Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Eylül '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
267
 

Vakit geldiğinde...

Vakit geldiğinde...
 

Damarlarını kesseniz kırmızı-beyaz akar...

Bursa Nutku yazılıdır okul defterlerinin ön sayfalarında...

" Genciz, Güçlüyüz, Atatürkçüyüz ! " sloganı kazılıdır zihninde...

"Bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunmaz" diyerek, bilgi sahibi olmayıp da fikir üretmeye kalkanlara inat okur...

Yüreği yanıp tutuşur vatan sevdasıyla. Kaynayadan kanı titetir bedenini. Kimisinin gücü yetmez belki fikirlerini uygulamaya. Canı sıkılır... Kasvet çöker... Çaresizlik koyar. Olup bitenlere karşı kendini eli kolu bağlı gibi hissetmenin verdiği suçluluk duygusu acıtır canını ve kimi zaman gözlerinden akan yaşlara mani olamaz. Ata'ya mahçubiyet vardır. Ama hiçbir zaman gücünden, karakterinden, doğrularından ve inancından ödün vermez. Her zaman dik durur.

Bazen harekete geçmek için bir kıvılcım bekler. Ona öncülük edecek bir lider arar gözleri. Lakin her zaman bir lider çıkmayabileceğini de bilir. İşte o zaman lider kendisi olur. İnancının, Atatürkçülüğün vermiş olduğu olağanca kuvvetiyle yola koyulur. Bu yolda vereceği son mola darağacı da olsa, bayrama gider gibi geçirir ipi boyuna. Başı dik, alnı aktır. Üzerindeki bembeyaz gömlek gibi...

Yaşadığımız son dönemlerde AB'ye katılabilmek umuduyla satışa çıkarılan milli değerlerimizi gördükçe vicdanı sızlar. Çünkü onun hafızasında hep aynı diyalog yatar.
Cumhuriyetin ilanından sonda bir gazeteci Mustafa Kemal'e Birleşmiş Milletler'e katılmak amacıyla başvuru yapılıp yapılmayacağını sorar. Ata'nın cevabıysa nettir:
" Bize henüz böyle bir teklif gelmedi. Eğer teklif gelirse şartlarımızı ortaya koyar, kabulü halinde gereğini yaparız. "

Tam bağımsızlık vardır onda. Mandaya, emperyalizme tahammülü yoktur.

Tarihin en şanlı ordusunun mensuplarının başına çuval geçirme cesaretini gösteren ve bu karşılık hiçbir tepki "gösteremeyenlere" kaşlarını öyle bir çatar ki...

Bu ülkenin başbakanı, bu şanlı ordunun askerleri için "Askerlik yan gelip yatma yeri değil" dediğinde kan beynine sıçrar. Çünkü bu vatan topraklarının her karışı, o "yan gelip yatan" şehitlerin kanıyla sulandı.

Yine bu ülkenin başbakanının, yine bu ülkenin çiftçisine, işçisine hakaret ettiğini görünce yine çatar kaşlarını. İçi acıyarak... Çünkü ona göre köylü milletin efendisidir.

Ona göre istikrar, bağımsız bir ekonomiden geçer. Yüzde 40'ların üzerinde yabancı sermaye barındıran bir ekonomide, IMF'nin dilediği gibi at koşturduğu bir ekonomide asla istikrardan söz edilemez.

Onun fikri hür, vicdanı hürdür. İnançlarını dilediği gibi yaşar ve kimsenin maneviyatına da dil uzatmaz. Uzatanlara gereken cevabı verir. Bağnazlığın, yobazlığın, gericiliğin, irticanın bu ülkenin laik yapısına verebileceği zararlara karşı gerekirse bedenini siper eder.

Atatürk ilke ve devrimleriyle kurulan bu vatanın milli ve değişmez değerlerinin karşısında duran her türlü iç ve dış tehdide karşı olağanca kudretiyle savaşır.

Böylesine yüreklidir Atatürkçü gençlik...

İtilip kakılacaktır her zaman. Onu sevmeyenler, devre dışı bırakmak isteyenler tarih boyunca olmuştur ve olacaktır. Ancak o hiçbir zaman yılmayacak ve dimdik duracaktır. İnancından ve azminden vazgeçmeyecektir. Çünkü onun yolu bağımsızlık yoludur. Demokrasi yoludur. Atatürk'ün yoludur. Her zamanı alnı aktır.

Şimdilerde ise Atatürkçü gençlik suskun. İzliyor, görüyor ve her zamanki gibi adımlar için uygun zamanı bekliyor. Uygun zaman geldiğinde, harekete geçme vakti geldiğinde kendine bir lider bulacak gençlik. Şayet böyle bir lider çıkmazsa, işte o zaman yine kendisi lider olacak. Her geçen gün karanlığa itilen ülkemizi aydınlatabilmek, minik bir kıvılcım olabilmek uğruna yine canını ortaya koyacak.

Özetle, işte 21. yüzyılın susturulmaya çalışılan Atatürkçü gençliği...

Yolumuz açık olsun...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Teşekkür ederim beni kırmamış yazmışsın, ancak bu gençliği neden göremiyoruz ortalarda?

sedataydın 
 06.09.2007 18:41
Cevap :
Başlıkta ve yazımın belirli bir kısmında değinmiş olduğum bir "vakit" söz konusu. Bizim yol göstericimiz, atacağı her adım için en uygun zamanı bekledi. Biz de bekliyoruz. Bunu anlayabilmek için bu ruhu taşımak gerekir. Ayrıca gençlik ortalarda. Tandoğan'daydık. Çağlayan'da... İzmir'de... Ama görünüyor ki meydanlara dolmak yeterli değil. Bende bu gençlerden birisiyim ve meydanlardan sonra şimdide fikirlerimi diğer insanlarla paylaşmak için bu platformdayım. Üstelik bugün gençliğin pasf olduğunu düşünen büyükler varsa, bunun nedeni yine kendileridir. Gençlere Atatürkçü düşünceyi aşılayamayanlardır. Gençliğe laf atabilmek için gençliğe her türlü ışığın tutulmuş olması gerekir. Hatayı biraz da kendilerinde aramalılar. Oturup bir düşünsünler hele "biz gençlik için ne yaptık" diye... Ülkemizin gençleri ne yazık ki kendi kendilerini yetiştirmek zorunda kalıyorlar. Eğer yetersiz olduğumuzu düşünenler var ise buyursunlar çorbaya bir tutam da onlar tuz eksinler. Saygılarımla.  06.09.2007 21:49
 

Aynı yoldayız... Bizler hiç eğilmedik... Hayatıyla bizlere örnek olan da eğilmemişti... Sevgiyle...

Barış 
 06.09.2007 16:24
Cevap :
Biz de eğilmeyeceğiz zaten Barış abi...Sevgiyle...  06.09.2007 18:49
 

Tüylerim diken diken okudum yazını Deniz feneri. İçim sızladı, ağladım neredeyse. Bu güne kadar gelmemizin nedeni Atatürk ruhunun iyi anlatılamaması, aşılanamamasıdır bana göre. Onun hangi tarihte kaç düşmanı denize döktüğünden çok onun mücadeleci, azimli, ruhunu aşılasalardı bize bu günlere kadar gelmezdik diyorum. Fakat o gün bu gündür işte. Asıl bugün başladık Atatürk' ü anlamaya ve anlatmaya diye düşünüyorum. Yolunuz açık olsun. Her zaman yanınızdayız.

Ayrıntıda gezinmek 
 06.09.2007 13:47
Cevap :
Teşekkür ederim. Ancak biraz daha zaman gerektiğini düşünüyoruz. Derdimizi anlatamayıp bizi hor gören insanlar biraz daha hatalarının farkına varsınlar hele. Gerisi malum...  06.09.2007 14:00
 

Sizlerin varlığını ve inancını bilmek, görmek bizlere güç veriyor. Yolunuz açık olsun sevgili genç. Yorulsanız dahi, takipten asla vaz geçmeyin.Sevgilerimle...

Haluk Seki 
 06.09.2007 12:57
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim..Bizler hep vardık ve hep var olacağız.Önemli olan yorgun iken dik durabilmek. Saygılarımla...  06.09.2007 13:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 291
Kayıt tarihi
: 01.09.07
 
 

1988 Gölcük - Kocaeli doğumluyum. 19 yıllık Gölcük yaşantımın ardından, şu an Bodrum'da devam edi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster