Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
260
 

Uzun bir gecenin izi

Uzun bir gecenin izi
 

http://2photo.ru/uploads/posts/4268/20070725/jonas_ranum_brandt/25_07_2007_0634113001185353138_jonas


Bu gece çok yoruldum, kırıntılarımı alıp giden rüzgarla savaşırken yenildiğimi anladım. Sonra düşündüm sabahın o kör karanlığında, gözüm çatal çatal olmuş, bedenim şekilsiz, fikirlerim aykırı, düşüncelerim boş, ruhum o hepten uçmuş halde iken esen rüzgara şapka çıkardım. Bu operanın son perdesiydi ve seramani ile kayıplara karıştı. Sabah oldu, ne gözümü açabiliyorum nede kendime gelebiliyorum. Ağır bir savaşın yıkımından viran düşmüş haldeyim. Kalktım ve yola koyuldum, Masama oturdum ve ilk iş içimi boşaltmak için yazmak oldu. Mühür olmuş dudaklarım ve boş bakışlarımda bir anlamsızlıka yazıyorum tabi buna yazmak denirse. Her kelimenin ardından geriye dönüp düzeltiyorum.

Kılıç mı çekmeliyim, savunmada mı kalmalıyım yorumlayamıyorum çünkü o kadar ağır bir yaram varki. Nedir bunun açıklaması acaba. Yaşanmadan yaşanılmışlığı yaşamak, dokunmadan dokunduğunu hissetmek, seslenirken bağırmak gibi... Serseriyim işte sen demiştin, bunda haklısın. Arada içim acıyor düşünmediğim zamanlarda sadece ama. Düşünmeden edebiliyor musun dersen, ozaman ufak bir tebessümün anlamını bilirsin. Sabah iki defa rüzgarla selam yolladım sana gecenin esintisini durdurmak için ama rüzgar poyraz oldu döndü bana.

Şuan hiç artıları düşünmüyorum sadece yalnızlığımı yaşamaya çalışıyorum, bak yine acıdı içim arada bıçak saplanır gibi.
İşte gidiyorum...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 105
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 868
Kayıt tarihi
: 18.06.07
 
 

Delice biri, aşka inanan zaman zaman hayatı tiye alan deniz tutkunu işte kısaca...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster