Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '12

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
122
 

Uzun bir caddenin sonunda yazılan şiirdir

Uzun bir caddenin sonunda yazılan şiirdir
 

Uzun bir caddeyi yürüdüm geldim yorgunum,
Neler gördüm bilsen, neler neler; anlatsam... Dinleseler,
Bir kadının çöp kutularından ekmek aradığını,
Bir karganın topal topal sekerek yalvardığını
Bir eşeğin yolun kenarında anırarak ağladığını gördüm.

A benim canım, yürüdüm de yürüdüm; yürüdüm de yürüdüm
Neyse ki bir kez olsun sonunda yüzünün güldüğünü gördüm
İşte çok uzaklardaydım, kuyruğumu toplayıp buraya geldim
Yolda nice fasulya sırıklarıyla , bir bir zeytin ağaçlarını dövdüm
A benim, halamın kızı, ne sırıtıyorsun, bana olanları çok mu gördün.

İşte olacak olur; yani ne istedikse Allahtan, mutlaka bir gün
Bir bakarsın bir dağ yarılır içinden bir kurt çıkar
Asena gibi sağa sola savrulur, ondan sonra durur
Ben böyle çok şeyler gördüm, Musa’nın denizi asasıyla yardığını
Yedi kat göklere İsa’nın yükseldiğine şahit oldum
Daha doğrusu ben bazı kitapların yalancısıyım.

İşte öyle oldu uzun mesafe koşucusu, sonunda yoruldu
Geldi bu kahvenin dip köşesinde nefes nefese durdu
Şimdi bakıyor oradan şu dünyanın düzenine, hay Allahım
Sen nice tavuklar, kazlar yarattın, boyunları uzun, güzel mi güzel
Ama hiç biri benim önümden sekmezler, daha doğrusu
Bizim mahalleye gelmezler , nedense onlar İstiklal kuşları
Bir bakarsın uçarlar, bir bakarsın, kapı önünde dikerler nakışları.

Hey benim güzel Allahım, bu yarışı nerden çıkardın nefes nefese
Bitti artık dönemi Keops’lar, Kefren’ler, Mikarinos’lar
Şimdi , bu kahvede mis gibi Yemen kahvesi içme zamanı
Sonra yanında buz gibi Yamanlar Dağından gelmiş bir bardak su
İşte garibanın aklına neler gelmez. Gelir, bazen bir ses yükselir
Hey!Sen burada ne geziyorsun Ey İzmir’in garip horozu
Nereden düştün, galiba biraz topallıyorsun, hem de kafan bozuk
Gel, düş bakalım şuraya kaldırıma, bak birazdan, kendini toparlarsın
Hem öyle kim kendi kendine avlanabilir ki, bu keskin ormanlarda.

Hey... Yürüyüş bitti. Sen artık sonuncusun. Baksana sağa ,sola
Senden başka piliç avcısı kaldı mı kaldırımlarda, bir göz atsana
İşte bu sana ders olsun, hızlı koşmak değil mesele, yarışı bitirmek
Çok bağırmak değil mesele , sağa sola, çemkirmek hiç değil
Mesele, yarışı efendice bitirmek, sonra efendice çekip gitmek
Arkasından meğer, uzun mesafe koşucusu, geberip gitti demesinler
Boş ver her şeye, kendi gücünü kendince idare et, kimseye müdane etme
Bitir yarışını efendice, bir zafer olsun hayat, tıpkı Eşekçi Mustafa gibi
Alkışlar içinde kalksın ruhun cennete ve Vali bey de selam dursun
Ancak bu şekilde dünyada ve ahrette, mutlu ve rahat olursun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

''zor iştir çünkü bir tarihi insan gibi yaşamak ve tamamlamak''...bu doğal söyleyişiniz beni hep etkilemiştir...saygılar hocam...eyvallah...

nedim üstün 
 17.03.2012 23:39
Cevap :
İşte yaşıyoruz.. "Yaşadığımızdan öğrendiğimiz bir şey"ler olmalı mutlaka...Yoksa niye.. Aslında cevabı yok ya... İşte bazı dersler çıkarmaya çalışıyoruz... Bu kadar .Mutluluklar.  18.03.2012 11:30
 

Baya da uzunmuş!..

Şahin ÖZŞAHİN 
 16.03.2012 10:28
Cevap :
Cadde uzun...hayat kısa...  16.03.2012 12:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 739
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster