Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
486
 

Vakit Geç, Artık Dahilere İhtiyaç Vardır

Vakit Geç, Artık Dahilere İhtiyaç Vardır
 

Kirlilik, lekelenmiş, tozlanmış, etkilenmiş, mülevvesleşmiş  sadece kirli olduğu için değil, toplumun değer yargılarına da aykırı olduğu için sevilmez.  

En önemlisi kirli temizleri de kirletir, kirliyi daima temizlerden ayrı tutmak gerekir.

Eğrilik, eğiktir, yönü değişiktir, çarpıktır düz olması, tamir edilmesi imkânsızdır. Mevcut haliyle bir şeye yaramadığı için sevilmez.

Eğri tamir edilerek, hedefe gönderilse dahi hedefteki isabeti doğru olmaz. 

Delilik, şimdiye hep aşırılık, şiddet patlamalar, nöbetler, varsanım olarak anlaşılırdı.

Meğer delilik öyle sandığımız gibi değil. Gözle görülür ve çarpıcı tepkilerden değil sıradan insanlarda da bulunan özelliklerden oluşuyor.

Bir başka deyişle deli olmak ile delirmek arasında fark var.    

Yıllarca saygın bir hekim olarak görev yapan ve insanların takdirini kazanan, yoğun çalışan bir muayenehane işleten, nazik ve düşünceli insan, Harold Shipman 250 den fazla hastasını özenle öldürüp cinayet işlemiş.      

Psikiyatrisiler onu muayene ettiklerinde bariz "akıl hastalığı" emarelerinden hiçbirine rastlanmamış ve onun“ normal “ biri olduğu belirtilmişti.

Raporun dip notunda ise;  günün birinde ağır suçlar işleyebileceği açıklaması deliliğin ne olduğuna dair insanın bakış açısının değişmesi gerektiği bildiriyor.

Cahillik, 

Cahil âlimi tanımaz, çünkü daha önce âlim değildi. Âlim, cahili hemen tanır, çünkü daha önce o da cahildi.

Cehalet, insanı dünya ve ahret saadeti olan imandan mahrum bırakır. Veyahut da sahip olunan imanın elden çıkmasına sebep olur.

Cahil olarak amel eden kişi, yoldan başka yerde yürüyen gibidir. İnsanı fitneye, yanlışa sürükleyen etkenlerin başı cehalettir.  Çünkü cahil kimselerin kandırılması çok kolaydır.

Cahil, iyiyi kötüden, kötüyü iyiden ayırt edemez. Görüşlerinin neticesi dalâlet, sapıklık ve felâkettir. Cahil, her zaman karanlıklar içindedir.

Cahillerin altı vasfı vardır. 

Her şeyde hemen öfkelenirler. Faydası olmayan şeylerden konuşurlar. Yersiz (yanlış yerlere) sadaka verirler. Sırrı korumayıp ifşa eder ve yayarlar. Dostunu ve düşmanını birbirinden ayıramazlar. Herkese güvenirler.

Cahiller, ölmeden evvel ölüdürler. Cahillerin bedenleri, daha kabre girmeden ceset halindedir. Cahil din adamları, kendi görüşleri ile fetva vererek fitne çıkarırlar, insanları doğru yoldan sapıtırlar. Her asır, önceki asırdan daha bozuk olur. Böylece kıyamete kadar hep bozulur.

Kim bilgisizle arkadaşlık yaparsa, sapıtır yoldan çıkar. İnsana verilen en güzel nimet, akıldır. Bilgisiz kişi, zillete düşmeye mahkûmdur. Cehalet bir binektir, ona binen zillete düşer.

Kötülüklerin en kötüsü cehalet, bilgisizliktir. Cahil, ömrüne güvenir. Akıllı ise, hesapla kitapla yaptığı işlerine göre hareket eder. Cahilin görmesi gözle, akıllı kişinin ise kalbiyledir.

Bilgin/Âlim

Âlimler ölseler bile diridirler. Faydalı ilim sahibi öldükten sonrada iyi bir şekilde anılır. İlim ile yaşamayan kişi, ölüdür, ilim sahibinin kemikleri toprak altında çürüse de, öldükten sonra canlıdır.

İlim rütbesi, bütün rütbelerin en üstünüdür. İlim baştanbaşa bir nurdur, körlere yol gösterir, yüksek bir dağ gibidir.  İlmi isteyen, bütün maksatlarını istemiş olur. İlim yüksek bir makamdır. Ona kavuşulduğu zaman, diğer bütün makamlar yok olur.

Bütün dünya nimetlerini kayıp etsen de, gözlerini kapa, üzülme! Çünkü ilim, Allah’ın yarattığı en hayırlı ihsanıdır

Hadis-i şeriflerde, Bir saat ilim öğrenmek veya öğretmek, sabaha kadar ibadet etmekten daha sevaptır.  Kıyamete yakın ilim azalır, cehalet artar.İlmin azalması âlimlerin azalması ile olur. 

Âlimlerin kalmadığı, azaldığı zamanlarda onların kıymetli kitaplarından istifade edilmelidir.

Kıyamete yakın hakiki din bilgileri azalır. Cahil din adamları, kendi görüşleri ile hüküm vererek, insanları doğru yoldan saptırırlar.

Kirlilerden, eğrilerden, delilerden, cahillerden, Âlim ve bilginlerden gördüklerimizi gördük, duyduklarımızı duyduk. Vakit geç artık dâhilere ihtiyacımız vardır.

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN     

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Vakit geç artık dahilere ihtiyacımız var demişsin. Beni mi kastediyor acaba diye aynaya baktım. Bu, kendini bir şey sanmak değil değil mi? Ben "dahi" olabilirim çünkü birilerini çağırırken Kerim de (Kerim dahi) gelsin diyorlar!

Kerim Korkut 
 14.01.2018 18:48
Cevap :
Kıymetli Korkut; Sizi bidayetten beri dahi ilan ettim.Telli fırçalarımla birlikte geçmiş yıllarda size yazdığım yorumlarımda" Kerim Korkut bir dahidir" demiştim.Ancak sayı olarak yetmiyor, bir kaç dahi ile bu gemi yürümüyor.İlim sahiplerinin çoğu doğruyu kendi kirli istek arzularına uygun ve başkalarının ceketine yama olmak için bize eğri olarak öğrettiler.Bilim sahipleri ise bakıyorum hiç bir icatları yok.Mevcutlardan umudumuzu kesmeliyiz yeni dahilere acilen ihtiyaç vardır.Hiç heveslenmeyin mutlaka telli fırçalar gerektiren bir yazınızı okuyacağım. Unutmayın ki seven dostlar sevdiklerini yüreklerinin ortasında nakış ederler.Sizde yüreğin ortasında nakış edilmişsiniz. Nakış çok zor sökülür.Saygılar sunuyorum.Hep sağlığınızı, daima mutluluğunuzu diliyorum.   14.01.2018 19:38
 

Cahil olup da cehaletini kabul etmeyen sabit fikirlilerden bu gün olmasa da yarınlarda zarar gelebilir. Bizim akıl sağlığımız şükürler olsun bugünlerde iyi ama yarınlarda ne olabileceğini tahmin edebilir miyiz? Beden gibi akıl da hastalanabilir, buna delilik diyorlar. Akıl sağlığını korumayı kişi kendisi belirleyebilmeli, kendisiyle devamlı savaş halindeki kişileri bu konuda tehlikeler bekliyor, selamlar, sağlık ve mutluluklar kardeşime...

Yurdagül Alkan 
 12.01.2018 12:55
Cevap :
Kıymetli Yurdagül Alkan; Bilim ve ilim sahibi olanlar topluma doğruları anlatmadılar ve toplumu doğru şekilde bilgilendirmediler.Gerçekleri benlikleri uğruna değiştirmeyen dahilere ihtiyacımız var.Başımıza ne geldiyse doğruyu kendi çıkarları için eğri yapanlardan gelmiştir. Saygılar sunuyorum.Size ve kıymetli evlatlarınıza sağlık ve mutluluk diliyorum.   12.01.2018 20:39
 

Değerli yazarım sevgili Burakgazi, cehaletin, cahilin kendisine birlikte yaşadığı çevreye ve tüm topluma verdiği zararı konu eden harika yazınızın hiçbir satırını yadsımak veya olumsuz irdelemek mümkün değildir. Alimlerin sesine kulak tıkamış, yasalara, teammüllere ve geleneklere aykırı kendi yorumları ile karanlıkta ilerlemek isteyen bu yorulmuş ve gelişmemiş aklın verdiği zararları telafi etmek de olanaklı değildir. Sayıları giderek artan bu zavallı güruhun, sessiz ve sayısal azınlıktaki diğer kesimin hukukuna da mani olarak, haksızlığın tecellisine onay vermiş olurlar. Din ışıktır. Bu ışığın insanları doğruya güzele götürdüğü yadsınamaz. Ancak, dini hükümleri yanlış yorumlayan ve toplumun aklını durduran din adamlarının bu garip fetvaları da üzüntü, öfke ve karamsarlık yaratır. Saygı ve selamlarımı sunuyor, yeni yılın size aile efradınıza ve ulusumuza hayır ve mutluluk getirmesini diliyorum.

Refik Başdere 
 07.01.2018 21:36
Cevap :
Kıymetli Refik Başdere;Yazık oldu ülkemize ve toplumumuza. doğruyu eğri ettiler bize doğru budur dediler.İnandık, güvendik iş işten geçtikten sonra uykudan uyandık hay hat.Düşünüyorum bu güne kadar hangi buluşu bulduk, dünya devletleri bizi neyle birbirine gösterecek.Sözde din adamları bir yerlere yama olmak için ne ilmi ne de bilimi doğru olarak bizden öncekilere ve bize bildirmediler.Hep bizi uyuttular.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.  08.01.2018 22:15
 

Bayraklarında tanrı logosunu taşıyan Suudi Arabistan bir din devletidir.Laik değildir,ama laik ülkelerin çok çok gerisindedir.Sanatta,bilimde,sporda hiç bir başarılarını duymadık.Teknolojide de öyle,en geride yerlerini alırlar.Yani Allah'ın adını taşıyan bayrakları hiç en yüksekte yerini alıp dalgalandı mı?Hayır.Çünkü dahileri yok,olmadı da hiç.Devlet dini sembollerle geriler,çünkü din kültürleşmiştir oralarda.Ortadoğu'nun kan gölüne dönmesi de bu yüzdendir.Cehalet yüzünden kirlilik ve yalan had safhadadır...Çağımızın acısını ne güzel dile getirmişsiniz!Elinize sağlık Burakgazi bey dostum.Selam ve saygılarımla sağlık içinde kalınız.

Abbas Oğuz 
 07.01.2018 12:26
Cevap :
Kıymetli Abbas Oğuz;Hep kandırıldık, sözde aydınlığı gösterdiler meğer karanlıkmış.Kendi kirli emelleri uğruna toplumun tümüne zarar verdiler.Henüz doğru dürüst bir buluşumuz yoktur.Ne zaman olacak ve dünya ne zaman bizi parmaklarıyla gösterecek.Bunun nedeni ezelden beri devam eden siyasi çıkardır. Bir yerlere yama olma isteğidir.Göze girme çabasıdır.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   08.01.2018 22:12
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 573
Toplam yorum
: 6794
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1622
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster