Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '11

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
482
 

Uzun süre aynı görevde kalan insanların sonunda yoldan çıkma olasılığı yüksektir.

Uzun süre aynı görevde kalan insanların sonunda yoldan çıkma olasılığı yüksektir.
 

porttakal.com


Çünkü bu kişiler seçimle gelseler bile görev süreleri uzadıkça diktatörlüğe doğru bir gidiş başlar. Zaman içersinde o kişi etrafına güvenebileceği, açıklarını ortaya çıkarmayacağı ve kendi sözünden çıkmayan kişileri yerleştirir. Başka bir deyimle kendisinin başında bulunduğu bir çete oluşturur. Sonra bu çete dediğimiz grup ellerindeki olanakları kullanarak kendileri için kazanç, menfaat ve ideallerini gerçekleştirme peşine düşerler. Tabii bu arada etrafa da göstermelik güzel işler yaparlar. Diğer taraftan da saman altından su yürütürler. Bu tip olaylara dünyada ve ülkemizde de rastlanmaktadır.

Bu olayların rastlandığı alanlar arasında:

1. İş yaşamı
2. Bürokrasi
3. Siyaset ve..
4. Son olarak da spor dünyamızda yaşananları sayabiliriz.

Örneğin bankalarda yöneticiler sık sık değişir. Bunun da nedeni zaman içersinde müşterilerle yöneticilerin arasında bir arkadaş ortamının başlaması, sonunda da duygusallığın ön plana çıkması yanında kuralların ikinci planda bırakılabilmesidir.

Bürokraside de aynı durum söz konusudur. Kilit noktalardaki yöneticiler etrafına kendi adamlarını yerleştirip, kendilerine gelen legal olmayan işlerin cazibesine kapılıp, yoldan çıkabilirler.

Siyasette ise verebileceğimiz en iyi örnek 1960 ihtilalinden önceki durumdur. Dünyada örnek vermek gerekirse Romanya eski Devlet Başkanı Çavuşesku, Irak eski Devlet başkanı Saddam, şimdilerde ise Beşir Esad ile Muammer Kaddafi'nin diktatörlüklerinin ön plana çıkmalarıdır.

Kısa dönemde görev başında kalacaklarını düşünen insanlar ise fazla bir risk alamazlar.

Bir spor kulubümüzün başkanının cezaevinde olmasının en büyük nedeni 13 yıldır yürüttüğü kulüp başkanlığıdır. Muhalefete söz hakkı vermeyen, etrafında sadece kendi adamlarını yerleştiren, tartıştığı kişileri kulüpten ihraç ettiren ve başarıya giden her yol mübahtır düşüncesiyle yanlış işler yapan başkanın durumu gerçekten ibret vericidir.

Siyaseten içinde bulunduğumuz ortam hakkında fazla bir şey söylemek istemiyorum ama, tek dileğim ülke yönetiminde söz sahibi olan şu andaki iktidarın ülkeyi Cumhuriyet ve Atatürk ilkelerinden saptırmadan görevini tamamlamasıdır.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

''Çok konuşanın aklının tabanı görünür...Çok oturanın da mabâdı çürür...'' Yüksekte olanlara hep acımışımdır;çünkü düşüşleri çok acı olmuştur.Mimar :Mustafa Kemal olunca,Cumhuriyetin betonu,harcı çok sağlam atılmıştı...Sonradan gelenler,nimetleriyle şımarıp üstünde tepinseler de bir gün geldi ayakları kaydı ve sonları hüsran oldu...Erol Bey,zamanlaması yerinde güzel bir yazıydı...Tebrikler...teşekkürler...selamlar...saygılar...sevgiler...

Mesut Selek 
 10.08.2011 0:15
Cevap :
İnsanların yükselmeleri yavaş yavaş olur, ve ne kadar çok yükselirlerse oradan düşüşleri de o kadar etkili olur. Siyasete bakarsak 10 yıl önceki prenslerden şimdi ortada bir tane göremiyoruz. Yandaşları da onlarla birlikte yok oldular. Teşekkürler Mesut hocam. Saygılar, selamlar....  10.08.2011 10:55
 

Merhabalar...Sevgili DOST EROL beyciğim... AAaahhh AAaaHHH.... şu mıknatıslı makam koltukalrının imalatı yapılırken, o mıknatıs mekanizmasını birazcık zayıf ve çürük yapabilse mobilyacalar... :-)) Sevgiler ve selamlar.... NECİP KÖNİ - ADANA / TR

Necip Köni - Adana / TR 
 12.07.2011 21:58
Cevap :
:) Çok güzel bir benzetme Necip beyciğim. Ama sonunda o mıknatıslar kişilerin manyetik alanlarını bozuyor ve kaderlerine razı olmak durumunda kalıyorlar. Teşekkürler. Sevgi ve saygılarımla.  13.07.2011 12:25
 

Özellikle son paragraf.. benim de en büyük dileğim ve umudum bu sevgili yazarım.. 'ama'larla ve soru işaretleriyle dolu bir küçük umut işte.. Yazınızdaki tespitlerin doğruluğunu gündemdeki haberlerden teyit ediyoruz ne yazık ki.. Keşke böyle olmasa, uzun süre aynı görevde bulunan kişiler; ileride bilgilerinden ve deneyimlerinden yararlanılacak kıymetli bir konumda olmak yerine, maddi ve manevi anlamda duygusallıklarına (!) yenik düşerek, hem kendilerini ve hem de onlara güvenen kişileri/grupları mağdur etmeseler, hayal kırıklığına uğratmasalar.. Sanırım 'güç' ve dizginlenemeyen 'hırs' herşeye kadir; kendi kendini yok etmeye bile ! İçten sevgilerim ve selamlarımla Erol Bey.

Mor Okyanus 
 12.07.2011 21:35
Cevap :
Sanıyorum bir reklam sloganıydı. "Kontrol edilemeyen güç, güç değildir" İnsan, dediğiniz gibi hırsına kurban olduğunda gücünü de kontrol edemiyor. İşte o anda hatalar başlıyor ve sonunda da kişilerin kendi başları yanıyor. Umarım son paragraf hepimizin dilediği gibi sonlanır. Teşekkürler Sibel hanım. Sevgiler, selamlar...  12.07.2011 22:13
 

Sanıyorum ordu, iktidar, bürokrasi ve adalet işbirliği ile artık Türkiye değişen müesses nizâm'ın (yeni statükonun) istediği yönde ilerleyecek, değişecektir... Atatürk'ün gönüllerdeki ve tarihteki yeri asla değişmeyecektir; ama yeni kuşaklara unutturma çabaları olabilir! Emeğinize sağlık Erol Bey. Selamla, saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 12.07.2011 19:45
Cevap :
Eğer her dört yılda bir iktidarlar değişseydi, yeni statükonun yerleşmesi pek kolay olmazdı Mehmet bey. Ama arkasında her türlü oy desteğini alan iktidarın o potansiyele güvenerek yanlış işler yapmaması gerekir. Dediğiniz gibi yeni kuşaklara Atatürk'ü unutturma çabaları olabilir. Hatta Atatürk'ü diktatörlükle suçlayanlar ileride daha çok artabilir. Ama onlar bilmezler ki, işgale uğramış ve küllerinden doğan yeni bir Cumhuriyetin kurucusunun önce Meclisi kurması ve sonra meclisten aldığı yetkiyle bütün bu devrimleri yapması kolay bir iş değildir. Türkiye Cumhuriyeti bugün ayakta duruyorsa o devrimler sayesindedir. Teşekkürler, saygı ve selamlarımla.  12.07.2011 19:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3174
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster