 13:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 306
Toplam yorum
: 755
Toplam mesaj
: 87
Ort. okunma sayısı
: 1348
Kayıt tarihi
: 08.08.07
 
 

Emekli Türkçe öğretmeniyim.Şimdi Marmara Üniversitesi bünyesinde bulunan, Atatürk Eğitim Enstitüsü ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster