Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
573
 

Vahşi cinayetlerin sebebi: Din!

Vahşi cinayetlerin sebebi: Din!
 

Milliyet.com.tr


Evet, evet… Yanlış okumadınız, ne zamandır sürdüğüm izler sonucunda vardığım, elbette ki kişisel, bir sonuçtur bu!

İkili ilişkileri anlamaya çalışırken en çok karşıma çıkan “Kişinin kendini sevememesi” durumuydu!

Kendini sevmeyen biri bir başkasını da sevemezdi, haliyle…

İş, eş, arkadaşlık, akraba, komşuluk gibi tüm ilişkilerin özünü de oluşturuyordu tabii ki…

Bunun nedenlerini araştırırken toplumsal yapımızın bozukluğu dikildi karşıma!

Toplum ne yapıyordu da bireyler kendilerini sevemiyorlardı bir türlü?

Anlamsız tabularla, şişt ayıp, sus günah, gülme, ağlama gibi tüm insani duygu, düşünce ve dürtülerimizden dolayı bebeklikten beri bizi utandırıyordu!

İnsanlığından utanan insanlar topluluğu!

Hep birilerine kendilerini kanıtlama istekleri, hep bir diğerinin hatalarını bulup da kendilerini iyi hissetmeye yeltenmeleri bundandı…

Kızgınlıkları, öfkeleri de bundan!

Hep bahane aramaları, hep suçu başkalarının üzerine atma çabaları da!

Peki, neden bizim ve bizim gibi toplumlarda bu işler böyleydi?

Hani biliriz bir şeyleri de, tam anlamıyla ifade edebilmemiz için bir söz, bir minik olay gerekir, hani tam da o anda taşlar yerine oturur, işte geçen gün öyle bir şey oldu.

“Çok kızgınım, çok!( http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=157109 ) ” isimli yazıma bir yorum geldi sevgili Ahmet Yılmaz’dan, kendisine yanıt verdim ki ne göreyim: Hah işte, buymuş meğer tüm mesele!

Ahmet Bey’in yorumu şöyleydi:

“Kızmakta haklısınız da kime?
Kızgınlığınızı anlıyorum. Bu gerçekten bizim için bir insanlık ayıbı. Benzeri olaylar maalesef dünyanın her yerinde oluyor. Beş parmağın beşi de bir değil derler ya, bazı insanlar maalesef ruh hastası oluyorlar. Tıpkı kalp hastası, böbrek hastası, olabildikleri gibi. Aile baskısının, inançları yanlış anlayıp yorumlamanın da bu konuda etkisi yok mudur, vardır elbette. Ancak kızgınlığınızı öyle bir ifade etmişsiniz ki sanki sırf dini inançlar yüzünden bir çocuk tecavüze uğramış gibi... Zuhal hanımın yazısında böyle bir ipucu yok. Kaldı ki böyle olsa bile sapık ve ruh hastası insanlar, kendini dindar zanneden insanlar arasından da çıkabilir. Meselelere böyle bakarsak, çözüm konusunu zorlaştırmış oluruz. Bunun dinle, dindarlıkla doğrudan bir bağlantısı ve alakası olduğunu sanmıyorum. Çünkü en rahat cinsel hayatı yaşayan ve yaşatan ülkelerde bile bildiğiniz gibi tecavüz vakaları ve çocuklara yönelik cinsel tacizler maalesef olmaktadır. Selam ve saygılarımla...”

Yanıtım:

“Haklısınız Ahmet Bey, Zühal Hanım'ın değil, şahsi görüşümdür din ile ilişkilendirmek. Ruhsal sapkınlık olarak hasta kişiler konusunda da haklısınız. Şahsi değerlendirmem ise şuradan kaynaklanmaktadır: Neden bizim gibi ülkelerde tecavüz çok sık rastlanan bir durumdur, neden tecavüz sonrası öldürülme oranları bu kadar yüksektir ve neden tecavüze uğradı diye kız çocukları aileleri tarafından öldürülür? Avrupa'da olmuş mudur acaba böyle bir olay, mesela, tecavüze uğradı diye ölüm kararı almışlar mıdır evlatları için, yoksa hemen bir psikoloğa mı koşturmuşlardır, sevgi ile sarılarak, korkma yanındayız kızım diyerek? Bu sorulara yanıt ararken vardığım bir sonuçtur bu, naçizane... Bu sorulara mantıklı verilebilecek başka bir yanıt varsa eğer, benim bulamadığım, elbette ki fikrimi değiştiririm seve seve... Katılımınız için teşekkür ederim, sevgilerimle...”

……

Vahşi cinayetlerin yüzde yüzüne yakın bir oranın altlarında cinsellik var!

Neden cinsellik?

Ayıptır! Günahtır!

Neden ayıptır, neden günahtır, kim demiştir?

Din demiştir!

……

Din gerçekten demiş midir, hiç sanmam, insanın yaradılış şekline din karışmaya kalkarsa, inanılan Allah’a en büyük hakarettir aslında!

Bazı kişilerin işine mi gelmiştir, böyle mi yorumlamak istemiştir, bilemem, bildiğim tek bir şey var ki: Bunca vahşi cinayetlerin altından çıkan sonuç bu!...

Yüz yıllardır var olan kız çocuklarına, kadınlara yapılan eziyetlerin, tecavüzlerin, recmlerin, töre kararıyla öldürülen kızların sorumlusu dindir arkadaşlar!

Dinin kendisi değildir elbet, yaşatılan şeklidir, ancak o şekil ki biz ve bizim gibi ülkelerde, maalesef ki, her şeyin üstündedir!...


Gülgün Karaoğlu
Ocak,25/09

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sanırım aklını karıştırdım. "Açık zarfı herkes okur, kapalı zarf sahibine aittir" sözü, bi aralar kendini "mehdi" ilan edip altın sarısı pelerinle Türkiye'ye gelen Hasan Mezarcı'ya ait. "Kapalı zarf"tan kast ettiği "türbanlı" kadınlardı. Bizi herkes görüp okuyor ya.. Özetle, komik klasik dinci ifadesi. Hiç unutmam, Tv. kanalında bunları haykırırken ağzı köpüklenmişti. İnternette pelerinsiz ve altın renkli pelerinli halini görebilirsin. Sevgilerimle..

gülriz 
 26.01.2009 20:34
Cevap :
Tatlım, senin ifaden çok açıktı, netti... Asıl ben bir de onun üzerine felsefe yaptım, kendimce! Akılları karıştıran bizzat benim yani! :) Edepli/edepsiz kız yaklaşımlarından asıl edebin şahsa, şahsın haklarına duyulan saygı olması gerektiğini vurgulamak istedim, zarf imgesinden yola çıkarak, ama hızlı geçiş yaptım sanırım! :) Onlara göre açık zarf olan bir çok kadın zarf atmaz mesela her önüne gelen erkeğe, kapalı zarf halinde dolaşanların yaptıklarını da biliyoruz, görüyor gözlerimiz hali hazırda! Hassaslığın için tekrar teşekkür ediyorum! Sevgilerimle...  26.01.2009 21:07
 

Bir insan kimseye zarar vermiyorsa, ailesine ve topluma faydalı olmayı kendine felsefe edinmişse, hayvanlar dahil her canlıya aynı duyarlılıkla yaklaşıyorsa, kendinden sonraki nesilleri de düşünerek tabiata zarar vermiyorsa, yoldan geçerken hafif açık çeşmeyi kapatma ihtiyacı hissediyorsa işte o insan dinlerin hedeflediği ortamı yakalamış insandır. Yoksa saatlerce namaz kılmak, defalarca hacca gitmek o noktaya ulaşmak için çözüm değil. Bir şeye korkuyla değil sevgiyle yaklaşmak insana mutluluk verir. Ruhunu temizler. Yorumlarda din cinayetlere sebep değil diyenlere kocasını aldattı diye ölüme mahkumiyetin İslam'ın şeriat yasalarında var olduğu cevabımdır. Dinimizde zorla evlilik yoktur diyenlere en son basında gördüğümüz Suudi Müftüsü'nün koruma amacı nedeniyle bir yaşındaki kızların baba rızasıyla evlendirilebileceği cevabımdır. Her dinde ve toplumda aynı oranda tecavüz olayları vardır diyenler için; siz toplumu cinsellikte ne kadar aç bırakırsanız bu vakalar o oranda artar. Plajda bi

mustafa yücesoy 
 26.01.2009 11:50
Cevap :
Mustafa Bey'ciğim, evet budur işte! Ben daha fazla bir şey söylemeyeyim, yorumunuzun devamı gelecek gibi çünkü... Devamını da beklediğimi bilmenizi isterim! Teşekkür ve sevgilerimle...  28.01.2009 5:43
 

Evet tatlım,büyük-küçük hiç kimseye,bilerek ve isteyerek en ufak bir şekilde ya da birilerine yardımcı oluyorum sanarak bile olsa zararverme şüphesi taşımamak insanı rahatlatır.Bu sanırım dinen de,ruhen de huzur taşımasını sağlıyor insanın.Sonrası geliyor kendiliğinden.Öpüyorum seni.

Özlem Erkaplan 
 26.01.2009 8:36
 

Ayrıca da her ne demekse-bana göre hava hoş ama çünkü zaten babaannemden dolayı ateistim-dine hakaret etmek kastım olsaydı bunu yapmanın binlerce yolu var ama hayatım boyunca hiç saygısızlık etmadim dindar insanlara.Aynı saygıyıı bekleyerek büyüdüm insanlardan.Çünkü iyi bir insan olmak en büyük dindir bence,dürüst,ahlaklı ve doğaya saygılı olmak yeter bir de hiç bir koşulda satın alınabiliyor olmamak.Benim dinim budur.Saygılar.

Özlem Erkaplan 
 25.01.2009 21:50
Cevap :
Yorumsuz kalmak istedim ama "Benim için de din odur!, "Zaten dinlerin tek istediği de odur bence!" diyemeden geçemedim! Yıllardır savunduğum konudur bu: Kimsenin kötülüğünü istemiyorsam, yardım etme isteğim içgüdüselse, merhametim yalnızca kendime değil ise... Bana yapılmasını istemediğim bir şeyi başkalarına yapmıyorsam, korkudan değil, özgür irademle, hatalarımı gördüğümde af dileyebiliyorsam, hatalarını gördüklerimi hoş görebiliyorsam... Kin, nefret yer alamıyorsa yüreğimde... Bir dönemler canıma okuyan biri için beddua etmemişsem ve o kişi yardım istediğinde yardımımı esirgememiş, ama öğretici olma adına sonrasında: "Bu davranışın karşısında kırılmıştım, bana da zarar vermiştin, biliyor musun?" diyebilmek... O kişinin de muhakeme yapmasına olanak tanımak... Fazla mı ütopik oldu? Ama gerçeğim işte bu! Din, inanç... Amaç bu değil mi ki? Ben mi yanlış anlıyorum, bilemiyorum, ama hissettiğim ve yaşadığım doğru bu! Din midir/Dinsizlik midir bilemem, sadece iyi bir insanım!  25.01.2009 22:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1310
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster