Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '21

 
Kategori
Uzay
Okunma Sayısı
124
 

Uzayda Altın'a Hücum

Altın Gezegen ve Uzay Madenciliği
 
Geçen gün uzay madenciliğini konu alan bir açık oturum, sosyal medyada epey ti’ye alındı. “Her rengi boyadık bir fıstıki yeşil kaldı” diyenler çoğunluktaydı. Bunların ülkemizde konuşuluyor olmasından bile memnunum doğrusu. “Milli Uzay Programı”nda, "2023 sonunda yakın dünya yörüngesinde ateşleyeceğimiz kendi milli ve özgün hibrit roketimizle Ay'a ulaşarak sert iniş gerçekleştireceğiz" deniliyor. 2023’ünde eli kulağında olduğuna göre demek ki bizimkiler bu alanda çalışmaya başladılar. “Niyet hayır, âkıbet hayır.”
 
            İşin aslı pek çok ülke uzun zaman önce uzay madenciliği işine girdi, dünyadaki değerli maden kaynakları hızla tükeniyor malumunuz. Amerika başta olmak üzere bazı ülkeler Dünya ile Mars arasındaki Asteroit Kuşağı’ndan maden çıkarmaya çalışıyorlar.  Yalnızca bir asteroitte binlerce ton altın, platin ve paladyum olabileceğini düşünürseniz pek de “havaya saçılmış” bir yatırım olduğunu söyleyemeyiz amma velâkin bu iş pek o kadar kolay değil.
 
            Mitolojide Eros’un büyük aşkı Psyche (Ruh Tanrıçası)’nin adı ile anılan 16 Psyche[1] isimli asteroit, Mars ve Jüpiter arasındaki asteroit kuşağında bulunuyor, çapı 226 kilometre. Tahminlere göre asteroidin tamamı değerli madenlerden oluşuyor.[2] Asteroidde, altının yanı sıra dünyanın demir ihtiyacının büyük bölümünü karşılayacak miktarda rezerv de bulunuyor. (Sayıyı rakamla yazmaktansa sıfırlarını yazayım) tam 19 sıfırlı, yani 10 kentilyon dolarlık değer biçilen değerli madenleri çıkarabilmek için NASA çoktan sondaj aletlerinin montajına başladı. "Psyche: Metal dünyasına yolculuk" misyonu kapsamındaNASA, 2022’de Florida Kennedy uzay merkezinden SpaceX Falcon Heavy roketiyle insansız uzay roketi fırlatmayı hedefliyor. 2026’da hedefe ulaşılınca sondaj çalışmaları başlanacak, sondaj aracı 21 ay boyunca asteroidi inceleyip, bölge rezervlerinin haritasını çıkaracak.  The Planetary Science Journal’da yayınlanan araştırmaya göre, “Altın gezegen” adıyla da anılan asteroid bize yaklaşık 370 milyon kilometre uzaklıkta güneş sistemimizdeki en büyük nesnelerden biri.[3] Kimilerine göre güneş sistemimizin yaratılması sırasındaki çok sayıda çarpışmadan sonra kabuğunu ve manto tabakasını kaybeden eski bir gezegenin çekirdeği.
 
            Uzayda daha pek çok metal zengini gezegen var. Planetary Resources , Deep Space Industries, Virgin Galactic, Blue Origin, OneWeb, Avio SpA, Planet Labs gibi asteroid madenciliğin konusunda çalışmalarına başlayan şirketler Dünya’ya yakın asteroitlere yoğunlaşıp bunlarla ilgili araştırmalar yapıyorlar. Öyle ki bu şirketler şimdiye kadar yörüngeleri dünyaya yakın olan 15,000’den fazla nesne keşfetmiş durumdalar. Planetary Resources, bunlardan sekizini potansiyel hedef olarak halka açık şekilde listeledi bile.
 
Zengin Asteroit Kuşağı
 
Öte yandan 16 Psyche kadar uzakta olmayan dünyaya çok daha yakın iki metal zengini yeni asteroid keşfedildi.[4]  Bu asteroitlerin en az yüzde 85'inin metal olduğu ve birinin Dünya'nın rezervlerinden daha fazla demir, nikel ve kobalt içerdiği düşünülüyor.1986 DA ve 2016 ED 85 adlı asteroitler sadece birkaç km uzunluğa sahipler. Onlara “Mini Psycheler" deniyor. Bilim insanları bunların 16 Psyche’ye benzeyen daha büyük bir asteroitten koptuğunu düşünüyorlar. Yakında ve küçük olmaları belki başlangıç için onları iyi bir hedef yapıyor.
 
Mars ve Jüpiter arasında yer alan asteroit kuşağında irili ufaklı 1 milyondan fazla asteroit var ve bunlardan 200’den fazlası 100 km yarıçapından geniş. Uçsuz bucaksız mücevherlerden oluşan dev bir asteroit kuşağı hayal edin. NASA bu kuşağın yaklaşık değerinin 700 kentilyon (1 kentilyon = bin katrilyon)değerinde olduğunu tahmin ediyor.
 
 
 
Masal bu ya astreoit kuşağındaki hazine tüm dünya nüfusuna eşit şekilde dağıtılırsa, her birimize yaklaşık 100 milyar dolar düşebileceği anlamına geliyor. Tabii ki kimsenin uzaydan elde edilecek kaynakları dünyadaki herkesle paylaşmaya niyeti olmayacak. Tedarik artınca fiyatlar azalır. Meselâ uzaydan altın çıkarıp dünyaya getirip piyasaya sürerseniz altının değeri kalmaz. Ekonominin kuralları tabii ki buna izin vermeyecek.
 
Uzay Hukukunu Yazsak Yeniden
 
Dünyada bile devletler arası hukuk kuralları konusunda anlaşamamışken, bakalım uzay madenciliği söz konusu olduğunda, “uzay hukuku” konusunda ne kadar anlaşacağız ve bu uzay hukukunun kuralları kimler için daha adil olacak? 27 Ocak 1967'de Dış Uzay Andlaşması, resmi adıyla Ay ve Diğer Gök Cisimleri Dâhil, Uzayın Keşif ve Kullanılmasında Devletlerin Faaliyetlerini Yöneten İlkeler Hakkında Andlaşma  ile uzay hukukunun esasları belirlenmiştir.  2015 yılının Eylül ayı itibarıyla 104 ülke sözleşmeye taraftır.Bu anlaşma çerçevesinde
 
 
 
1. Dış Uzayın keşfi ve kullanımı tüm ülkelerin yararı ve çıkarları gözetilerek yürütülür.
 
2. Dış Uzayın keşfi ve kullanımı hususunda tüm ülkeler özgürdür.
 
3. Dış Uzay bakımından egemenlik, işgal ve benzer iddialarda bulunulamaz.
 
4. Devletler hem yörüngeye hem de dış uzaydaki gök cisimlerine veya istasyonlarına; nükleer silah ya da diğer kitle imha silahları yerleştiremez.
 
5. Dünya'nın uydusu Ay ve diğer gök cisimleri yalnızca barışçı amaçlarla kullanılabilir.
 
6. Devletler, ulusal uzay faaliyetlerinden ve bu faaliyetler esnasında verdikleri zararlardan dolayı sorumludurlar. Yine 1979’da imzalanan “Ay Antlaşması“ nın 11 nci maddesinde de Ay ve diğer gök cisimlerinin İnsanoğlunun ortak mirası olduğu ve Ay yüzeyinde hiçbir mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı hükme bağlanmıştır. Yani ne devletler ne kişiler uzay hukuku açısından gök cisimlerini babalarının çiftliği gibi kullanamaz ve sahiplenemezler bu tür sahiplenmeleri uluslararası hukuk açısından mümkün değil. Ancak belli ki burada da hukuk kuralları güçlü olanlar tarafından yeniden yazılacak ve uzaya gidip madenleri çıkaranlar bunlardan kendi adlarına nemalanacaklar. Amerika şimdiden oyunun kurallarını bozmaya başladı.  Dış Uzay Anlaşması ile ters düşen  “Space act”  yasası ile Amerika vatandaşlarına uzayda ticari aramalar yapmaları ve buldukları madenleri çıkarmalarına hak tanıdı. Bu ihlal, diğer devletler için de uzay anlaşmasından çekilmesine sebep olabilir.
 
NATO, Aralık 2019’da hava, kara, deniz ve siber uzayın yan ısıra uzayı da yeni bir operasyon alanı olarak kabul etti. Demek ki savunma dahil her durumda uzay söz sahibi olmamız gereken bir cephe. Dünyada kapladığınız alan uzayda söz sahibi olduğunuz alanla doğru orantılı. Çin, Rusya, İngiltere, Rusya, Hindistan ve pek çok ülke sizce uzaya macera olsun diye mi yatırım yapıyor?
 
Eskiden uzay çalışmaları konu edildiğinde hükümetler arası rekabetlerden bahsedilirdi, şimdi SpaceX ve Blue Origin  gibi özel şirketler arasındaki yarış çok daha hızlandı. Bir taraftan NASA, ESA ve JAXA gibi kurumlar, bir taraftan Musk, Bezos gibi girişimci iş adamlarının şirketleri.  Bugünden yarına ha deyince uzayda koloniler kurulmayacak olması on yıllar içinde bunun yapılamayacağını da göstermez. Elon Musk şimdiden, Spacex'in Starlink kullanıcı sözleşmesinde, Mars'ın "özgür bir gezegen" olarak tanınması gerektiği ve Dünya-merkezli hükümetlerin Marslı aktiviteleri üzerinde bir karar yetkisinin olmadığı belirti.
 
Demem o ki, uzaydan ve uzay madenciliğinden bahsedenlere gülmek yerine kendimizi hapsettiğimiz gündelik hayatın çukurlarından çıkarmaya mecburuz. Yoksa yine gemisini kurtaran kaptan olacak, roketine atlayan asteroid kuşağını geçecek. Gökten altın yağarken bizim kafamıza taş düşmesin…
 
 
 
 
[1]1 6 Psyche, ilk olarak 17 Mart 1853 tarihinde İtalyan astronom Anniale de Gasparis tarafından keşfedilmiş olsa da kıymetli madenlerden oluştuğu çok daha sonra anlaşıldı.
 
[2]Michael K. Shepard, Radar observations and shape model of asteroid 16 Psyche, Icarus Volume 281, 1 January 2017, Pages 388-403
[3] Lawrence, David J; Goldsten, John O; Peplowski, Patrick N; Yokley, Zachary W; Beck, Andrew W; vs..  “Planetary Neutron Spectroscopy for Metal-rich Compositions: Development of Analysis 2 Framework for Measurements at the Asteroid (16) Psyche,Earth and Space Science Open Archive ESSOAr; Washington, Apr 19, 2021. DOI:10.1002/essoar.10506738.1
 
[4]Published 2021 October 1 • 2021. The Author(s). Published by the American Astronomical Society.
The Planetary Science Journal, Volume 2, Number 5Citation Juan A. Sanchez et al 2021 Planet. Sci. J. 2 205,  https://iopscience.iop.org/article/10.3847/PSJ/ac235f
 
Ersin Kabaoglu, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 94
Toplam yorum
: 58
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1107
Kayıt tarihi
: 28.03.07
 
 

 Hacettepe Üniversitesi mezunu, nörobilimden psikolojiye disiplinlerarası eğitime hevesli bir Türko..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster