Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ekim '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
445
 

Van'daki deprem sonrası sadece binalar değil, insani duygularımız da çöktü! Bilanço çok ağır!

Van'daki deprem sonrası sadece binalar değil, insani duygularımız da çöktü! Bilanço çok ağır!
 

Van’da ki büyük deprem felâketini başından beri takip ediyorum. Tablo değişmedi. Türk insanının yapısı aynı. Rant’ın olduğu yerde geçmişten ders almak falan yalan! Kâğıt gibi çöken binalar, denetimsizlik, cehalet! Ruhsat veren kurum hangi siyasi partiden olursa olsun tablo aynı. Buyrun BDP’li bir belediye ve yüzlerce ceset…

Depremin oluş saati 13.41. Televizyon kanallarında Erciş’ten sağlanan bağlantılarda (Saat 16.00 itibariyle) ve sonrasında korku ve panik halinde ki yöre halkından şikâyet diz boyu! Şu saat oldu yardım gelmedi feryatları. Oysa ki o saate kadar ilgili bakanlar, Kızılay, Sivil Savunma ekipleri, Sağlık Bakanlığı ambulans helikopterleri ve ambulanslar, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Mehmetçik Van’a hareket etmişti. 16.30’da da Başbakan İstanbul’dan hareket etti. Havaalanı ilk belirlemelerde hasarlıydı bir süre sonra hizmet görmeye başladı. Kara ulaşımı aksadı çünkü yollar yarılmıştı! Vanlılar hatırlamazlar, 1999 depreminde İzmit’e 24 saatte ulaştık. Bakırköy’den Avcılara gidemedik… İletişimimiz ve elektrikler çok uzun süre kesikti. Bu sadece bizde mi böyle hayır. Bu denli büyük şiddette ki depremlerde Japonya da bile tablo hemen hemen aynı. Hafızanızı tazeleyin. 11 Mart 2011 tarihinde 8.9 büyüklüğünde ki depremde günlerce iletişim aksadı. Gıdasız ve susuz kaldılar. Miyagi eyaletinde ölü sayısının 10 bini geçtiği ifade edildi. Japonya gibi deprem bilincinin yerleşik olduğu bir ülkede bunlar yaşanıyorsa şu dakikaya kadar yapılanlara nankörlük etmek yanlış! Sefaleti, ihmali, beceriksizliği 1999 depreminde yaşadık. Bir nebze olsun ders alınmış olmalı ki çabuk organize olundu. Bundan sonra neler olacak hep birlikte göreceğiz. Yardımlar yerine ulaşacak mı yoksa depolarda mı çürüyecek, nakdi yardımlar doğru adreslere ulaşacak mı(!), halkın barınma, ısınma, gıda ihtiyaçları iklim koşulları göz önünde bulundurularak acilen giderilebilecek mi? Yoksa ilk panik geçtikten sonra kaderlerine mi terk edilecekler…

Korku, panik dolu gözler, ağlayan çocuklar, yalın ayak sokağa fırlamış insanlar, göçük altında yardım bekleyen yaralılar, yeni doğan bebekler ve hayatını kaybeden niceleri… 25-30 saniye önce yudumlanan çaylar, hafta sonu mahmurluğu, yenilen öğlen yemeği, bir bebeğin gülücükleri, sınav için ders çalışan öğrenciler, 1 dakikadan az bir süre sonra bambaşka bir tablonun içinde buldular kendilerini…Soğuk, acı, kapkara, çaresiz ve bilinmedik…

“Devletimizden acil yardım bekliyoruz. Cesetler sokaklarda, göçük altından inleme sesleri geliyor. Allah rızası için yardım edin!” feryatları yankılanıyordu dün tv kanallarında… Bu ses kime ait olursa olsun(!) koşmak zorundayız. İnsan olarak, kültürümüz, inancımız gereği koşmak zorundayız. Temkini elden bırakmadan…Hatırlayın, 1999 depreminde Türkiye’nin her köşesinden talan etmeye gelen insan doluydu deprem bölgeleri.

Bu deprem sonrasında vicdanlarımız büyük yara aldı. Toplumun her kesiminden kin ve öfke dolu söylemler yükseldi! Yükselmeye de devam ediyor. Sukûnetle karşılamamız ve yargılamamamız gerekiyor bence. Şehitlerimizin kanı soğumadı daha… Bir yanda deprem felaketi diğer yanda sınır ötesi harekat’ dan gelen şehit haberleri… 2011 seçimlerinde %48.70 ile 4  bağımsız milletvekilini (BDP) kendilerini temsil için TBMM’ye göndermiş bir il var karşımızda… Askerimizin, polisimizin şehit olduğu, Başbakan’ın gitmesinden rahatsız olan, protesto için kepenk kapatan bir il… Haksızlıklara karşı durmayı ya da hak aramayı taşla, sopayla, silahla, kan dökerek elde etmeye çalışan bir zümre var. Ne kadar sağduyulu olursak olalım yıllardır akan kanın sonucudur bugün toplumu bu hale getiren. Acı görmeyen, duymayan, gazi, şehit verilmeyen aile yok denilecek kadar az.

Her ne olursa olsun, gün bugün. Seçtikleri ve ‘seçtiklerinin desteklediği’ terör örgütü PKK bu gün yanlarında değil! Taşla, sopayla karşı koydukları güvenlik güçleri ve Mehmetçik yanlarında. Türk Bayraklı Türk Kızılay’ı yardımlarına koşuyor. Çünkü biz TÜRK HALKIYIZ. Bizden olmayan bizim yaralarımızı saramaz! Ölümü, öldürmeyi kanıksayanlar vicdan azabı çekmezler. “Yaralımız var.” feryadına “Sıkın kafasına” diyen bir zihniyet  için, göçük altında kalanın inlemesi kuru gürültüdür! Cennet vaat edenlerin yarattığı cehennemde onlara yardım elimizi uzatmalı ve birlikten güç doğduğunu hissettirmeliyiz. Ön yargılarımızı bir kenara bırakarak…

Tüm Doğu ve Güneydoğu illerinin ve PKK’ya destek verenlerin bu felâketten ders çıkartması gereken çok önemli saptamalarımı paylaşmak istiyorum. Türk halkı yüce gönüllülüğünü bu olayda ortaya koymuştur. Türkiye’nin Doğusundan Batısına, Kuzeyinden Güneyine her ilinden, her kesimden yardımlar yağmaktadır afet bölgesine. Bundan sonra atacakları adımlara ve takınacakları tavırlara dikkat etmeliler. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vatandaşı olarak ülkenin bölünmez bütünlüğüne sahip çıkmaları, terörle mücadelede omuz vermeleri gerekir. Vermezlerse ne olur, yalnız kalırlar… Sosyal paylaşım sitelerinden birinde 10.307 kişinin hemen hemen birbirinin aynı yorumlarından bazıları;

- O kadar şehidi toprak sessizce kabul edemezdi. O da sarsıldı!

- Van Belediye Başkanı bak, yardımı, terörist cenazesinde yanında posterini taşıdığın apodan değil, devletten istiyorsun. Anladın mı şimdi?

- Nedense hiç üzülmedim Van'daki depreme. Yalnız orda yaşayan devlet memurlarına ve ünv.öğrencileri hariç. Gülten kışınak o. Gelsin kurtarsın asıl bu deprem Diyarbakır'da olmalıydı daha çok sevinirdim…

- ALLAH DAHA BETER ETSİN ŞEREFSİZLERİ ENKAZDAN PKK BAYRAKLARI ÇIKIYORMUŞ KASA KASA MAYINLAR KALEŞNİKOF SİLAHLAR, APO PİÇİNİN BAYRAKLARI ÇIKIYOR. ALLAHINI SEVEN VATANINI SEVEN BUNLARA YARDIM ETMESİN.

- Şehitlerimizin kanlarını Allahu Teala yerde bırakmadı. O kadar çok beddua ettik ki tuttu beter olsunlar

- Gitsin pkk dan yardım istesin pislik nankörler

- allah belalarını versinn çok mutluyummmmm valla

- Kurtarsın bdp nin milletvekilleri ve apoları :)) köpek gibi yalvarırsınız işte ilahi adalet bu olsa gerek ;)

- Yardıma gelen polise askere iş makinasına ambulansa molotof atsanıza .

Bu liste uzayıp gidiyor… İnfialler görsel medyada da bundan aşağı kalır değil.

Habertürk spikeri Duygu Canbaş'ın canlı yayında "Tüm Türkiye, her ne kadar Van'dan da gelse haber, üzüldü..."

ATV’de Müge Anlı'nın sosyal medyada da tepki çeken  sözleri:

"Her fırsatta küçücük çocuklar tarafından taş attırılan polisler, olay yerine gelip ilk müdahale edenlerdi. Mehmetçik... Bizim Selcan'ın erkek kardeşi de Van'da askerlik yapıyor. Ona ve tüm askerlerimize hayırlı teskereler diliyoruz. Allah da askerimize polisimize zeval vermesin. Onlara taş atanların da elleri kırılsın. Canımız istediğinde kuş avlar gibi taş atıyoruz. Dağlarda vuruyoruz. Sonra bir şey olunca da asker gelsin, polis gelsin diyoruz. Dengeleri kuralım. Zor günlerde canım cicim. Kuş avlar gibi avlamayalım bunları. O kadar kolay değil. Herkes haddini bilecek..."

Yazımda da belirttiğim gibi bu olayda vicdanlarımız büyük yara aldı. Arada çatlak sesler çıksa da Türk halkı ve Devlet; tek Vatan, tek Devlet , tek Bayrak çatısı altında birlik beraberlik içinde olduğumuzu, içerden ve dışarıdan yıkmak isteyenlere gösterdik.

Bu yazıyı tarafsız yazabilmek çok mu kolaydı HAYIR! Ama şunu biliyorum ; onlar bu hale neden ve nasıl geldiler?

Bu yazıyı yazmam gerekli miydi? Evet. Ekranlarda enkaz altında insanlar, sokakta ağlayan çocuklar, feryatlar, korku, panik ve çaresizlik koca kenti kaplamışken; sosyal paylaşım sitelerinde insanlar nefret kusuyorsa, halk ortak acılar karşısında bu denli duyarsızsa (Şehit verdiğimiz günlerde yayın akışını değiştirmeyen radyo , televizyon kanalları ve program yapımcıları gibi…) bu gidişatın gidişat olmadığını anlatmak, depremin öteki yüzünü görmezden gelmemek gerekiyor. Ne oldu da bu hale geldik sorusunun cevabı ise büyüklerimizde!

“Dünyanın en tehlikeli hali, cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir.” GOETHE

Bu sözden hareketle aklı başında insanlar olmak ve şehitlerimizin hemen ardından yaşadığımız bu sınavdan alnımızın akı ile çıkmak durumundayız…

Tüm Vanlılara geçmiş olsun. Yaralılara acil şifalar, yakınlarını kaybedenlere sabır, vefat edenlere Allahtan rahmet diliyorum.

24.Ekim.2011

Nurcan Çelik Yalun

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1317
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster