Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ağustos '11

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
599
 

Üzülme Dardanos!

Üzülme Dardanos!
 

Dardanos


Dardanus. 

Kepez’den çıkıştaki tabelada adı “Dardanus.” 

İnsanların dilinde “Dardanos” 

İnternette yazıp gönderildiğinde “Dardanos” 

Bana göre söylenişi en güzel olan “Dardanos.” 

Bizlerde bazı isimleri farklı söyleriz. Hiçbir sakıncası da yoktur. 

“Halil İbrahim” demeyiz “Halbiram.” 

“İsmail” demeyiz “İsmil.” 

“Zeynep” demeyiz “Zinep” deriz. 

Havalar ısındı ya. 

İnsanlar attılar kendilerini deniz kenarlarına. 

Sözde tatil yapıyorlar. 

Temiz bir kıyı şeridi bulmak mümkün değil günümüzde. 

Çöplerin içinde nasıl tatil oluyorsa oluyor işte. 

İnsanlar ayaklarına takılan poşetlerden ders almadan kirletmeye devam ediyorlar. 

Dardonos’a gittim. 

Yukarıdaki topların olduğu yerden görünen güzellik aşağı inince farklı bir görüntüye dönüşüyor. 

Dardonos’tan baktığınızda, Şehitler Abidesi’nin olduğu yönde, geniş bir manzara insanın içini hoş ediyor. 

Gemilerin gelip geçişini seyretmek bile ayrı bir zevk. 

“Dardonos” bir köy. 

Antik çağdan kalma bir bölgenin olduğu yer. 

Darnanos’ta antik çağdan kalma bir bölge. 

“Dardonos” Zeus’un oğlu, Troia Kalesi’ni yapan kral. 

“Dardonos” aynı zamanda Aşil tarafından öldürülen Hektor’un dedesi oluyor. 

Çanakkale Boğazı’na “Dardonos” dedikleri de bir gerçektir. 

Bu kadar tarih bilgisi yeter. 

Ha! 

Çanakkale Savaşlarında görev yapan “Dardonos Bataryası’nı da” unutmamak lazım. 

Dardanos’un içinden geçen tek caddenin ismi, “Hasan Mevsuf Caddesi.” 

Bu caddeye bağlantılı bütün sokaklar denize dik olarak oluşturulmuş. 

Çıkmaz sokaklarda var bol miktarda. 

“Dardonos” içinde bir tur attım. 

Güzel güzel, yazlıklar yapılmış. 

Üç beş ay kalmak için, yapılan bütün harcamalar. Yazın artan nüfus, kış gelince azalıyor. Dardonos’ta ikamet edenler kalıyor geriye, yıl boyu.. 

Burada da insanların köpeklerle dostluğu çok ilerlemiş. Zaman zaman basında yer alan köpek zehirlenmeleri, Dardonos adının duyurulmasını sağlıyor. Hayvan severler zehirlenmelere karşı çıkıyorlarmış. Haklılar. 

Burada bir hayvan sevgisi var gibi, bir şeyler gündeme gelse de ”yazlıkçılar giderken köpeklerini bırakıyorlarmış sokağa.” Köpekler bir yaz boyu yedikleri içtikleriyle avunuyorlarmış bütün kış. Sahipsiz kalınca hayat zor elbette. Kolay mı kuyruk sallamak? 

Bu sevgiyle çelişen, bir durum bence. 

Dardonos’ta, “deniz kıyısı” diye bir şey yok. 

Geniş bir yay şeklindeki deniz kıyısı, hiç boşluk bırakılmadan doldurulmuş. 

Dinlenme tesisleri, denizin önünü kapatmış. Ana caddede yürürken denizi göremezsiniz. Ana caddeyi oluşturmak için, deniz içine duvar örülmüş. Caddede trafik anında sıkışıyor. Caddenin sağında ve solunda park eden araçlar yüzünden. 

İnsanlar denize giriyorlar, daracık kumsalda didişip duruyorlar. Birde denize girilen yerdeki kayıklar her yeri doldurmuş. Birde, denize kayıkların bağlandığı beton bloklar atılmış. Berbat bir durum. Bizler birçok şeyi, hâlâ doğru yapmasını beceremiyoruz. 

Bazı kesimlere paralı giriş var. Bakım yok. Para verip denize girmek istediğin yerde, kıyı temizliği yok. 

“Para alıyorsun be adam. Deniz kenarının temizliğini bir garibana 20 lira verip yaptırıver.” 

Kamp çadırı kurup tatil yapmak isteyenler, tatil mi yapıyorlar? Yoksa başka bir şey mi? Anlamak mümkün değil. 

Bir iki metrelik kumsal ne işe yarar? 

Her taraf çöpten geçilmiyor. 

Birkaç ev denizin içine kadar girmiş. 

Kısacası Dardanos, darda kalmış bir tatil köyü. 

Birkaç kişiye sordum. 

“Dardanos’un öncelikli sorunu nedir?” Diye. 

Aldığım birinci cevap. 

“Kanalizasyon.” 

Denizini kenarında kum yok, balçık var zaten. Bu balçıkta bir kokuyor sormayın. 

Bir vatandaş, ”Dardanos artık ölmeye başladı” diyor. 

Kayığının içinde oltaları bağlarken, elindeki poşetleri denize bırakıyor. Denizi kimin öldürdüğü de belli oluyor. 

Kanalizasyon sorunu büyük sorun. 

“Foseptik çukurları” işe yaramıyormuş arık. Toprak kabul etmiyormuş. 

Büyük sorun. 

Yüzlerce insan günlük olarak yemek de, çıkarma diyemezsin ki! 

Dardonos’ta ikamet edenler, bir dernek kurma aşamasındalar. 

“Dardonos Güzelleştirme Derneği” 

Çok geç kalınmış bir hareket. 

Dardanos gitmiş neredeyse, geri döndürmek mümkün mü bilemem. 

Bir de başka yerlerde gördüm. Güzelleştirme derneklerinde, bazıları her gün bira içerek güzelleşiyorlar. Dernek bahane, bira içmek şahane. 

İnşallah kurulan dernek, Dardonos’a yararlı olur. 

Dardonos’ta, “satılık” levhalarını görmek mümkün. 

Bunun yanında da yeni yeni evler yapılmakta. 

Satış ilanlarına baktığımızda, bir “rüyadan” bahsedilmekte. 

Deniz kenarındaki betonlaşma insanın ruhunu sıkıyor. 

Betonlaşmanın olmadığı yerlerdeki dağınıklıkta insanın göz zevkini yerle bir ediyor. 

Aslında rüya filan yok. 

Ayakta uyuyoruz. 

Nasıl rüya göreceksiniz? 

Denizin içinde, balıktan başka her şey var. 

İçimizi ferahlatan bir deniz yok. 

Deniz kenarındaki kumlara uzansanız, kı....nıza kırık şişe batma ihtimali var. 

Denize dalsanız başınıza poşet geçebilir. 

Yüzmek isteseniz bir kayığın ipine dolanabilirsiniz. 

Denizin kenarında oyalanırsanız, mikrop kapıp kaşınabilirsiniz. 

Bütün bunlar, Dardonos için geçerli sözler değil. 

Üzülme Dardanos, yalnız değilsin. 

Marmara, Ege ve Akdeniz sahillerinin durumu da hep böyle. 

“Rüya tatil” diye bir şey yok. 

Battık arkadaşlar. 

Denizler bitmiş,  

Biz bitmişiz ya. 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 421
Toplam yorum
: 596
Toplam mesaj
: 69
Ort. okunma sayısı
: 1523
Kayıt tarihi
: 19.12.08
 
 

1957 Çanakkale/Yenice doğumluyum. Öykü ,deneme, şiir yazarım. Yazdığım bir çok şiirin bestesini d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster