Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '07

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
437
 

Uzun yaşamanın sırrı

Uzun yaşamanın sırrı
 

Tarih boyunca insanoğlu ölümsüzlüğün sırrını aramıştır.
Ancak Dünyanın Sultan Süleyman’a da kalmadığını görünce “bari biraz daha uzun yaşasak yeter” deyip, aza kanaat getirmektedir.

İçimiz rahat etsin bilim adamları çalışmalarını hızla sürdürmekteler.
Gerek doğada yapılan gözlemler ve gerek laboratuar çalışmalarında önemli veriler elde edilmektedir.

Çalışmalar genelde hayvanlar üzerinde yapılıyor.
Bilim adamları bir tür sineğin ömrünü laboratuar koşullarında iki üç katına çıkarmayı başarmışlar.
Yine fareler üzerinde yapılan bir deney, az yiyen farenin daha çok yaşadığı yönünde sonuçlar vermiş.

Doğada yapılan gözlemlerde ise çok doğuran hayvanların daha erken öldüğü sonucuna varılmış.
Ve erken çocuk sahibi olmanın da ömrü kısaltan etmenlerden olduğu görülmüş.
Bilgileri edindiğim National Geographic kanalında üremekle seksin birbirine karıştırılmaması hatırlatılıyor.
Üremek ayrı, seks ayrı…
Çünkü seks de bir nevi egzersiz sayılır diye ekliyor.

Bir başka gözlem ise iri cüsseli hayvanların küçük cüsseli hayvanlara göre daha fazla yaşadığı olmuş.

Uzun yaşamak için şunları tavsiye ediyor:

—Erken çocuk sahibi olmayın.

—Az yemek yiyin.

—Egzersiz yapın.

—Seks yapın

—Stresten uzak durun

Fotoğraf:http://www.tip2000.com/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Uzun bir ömre sahip olmak beni her zaman ürkütmüştür. Bir düşünün hele, önünüzde yaşanacak beş yüz yıl daha var. Düşüncesi bile korkunç. Eskilerin tabiriyle, hayırlı bir ömrü, hayırlı bir ölümle noktalayıp, fazla gecikmeden bu dünyadan taşınmalı bana göre. Sevgiler. Ali Nail.

Ahmet Güüreşçioğlu 
 26.04.2007 4:23
Cevap :
Uzun yaşamak görelidir. Kelebeğin ömrü 1 gün , köpeklerin 10 yıl, fillerin 150 yıl. Bugün ki yaşam şekliyle insan ömrünün iki üç katı uzun yaşamak ürkütücü gibi görünsede sonuçta ölümün yüzü soğuk. Sanki o anın yaklaştığını bilen (acı çekmiyor ise) bir kaç yıl daha ister gibi geliyor. Ne de olsa can tatlı :) Ve tabi ki "ne kadar yaşadığın değil, nasıl yaşadığın önemli" bunu da asla inkar edemem. Selamlar...  26.04.2007 16:27
 

Kendinizle barışık olun aynada ki suretinizle kavga etmeyin. Çevrenizle barışık olun tansiyonunuzu yükseltmeyin Trafikle barışık olun arabanızı yıpratmayın. Yaşamınız ne yediğinizle değil neyi özümsediğinizle kaliteli olacaktır. Huzursuz olduğunuzda süt dokunur, huzurlu olduğunuzda taşı öğütürsünüz. Her okuduğunuza inanmayın, kafanızı karıştırır! Japonlar şu ifadeyi öğütler; "Her okuduğuna inanacaksan, en iyisi hiç bir şey okuma" Her sabah aynaya bakınız, huzurlu musunuz? Her şey yolundadır. Değil misiniz? Lütfen şu soruyu kendinize sorunuz; Benim sağlığım yerinde olmasına rağmen, sağlığımdan daha önemli ne oldu ki huzursuz ve mutsuzum? Öte tarafa kamyonet içerisinde bir şeyi taşıyanı kimse görememiştir. Mısırdaki piramitlerde hala firavun altınlarını taşıtmak için kamyon beklemektedir! Unutmadan uzun yaşamak marifet değil, insan gibi kaliteli bir yaşam sürmek marifettir. Desinler ki; “ Rahmetli doğduğunda ağlamıştı, öldüğünde sevdikleri ağladı” Teşekkürler, Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 25.04.2007 16:29
Cevap :
Katkılarınız için teşekkürler...  26.04.2007 8:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 156
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1112
Kayıt tarihi
: 03.10.06
 
 

1966 Samsun doğumluyum. KTÜ Mühendislik fakültesi mezunuyum. İzmirde yaşıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster