Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
513
 

Var mısınız " dayağı " yasaklamaya?

Var mısınız " dayağı " yasaklamaya?
 

Fiziksel şiddet insanın doğasında var. Onun da sayısız nedenleri var. Uzaktan bakılınca, ayıplanası bir durum. Küçültücü ve çağdışı. Ancak her insanın içinde bir yerlerde bu türden eğilimler de kodifiye durumda. Önemli olan onu köreltebilmek. Bu da eğitimle ve sosyalleşmeyle ilgili. Ailede, okulda, askerde, sporda fiziksel şiddetin envayi çeşidine tanık oluyoruz. Gelişmekte olan toplumlarda bir ölçüde daha fazla görülse de dünya halen "ideallerin" dünyası değil. Fiziksel şiddetin savunma mekanizmaları içinde caydırıcı olarak rezev edilmesi bile başlı başına bir utanç. Nerede kaldı ki tehditi, yok etmeyi alışkanlık haline getiren barbarlık. Yazık ki onun da yaptırımı etkin değil. Altta kalanın canı çıkıyor baksanıza!

Bu yazıda aile içinde özellikle de çocuklar üzerinde uygulanan şiddetten söz etmek istedim. Sıkılarak, tabii ve çok üzücü bir durumdur ki bu memleketin "bebeleri"nden büyük bölümü evlerinde dayak yemektedirler. Bu ciddi bir olgudur, araştırmalara da yansımaktadır. "Eti senin kemiği benim" gibi gelenklerin içine yetrleştirilen en olumsuz inanışlar, bu tabloyu desteklemektedir. Şükür ki buna karşın toplum son yıllarda bilinçlenmeye çalışılmakta. Ama bir türlü genel şiddet eğiliminden de arınamamakta.. Bu anlamdaki şiddeti körükleyen ilişkiler ve işleyiş yumağının ortasındayız. Kentlerimizde sosyal geçişin etkileri aileler üzerinde yansımakta. Köylerimiz ise uzunca süredir "eğitim ve toplumsal kalkınma seferberliği" anlayışı bakımından terkedildiği için, aile içi büyükten-küçüğe ilişkilerde şiddet formu tahtını yer yer korumakta. Gerçi dediğim gibi belli bir bilinçlenme de var. Yasa yapıcılar örneğin, çocuklarına ölçüsüz veya fiziksel şiddet uygulayan ebeveynlerin uyarılmasından başlayan ve daha da ötede yaptırımlar vaaz ettiler. Ama sosyal kontrol mekanizması olarak konu komşunun başka ailelerden çocukların maruz kaldığı şiddeti "ihbar" etmeleri çok güç. Bu da bir eğiti ve sosyalleşme sorunu. Kaldı ki ille yaralarımızı batılılar gibi sarmaya da mecbur sayılmayabiliriz. Ama ortada ciddi sorunlar yaşayan ve ergenlikleri baştan malul olmuş çocuklar da yaratıyoruz ve bu ciddi sorun. Bunun süspansiyonunu aileleri bilinçlendirerek, okullarda öğretmen-veli iş birliğini artırarak kalanı da kitle iletişim araçlarındaki olumlu örneklerle sağlayabiliriz.

Bir de tabii, sosyal ortam var. Orada devletin ve özlein kreşleriyle, yurtları, pansiyonlarıyla yalnız fiziksel donanım açısındsan mükemmeliyeti gözetmesi değil aynı zamanda oraları gereçek eğitmen ve namuslu denetmenlerle birer sevgi yumağı haline getirmesi gerekir. Siz de çocuklara yönelik fiziksel şiddete "hayır" diyorsanız... Gelin hem çocuklarımız hem de toplumda "dayağı yasklama" talebinde bulunalım. Çocuklar da anneler de kimseler de "dayak" yemesin" Dayağı bir dayanak olmaktan çıkaralım. Yaşamımızdan onu kovalım. İnsanlığımızın tadını artıralım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Geçmişi gözönüne almıyoruz sonra da 'neden bu şiddet' diye düşünüyoruz. Sadece eteği kısa diye devletin güvenlik kuvveti bir çocuğu dövüyorsa o gence ilerde neden çocuğunu dövüyorsun deme hakkına sahip değilsiniz. Bu konuda ama sadece bu konuda çalışacak bir birim kurulmalı. Şiddet gören çocuğun ailesini ihbar edecek mevki bulamıyorsunuz. Herkes bir yere yönlendiriyor. Sonuçta boş elle eve dönüp çocuğun dayak yemesine, psikolojik işkence görmesine katlanıyorsunuz. Yani yapılacak çok şey var çok.

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 19.09.2006 18:06
Cevap :
Beyhan hanım, çok teşekkürler. Yazımı tamamlayıcı olmuş katkılarınız. Size katılıyorum. Saygılarımla. BK  02.11.2006 17:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 374
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 480
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster