Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '06

 
Kategori
Hayvanlar Alemi
Okunma Sayısı
570
 

Vahsetin öteki yüzü

Vahsetin öteki yüzü
 

"Kısırlaştırma adı altında katliam" - Milliyet Gazetesi 10 Aralık 2006

Siz hiç gerçek vahşetin fotoğrafını gördünüz mü? Eminim görmüşsünüzdür. Savaşlarda öldürulen işkence edilen insanlar,çocuklar, yaşlılar, askerler.. Genellikle de bu tür fotoğraflar hem yerli hem de dünya basınında önemli yer tutar. Bu tür fotoğrafları görenler bu tür mezalim yapan insanlara lanet okurlar. Haklılar da..

Ama bir de vahşetin bir başka yüzü var. Tıpkı masum insanlara yapılan insanlık dışı işkenceler gibi hayvanlara revâ görülenler. Hayvanlar...Yani suçları, kendi isteği dışında dünyaya "hayvan" olarak gelenler..

Bu yukardaki fotoğrafı gördüğüm ve onu takip eden yazıyı okuduğum zaman işte bunu düşündüm.

Doga ve evren insanoglunun istemi dısında yaratılmıs.. Kimine gore Big Bang kimine gore Ulu Yaradan'ın yarattıklarina, kendini gosterdigi en muhtesem olusumdur. Insan aklının asla alamayacagi ve asla anlayamayacagi bir varolustur. Bu muhtesem olusumdan sonra ikinci muhtesem varlık yani canlı gelmistir. Canlı Yaratilis Mucizesinin asıl noktasıdır. Cogu bilim adamları ve hatta teknogratlar icin evrenin varolmasnın tek nedeni canlıdır. "Canlı" !! Yani soluk alan hersey.. Tek hucreli amipten en mukemmel oldugu kabul edilen insana kadar.

Biliriz ki yaratılan her canlı bu evrenin bir parcasıdır. Kendine bahşedilen yetenekler ve yasam suresince canlı dogada varolusunu surdurecektir. Ve yine biliriz ki her canlının varolusunun bir mutlak ve onemli bir sebebi vardır. Buna da kısaca "Doganın Dengesi" diyoruz. En basit acılımıyla, kediler olmazsa farelerin cok ureyecegi doganın asıl dengesine zarar verecegi gibi.. Ya da ne bileyim kurbagaların azalmasının baska turlu zararlı bocek veya hasarelerin artmasina ve yine doganın dengesinin bozulmasına neden olacagı asikârdır. Elbetteki o bizim zararlı dedigimiz boceklerin bile yaratılıs içinde varolmasinin asıl mutlak bir sebebinin ne oldugunu dusunmeden.

Gunumuzde sagduyulu bilim adamlari, bu tur dengesizliklerin cogalmasının, yasadıgımız ve soluk aldıgımız dunyayi adim adim felâketlere gotureceginin bilincinde olarak, dunyanin dogal dengesini korumanin en buyuk gorev oldugunu, bu gorevin de en akıllı varlık olarak kabul edilen insana dustugunu cesitli yollarla gozler onune sermektedirler...

Iste yukardaki bu haberi okurken ve bu resimlere bakarken bunları dusundum. "En akıllı canlı olan insanın", sucları dunyaya sadece hayvan olarak gelmek olan boylesine masum ve talihsiz canlılara bu eziyetleri neden yaptigını dusundum.

Evet, ne yazık ki dunyanın hemen her ulkesinde bu tur insanlık dısı davranıslar var ama sanıyorum bu konuda bizler yani ulkemiz en basta gelenlerden biri.. Dunyanın en buyuk sivil toplum kuruluslarından biri olan PETA (Dunya Hayvanlarini Koruma Teskilâti) 'nın bu fotografları gordugu zaman nasıl bir tepki gosterecegini dusunuyorum. Her halde AB' ye girme cabalarında olan bir modern Avrupa ulkesinin canlıya gosterdigi bu insafsizlıgı nasıl yorumlayacagını dusunuyorum.

Nedendir bilinmez ama son yıllarda özellikle iktidar partisinin cogunlukla sahip oldugu belediyelerde bu tur olayların cok sık yasandıgını esefle gormekteyiz. Ve ne yazık ki Istanbuldaki gerek Buyuksehir Belediyesi'nde gerekse ona baglı diger belediyelerde bu tur vahset goruntuleri inanilmayacak derecede artmaktadır...

"Yaratılanı severiz, Yaratandan Oturu" sloganını kendilerine ilke alan bu tur bazı kurulus ve kisilerin Buyuk Yaratıcının yarattıgı bu masum varlıklara neden bu kadar eziyet ettiklerini anlamakta zorluk cekiyorum.

Turkiyenin hemen her yerinde ve Istanbul da cok buyuk canlı katliamları yasanıyor. Nerede bir agac gorulse yerinden sokulup atılıyor. Taksim Meydanının ne hale geldigi ya da Beyoglu Istiklal Caddesinin iki yanında yer alan agacların sokulerek, o caddenin nasıl bir tas yigini haline getirildigini ve insanlara Italya'daki o meshur yanardagın patlamasıyla kuller altında kalan, asırlar sonra taslasan Pompei'nin kalıntılarına benzetildigini uzulerek goruyoruz.

"Yesili" ve "Yaratılanı" sevenlerin gercek yuzudur bu.

Yaratılani boylesine hâkir goren kafalardan baska bir sey beklemek zaten mumkun degildir. Adaletin yerine getirilemedigi, suclunun cezasının yanına kâr kaldıgı, saygının, sevginin ve vicdanın yok oldugunun fotografıdır bu yukardakiler...

Ben ve benim gibi dusunenler istedigimiz kadar yazıp bu tur insanların cezalandırılması gerektigini soylesek de biliriz ki bu asla gerceklesmeyecektir. Ama bir tek sey belki gerekeni yapacaktır: "ILÂHI ADALET.. O mutlaka tecelli edecek bu tur zalim insanlari cezalandiracaktir. Bu kisileri ben Ilâhi Adalet'e teslim ediyorum.. Durup dururken hic kimseye ve hicbirseye zarar vermeyen sadece insanlardan birazcık şefkat bekleyen, onlari karsiliksiz, katiksiz, cikarsiz bir sevgiyle seven, ama ne yazik ki zulme ugrayan bu yaratılanların gercek melekler olduguna inaniyorum. Ve Ilahi Adalet'in onlarla beraber olduguna, olacagina....

"Yaratılanı Severiz, Yaratan'dan Oturu" !!!

Bu slogani agizlarina sakız edenler; ben de o Ulu Yaratıcı tarafından yaratıldım ve siz siz olun nolur beni sevmeyin..

Esen Kalin

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1189
Kayıt tarihi
: 29.11.06
 
 

Istanbul'da dogdum, lise ve universiteyi yine Istanbul'da bitirdim. Gazetecilik, TV, Basin Yayin ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster