Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Eylül '08

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
385
 

Var sen asıl küreklere

Var sen asıl küreklere
 

"resim:Papatya650""Şeytan Sofrasında gün batımı"


Çek kürekleri kayıkçı!.. Daha fazla kalamam aşkımın yeşerdiği bu belde de. Yaz bitti, aşk gitti. Bir hoş seda kaldı geride…

Bir yıldız kaydı yüreğimden “elveda” dediğin o gece. Ellerini, avuçlarımın arasından çekip de gözlerime bakmaya cesaret edemediğin o gece aşkın düştü gözümden…

Yalandı demek sevdan, kulağıma fısıldadığın aşk sözcükleri, sıcacık gülümseyişlerin, derin bakışların, hepsi yalandı demek… Öyleyse şaşmamak gerek. Sıcak bir yaz gecesi kavurup da yüreğimi terk etmen beni, kader değildi. Daha ilk başından biliyordun sen, bu ilişkinin nasıl sonuçlanacağını… Planlamıştın… Bir yaz aşkı, bir gönül eğlencesi olacaktım senin için… Oldum da…

Kaçıncı kişiydim ben aynı şekilde terk edilen, sana delicesine inanan, yürekten seven ve sukutu hayale uğrayan… Söyle kaçıncı kişiydim, ağına düşen, gönül defterine ismini yazdığın… Arkasından güldüğün, alay ettiğin, aldatmanın şerefine kadeh kaldırdığın, zaferini kutladığın…

Arkanı dönüp de çıktığın anda o kapıdan yüzümü unutuverdiğin, sesimin tınısını yok saydığın, gözyaşlarımın kalbini yumuşatmadığı, hiç iz bırakmayan zihninde… Hadi söyle, kaçıncı kişiydim ben.

Büyüdüm sayende… Acı büyütüyormuş, ayrılık olgunlaştırıyor …

Oysa sen değil miydin hayatıma teklifsizce girmesine izin verdiğim tek kişi, gönlümün kapılarını sonsuza kadar açtığım, yüreğime ismini yazdığım, hayatımın sonuna kadar birlikte olmak istediğim, böylesine sevdiğim, düğüm düğüm sevgimi bağladığım… Ve… Yanıldığım… İlk defa bir insan hakkında bu kadar yanıldım. Nasıl bir maske taktıysan yüzüne öyle bir gizledin ki gerçek yüzünü…

Sana değil kızgınlığım kendime… Bu terk edilmeyi hak ettim ben yüreğimi sana açtığım o anda…

Aklıma girdin önce, sonra kalbimi çeldin, yerleştin gönül köşküme… İnandırdın hep orada kalacağına…

Önce aşkı yaşadım şimdi hüznü… Sana kızgın değilim kader… Kendim ettim, kemdim buldum, biliyorum…

Artık yalnızım gökyüzündeki yıldızlar kadar… Varsın bir yıldız, bir yıldız daha kaysın yüreğimden… Bu gece de bitecek, yarın güneş doğacak nasıl olsa… Bu gece… Bu gece… Yüreğimden bir bir kayan yıldızlar, gözyaşlarıma bulanacak önce sonra suya düşecek, sanacaksın ki yakamoz parıldıyor suyun yüzünde… Oysa yıldızlarım dibe vuruyor… Oysa vuruyor, vuruyor, vuruyor can evimden vuruyor… Binlerce kez gözümden düşüyor aşk…

Çakmak çakmak dağladığın kalbim…

Allah kahretsin yine de çekip gidemiyor bu yürekten senin sevdan.

Hey kayıkçı sen de daldın … Aşık mısın yoksa… Boş ver aşk denen şey koca bir yalan, düşersen içine sokuverir zehirli bir yılan… Var sen, asıl küreklere… Hadi be kayıkçı çek kürekleri çek…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

dokunaklı bir hikaye... şeytan sofrasında hangi tarihlerde bulundunuz acaba?

hekimoğlu16 
 05.09.2008 16:45
Cevap :
http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=127950 bu sayfada anlatmıştım...03.08.2008-09.08.2008 tarihleri arası oralardaydım...Sevgiyle kalın.  05.09.2008 17:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 747
Toplam yorum
: 1755
Toplam mesaj
: 225
Ort. okunma sayısı
: 761
Kayıt tarihi
: 13.06.07
 
 

Ankara'da doğdum. İlk, orta, lise ve üniversite eğitimimi Ankara'da tamamladım. AÜİF iş idaresi b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster