Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '07

 
Kategori
Genetik
Okunma Sayısı
2087
 

Uzun ömürlü olmak

Uzun ömürlü olmak
 

DAHA 200 YIL YAŞYABİLİRİZ

Amerikalı bilim adamları; kopya çekmeyi çok sevdiklerinden bildiğimiz gibi klonlama işlemini yaparkene bende gidip peşlerinden ya bana da kopya çekmesini öğretirsiniz ya da sizi oh my god a ve Grand father a söylerim diyende açıkladılar. Ancak yedi sene sabret sonra söyle dediler.

Daha aslında İngilterede Edinburg düşesinin izniyle Roslin enstitüsü inşa edilip oraya ineklerden önce koyunları doldurmuş. Bu koyunlardan birinin adı da Hello Dolly miş. Zaten Louis Armstrong ta bu işe şahitmiş ama söyleyemeyince sırrını ta 1997 yılına kadar bu şarkıyı söyleyip derdini dökmüş.

İşte bu merhalede Amerikalı bilim adamları İngiltereye çok gider gelir olmuşlar. Aralarında saraydan ız kaçırma operaları bile düzenleyip enstitüden bilim adamlarını kaçırmışlar.

Koyun klonlamasında; insanların genç kalmasını sağlayacak ve böünürken hücrenin devamlı kendisini yenilemesini sağlayan TELOMER adlı bir bölüm üzerinde çelışırken, yanlışlıkla insanlık dışı yaratıklarda çıkmış piyasaya ama onları imha yerine İslam ülkelerine göndermişler.

İnsanın kalıtımsal özelliklerini kromozomlar taşır. Bu kromozomların uç kısımlarında bulunan hücreler insan yaşlandıkça yıpranır. İşte bu telomerler yıprandıkça yaşlanma oluyor. Bunları yıpratmamak için hücreyi alıp bir diğerine yaşlanmadan önce alıp kopyalıyorlar. Böylece kopyalanan canlının ömrü ya normal ya da kısalıyor.

Özetlersek telomerlerin yaşlanmasını önlemek çabaları yapılıyor.Çünkü telomerler yaşlandıkça hücre bölünmesi duruyor ve ölüyor.Kopyalamak üzere alınan hücre ne kadar genç ise o kadar uzun ömürlü kopyalanıyor..Bu yüzden aranan kişilerin yaş oetelemaları kayıp ilanlarında 30 u geçmiyor galiba kayıp ilanlarında.Çocuk kaçırmalarında nedeni bu olsa gerek.

Bu gelişmeleri duyan Amerikanın kuzey Iraktaki temsilcileri ve Filistinli gerillalar derhal faaliyete geçerekten dünyanın dört bir tarafından Saddamın kahraman ş.f.b (şampiyon Fener Bahçe)kuruluşları uçağa bindirmeden önce yedekleme denemeleri yapınca, hormonları fazla çalıştığından, saç sakal birbirine girivermiş bir şekilde klonlama başarısızlıkla sonuçlandıktan sonra kopyalanırken de yakalandığından geri dönüşüm kutusuna gönderilmiş.

Artık bu bilimsel gelişme neticesinde kosmetik yan sanayi açılaraktan anti age denilen yaşlanmayı geciktirici mamuller piyasaya sürüldüğünde çokça rağbet görüp, tıpatıp insanlar shov unun arasına geciktiriciler de katılmış. Toleron adı da toleransdan gelmiş. Yani Biraz daha uygunsuzca uygun yaşamak için müddet istemişler hücrelerinden.

İleri Hücre Teknolojisi adı altında özel dersane açan Dr.Michael (Mikail den olma)WEST(batıya transfer)Kendini Peygamber ilan ederekten, Ölümsüzlük iksirini buldum diye gençleri kandırıp bomba imhacısı olarak kullanmaya başlamış. Bunu gören oriantalist Asena ben dişi kurtum. Kurtlar sofrasından yeni geldim diyerek bir sağlık ocağı açarak elaleme faydalı olayım ve vergi ödemeyim demiş.

İşin ciddisi; Kopyalama yöntemiyle geliştirilen Karaciğer, Kalp, Böbrek, akciğer gibi organlar, bir nevi ölümsüz olacak. Hastalara nakledilerek vücudun ileri yaşlarda kendini yenilemesi sağlanacak. Böyle olunca Parkinson, Alzheimer vb hastalıklar tarihe karışacak.

Yapılan deneylerde kopyalanan danaların hücreleri 90 kez bölünebilerek kendini yenileyebiliyor. Bundan sonra hücre ölüyor. Normal danalarda ise 60 kez bölünüyor. Böylece ömür yarı yarıya uzatılabilmiş ve danalar 30 yaşına kadar deli de olsalar yaşıyabiliyorlarmış.

Dr .West şimdilerde ilik nakli üzerine çalışırken , bir insandan da hücre alarak diğerine uygulamaçakışmaları yaparken bilhassa muayeneye gelen sağlam hastalarına bir ay ömrün kaldı diyerekten yaşam ünitesine bağlayıp rahat denekler elde ederken insanlık için çalıştığından bir de Nobel ödülü hazırlanıyormuş şimdilik.Eğer başarabilirse artık bağışıklık sistemimizi sil baştan yenileyeceğiz ve dizlerimiz olsun kalbimiz olsun yeni bir hücre takılarak yapay olaraktan insan robotun organik adımlarını atmış olacağız..Bunun üzerine de Devlet otoritesini koyarak böyle ahalilerin çoğalımında Allahım al canım da kurtulayım dedirtme yöntemleri arayacak.Bir deyim vardı çok gezen mi çok yaşıyanmı bilir diye şimdi ayrı bir tarzda çok yiyen mi yaşar, çok kredi borcu olanmı diye sorarsak bunun bilimsellikle ne alakası var ?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ve çok güzel anlatmışsın kalemine ve aklına sağlık. Gerçi ne yapsalar biz Türkleri 200 yıl yaşatamazlar. Her an ölme ihtimali ile yaşarken... Hadi bir sorumsuz kaza, yanlış iğne,hatalı ameliyat, cinayet, çukura düşme, başa düşen saksılarla ölmedik diyelim ortama ömrün 60 falan olduğu bir ülkede ömrümüzü uzatsalar bile kederden, dertten ölür gideriz biz.... Sevgiler

Ozlem Ozkulak 
 17.11.2007 20:52
Cevap :
Teşekkür ederim Özlemcim.Senin üslup ta nükteyle düşündüren bir tarz.İyi ki sizi bir ıssız adada bulmuşum.Yaklaşımınız çok doğru.Bİr kediyi ağaçtan kurtarmak için itfaiye gelir am a bir yangıda epy geç kalınır nedense.Saygılarımla..  18.11.2007 15:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 409
Toplam mesaj
: 136
Ort. okunma sayısı
: 832
Kayıt tarihi
: 17.10.07
 
 

Edebiyet fakültesi  mezunuyum. Öğrenmenin yaşı yoktur diyerek çeşitli kurslardan da el sanatları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster