Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '14

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
473
 

Vah ki ne vah !!

Vah ki ne vah !!
 

Gün sonu uçuşlarını tercih etmemin en büyük nedeni tenhalığı olsa da sıcaklığın 25 derecelere ulaşmasıyla Antalya’ya özellikle cuma gecesi uçuşları dolu olmaya başladı. Hâliyle de koltuk komşuları önem kazandı. Öyle ya, günübirlik yaptığı ziyaretin yorgunluğuyla terini ve ekşi kokusunu saça saça gelen biri de olabilir, tüm zarafetiyle koltuktan iki beden küçük bir leydi de. Cuma gecesi komşum otuzlu yaşlarında bir gençti. Yaka düğmesini açmış, kravatını gevşetmiş, belli ki yorgun; ama yüzündeki tebessümden vazgeçememiş, “İyi akşamlar.” diyerek oturdu yanıma. Kalkıştan hemen sonra da "Abi, senin dergiye bakabilir miyim, kafamı dağıtayım biraz.” dedi !!

“İyi geçmedi galiba günün, iş gezisi miydi?”

“Yok be abi, ne işi ne gezisi!! İki yıldır iş arıyorum, Antalya’da yaprak oynamıyor! Maslak’taki bir firmayla görüşmeye gittim.”

“E ne güzel, plazalarda mı; anlaştınız mı?”

“Evet plazada ve ortam da şahaneydi de haftada 6 gün -mesai sınırlaması olmaksızın- köle düzeni ve ilk yıl asgari ücret sonra da enflasyon oranında zam! Evlenmekten vazgeçtim; ben nerede oturacağım, ne yiyip ne içeceğim abi? Verdikleri para kiraya yetmez!”

“Haklısın evlat! Benim oğlum da 27 yaşında İÜ mezunu biyolog. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde master da yaptı. İş başvurularında hep asgari ücret teklif ediyorlarmış! Senin eğitimin ne?”

“Akdeniz Üniversitesi, endüstri mühendisiyim. Ayrıca İngilizce MBA de yaptım. Dört sene Kemer ve Belek’te resepsiyonist olarak çalıştım. Üç kuruşa gece gündüz pestilinizin çıkması yetmezmiş gibi işin sürekliliği de yok! Otel kapandı mı şimdi git, yazın gel.

Söyleyecek bir şey bulamadım:( Gözler önünde kutular, kasalar, milyon dolarlar; topa attii yapan euro şımarığı futbolcular; yüce halkım esemesçik göndererek özgür tercihini yapacak diyen macun kıvamında cİngÖzler ve gece yarısı ekmeğinin peşinde gencecik bir insan hayata küsmüş, nasıl barıştırılır bilinmez!

Bir saatlik uçuş süresince tekrar konuşmadık, dergiye daldı. Ayrılırken, “İyi akşamlar abi. Dinlediğin için sağ ol.” dedi.

Gece yarısı ruhuma bindirdiği yüke bakar mısınız! Başka insanlardan ve oğlumdan da duyuyorum: Belli başlı birkaç üniversiteden mezun değilseniz allame-i cihan olsanız ne yazar, iş yok! Belediyelere temizlik işçisi olarak başvurabilirsiniz ya da KPSS çilesini çekebilirsiniz! 200 bin öğretmen atama bekliyor! Beklerken; ütücülük, bulaşıkçılık, temizlikçilik yapıyorlar! Oysa öyle üniversiteler var ki son sınıf öğrencileri daha mezun olmadan iş teklifi alıyorlar!

İş ilanları da komik:) A, B, C Üniversitelerinin lisans bölümünden mezun, yüksek ihtisasını yapmış, tercihen doktoralı; 30 yaşını aşmamış, en az 20 yıllık (!) iş tecrübesine sahip, esnek çalışma saatlerine uyum sağlayabilecek; İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca dillerini akıcı konuşup yazabilen ve tercihen Arapça, Norveççe ve Urduca da bilen amatör ruhlu takım arkadaşları arıyoruz!

Anahtar cümle: Amatör ruhlu !
Anlamı: Senin suyunu sıkacağım, para yok !

Egzajere ettim biraz; ama gerçek bu ! 

Sonuç olarak: Devlet memurluğuna kapağı attıysanız ne mutlu yoksa üniversiteyi bitirir bitirmez havalı bir şirkete gireyim sonra da şef, müdür olayım -fazlasında gözüm yok- altmış beşimde de genel müdür olarak emekli olurum diyorsanız, fazlasıyla hayalperest olduğunuzu söyleyebilirim! Çünkü özel sektörde 10 yılı tamamlayabilirseniz kafatasçı patronlara ağır gelmeye başlarsınız ve artık defolmanız gerektiği itinayla hissettirilmeye başlanır! Anlamazsanız, mobbing öyle bir hâl alır ki -tazminatı bırakır- koşar adım gidersiniz! Otuz beşinizde yeni bir iş bulabilmeniz ise mucizedir! Artık okuduğunuz okullardan ziyade dayınızın kim olduğu önemlidir! Dayınız olmasa da boyunuz bosunuz yerindeyse güvenlik elemanlarına her daim ihtiyaç vardır! Bayanlar da dikey inişle ev hanımlığına geçip çocuk doğurabilir! “Çocuk da yaparım kariyer de”nin kariyerine kamyon çarpmıştır!

Küçük zihniyetler ülkesinde on yıl öncesine kadar 45 yaşında emekli olabiliyordunuz!! Yeni mezunlar asgari ücretle sürünmeye hazırken otuz beşinde sizi on yüz bin milyon lira maaşla tutarlar mı?

Ben uzun yıllardır Türkiye’de çalışmıyorum! Mesela İngiltere’de son durum şöyle: Emeklilik yaşı 65’ten vazgeçildi. İşvereninizin de onayıyla artık dilediğiniz yaşa kadar çalışabilir, emeklilik tarihinize kendiniz karar verebilirsiniz! Ve benim şirketimde 60 yaşında kurtlar da işe alınıyor, 25 yaşında gençler de!! İşte, bu geri kalmış ülkeler -her gün yeni bir fabrika açılan- güçlü ülkemizi çok kıskanıyorlar!!

Evlerinin önü mersin
Mevlâm bize sabır versin

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Dost,Sayın Ata Kemal Şahin :Bundan sekiz, dokuz yıl önce önemli bir mevki için mülakatta adaya sordukları sorulardan biri şöyleydi" domatesten kaç çeşit yemek yapılır" Bu zihniyet güçlüler tarafından baskı altına alınmış ve adayın morali bozulsun mülakatı kaybetsin diye kasten yapılmıştı.Hakkın, hukukun kalmadığı bir yerde insanlar nasıl iş bulabilir.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 06.07.2014 12:14
Cevap :
Gençler için çok üzülüyorum dostum:( Hayata nereden tutunacaklar muamma! Dayın yoksa iş yok bu zamanda:( Teşekkürler, sevgiler.  06.07.2014 17:17
 

E, yani öyle bir yerden girmişsiniz ki,yaramı deştiniz. İki yıldır kara kara düşünüyoruz, bizim oğlan bu yıl bitirecek ya okulu, onun için. İş kaygısı!.. Ek birşeyler yapmazsa bizimki de yanınızdaki delikanlı gibi epey yolculuk yapacak anlaşılan. Hoş, her ne kadar iyi bir üniversitede burslu okusa da bölümü ülkemizde az iş olanakları olan bir iş dalı; arkeoloji. Kültür ve Turizm Bakanlığı'mızın da kültüre, sanata bakış açısı ürkütücü, bu nedenle de gelecek kaygısı bir hayli fazla. Umarım, yapabileceği bir iş bulur bizim evlat da. Selamlar, saygılar. H.H.Dulun

Hasan Hüseyin Dulun 
 08.05.2014 19:39
Cevap :
Merhaba Hüseyin Bey, çoktandır görüşemedik! Bu ara “Güz Özlemi” arkadaşımızla -son yazdığı blog nedeniyle- Antalya Mutfağı konusunda epey paslaştık; ama sizinle de ilk fırsatta “Topçu” ya da “Şişçi Ramazan”da yaprak döner yiyip kalite notumuzu vereceğiz:) İş konusu ise vahim:( Aldığı eğitime göre iş bulanlar; doktorlar, avukatlar, eczacılar falan; gerisi bulduğu işe giriyor:( Allah evladınızın da yardımcısı olsun. Buluştuğumuzda bol bol dertleşiriz. Teşekkürler, sevgiler.  08.05.2014 20:33
 

Eskiden dayın varsa derdik şimdi dayılara yandaş ve cemaatler o bu şu da eklendi. İş mi arıyorsun git üye ol onlara biraz çalış denmeye başlandı bu ülke bu hale getirildi .Neyse susayım değil mi yani insnaın zoruna gidiyor halkın gençliğin kullanılması ,eti kanı sütü iliğinin çekilmesi .Kaleminize sağlık selam ve sevgilerimle.

Tülay EKER 
 22.04.2014 8:52
Cevap :
Artık böyle şeyleri düşünmüyorum! Çünkü beni ve ailemi üzmekten öte işe yaramıyor! Vatanım için oy atmaktan öte bir şey gelmiyor elimden! Tanrı güzel yurdumu ve duyarlı insanlarını korusun! Teşekkürler, sevgiler.  22.04.2014 15:54
 

Dünya malını paylaşmada sıkıntı var. Günümüzde herkes "hep bana" diyor. Sıkıntı buradan kaynaklanıyor. işveren kendisini eşit bir ilişkide değerlendirmiyor. "Üretim kaynaklarına sahip olan benim, o kim ki" diyor. Ve dünyada gerçekten sınırlı ve Türkiye durmadan nitelikli insan gücüne yoğunlaşıyor. Bu da bizim devletin hatası. Herkesin okumaya çalıştığı bir sistem yürümez ve gereksiz, ihtiyaç duyulmayan bir kapasite arzına sebep olur ve otomatikman ekonomik kurallar gereği fiyat düşer. Bizm üniversite mezununa değil, okumuş yüksekokul mezununa ihtiyacımız var. Çünkü üniversitelerin çoğu bölümü sadece akedemiktir.Neyse bu konuyu bir blogla açıklamaya karar verdim. Ellerinize sağlık... Saygı ve sevgi ile

ERIC VAN BUYTEN 
 19.04.2014 6:31
Cevap :
Çünkü teknolojiyle bağlantılı olarak kaynak tüketimi artıyor ve üçüncü dünya ülkeleri inanılmaz tüketim açlıklarıyla olmayan paralarını harcıyorlar! Borçlanan vatandaş borçlu ülkeyi yaratıyor ve meşhur “Faiz Lobisi” fazla mesai yapıyor! Fabrikalarda robot kullanımı da insan gücü gereksinimini azaltıyor! Haklısınız, nitelikli iş sayısı kısıtlı ülkemizde herkes nitelik savaşına girince de sokaklarımızı mühendisler temizliyor:( Bir zamanlar Sanat Enstitüleri vardı ve mezunları üniversitelerde mühendislik fakültelerine giremezlerdi. Hâlâ varlar mı bilmiyorum! Günümüzde diploma sadece cehaletin alındığının kanıtı, yoksa kimse mesleğini yap(a)mıyor! Teşekkürler, sevgiler.  19.04.2014 16:22
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 8315
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1130
Kayıt tarihi
: 07.03.09
 
 

Ne güzel bloglar yazdık, ne muhteşem dostluklar kurduk; onlar kaldı baki... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster