Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Aralık '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
207
 

Üzücü kurtarma faciasından gerekli dersleri çıkarmalıyız...

Üzücü kurtarma faciasından gerekli dersleri çıkarmalıyız...
 

İstanbul'da 2 gün önce etkili olan şiddetli fırtına, deniz ulaşımını felç etmişti. Şile’de bir yük gemisi batmıştı. Gemideki 12 personelden 4'ü kurtarılırken; 1 kişinin cesedine ulaşılmış, 7 kişi de kayıptı. Gemiye yardıma giden botun kayalıklara çarpması sonucu 2 kişi yaşamını yitirmiş, 4 kişi de kaybolmuştu.

Şimdi bu olayı ciddiyetle sorgulamak lazım. Çağdaş dünya hep böyle yapar çünkü.

 

Gemi acil bir durumda acil durumda olduğuna dair mesaj gönderdiğinde, gemi dünya üzerinde nerede ise uluslararası anlaşmalara göre yerel yetkililerin hemen harekete geçmesi gerekiyor. Kötü havalarda filikalar çok etkili olamayabilir diye kurtarma operasyonlarında genellikle helikopterler kullanılır ve gemiden öncelikle canlar, insanlar kurtarılmaya çalışılır. Daha sonra çevre felaketi varsa özel eğitimli kurtarma ekipleri bunu engellemeye çalışır. En son emniyetli bir şekilde geminin kurtarılması düşünülür. Ancak bu olayda 8 kişi kurtarılamadığı gibi üstüne üstlük yardıma giden 6 kişi de yaşamını kaybetti, bir anda felaket üzerine felaket  yaşandı. Zira bu insanların kayıp olduğu haberleri yapılıyor. Neereden baksanız bakın 14 kişinin hayati tehlikesi söz konusu ve aramalar halen devam ediyor. Büyük olasılıkla da vefat ettiler.

 

Şimdi basın bu olayı sorgulamaya başaldı. Sorgulamalı tabii, sorgulaması hem görevi icabıdır hem de gelecek nesiller için bir sorumluluktur.

Örneğin kurtarma botu güvenli miydi? Kurtarma botunun, rüzgar hızının 70 km'yi aştığı bir ortamda denize çıkması emniyetli miydi? Denize çıkmak istemeyenler acaba zorla mı göreve gönderilmişlerdi? Devlet çalışanı olan ve tehlikeli göreve giden bu insanların  görevden kaçınma hakları acaba yok muydu? Havadan ve karadan etkili kurtarma imkanları neden denenmedi? Kaptan, yardım bekleyen gemiye kestirmeden değil de denizi ortalayarak gitmiş olsaydı, acaba kayalıklara çarpmayabilir miydi? Kıyıda ayrı bir ekip beklese can simidi veya halat fırlatma yoluyla bu azgın dalgalarla boğuşan insanlara daha iyi bir yardım yapabilir miydi? Karada böyle bir ekip ve teçhizat acaba var mıydı? Kurtarmaya giden ekibin üzerinde acaba tam donanımlı emniyetli teçhizat var mıydı? örneğin en basitinden bu ekibin üzerinde can yelekleri var mıydı?

Tabii bu sorular olay olduktan sonra sorulacaktır. Zaten olan olmuş. Artık bundan sonra yaşanabilecek olası olaylar için bu olaydan gerekli dersleri çıkartmaya bakmak lazım. Dilerim, Türkiye, deniz olaylarında kurtarma konusunda gerekli imkanlarını acilen artırır ve yetkin ekiplere sahip olur. Eminim bu olay sadece bizim ülkemizde de değil, bütün dünyada da konuşuluyor ve sorgulanıyordur. Çünkü artık küresel bir dünyada yaşıyoruz ve uluslararası topluma, uluslararası sözleşmelerle bağlı durumundayız. Bizim gemilerimiz de başka memleketlerde benzer kurtarma operasyonlarına tabii olabilmektedir. Dünyadaki prestijimizi de düşünerek ülke olarak gerekli adımları bir an önce atmalı ve bir daha böyle facialarda karşılaşmamak adına daha hazırlıklı olmalıyız.

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 642
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2312
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster