Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '10

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
1201
 

Varoluş amacımız

Varoluş amacımız
 

Nedir Dünya’da varoluş amacımız? Milyonlarca senelik insanlık tarihinde şööyle kısa bir süre uğrayı mı verdik buraya? Ve ne(ler) yapacağımız tamı tamına yazılı, belirli mi? Yoksa belirli noktalarda, yol ayrımlarında seçme şansımız var mı? Seçim yaptığımızı sanırken aslında o da mı yazılı daha önce yani o da mı kader? Peki ya başımıza gelenler... Diyelim ki dürüst, çalışkan, dedikodu yapmayan, insanlığa katkıda bulunmaya çalışan, kural ve yasalara uyan, vergisini de ödeyen bir insansın benim gibi, ama başına bazı garip şeyler geliyor. O zaman reenkarnasyona ve geçmiş yaşantılarda yaptıklarımızın ceremesini mi çektiğimize inanmalıyız?

Kimi öğreti de diyor ki belirli DERSler almak içim geliyoruz dünyaya. Benim almam gereken ders acaba YALNIZLIKa alışmak mı? Elli yaşına gelip hala yalnız ve o anda yapacak bir işi olmadığında korkan, sanki kendine acıyan, adeta bir paniğe kapılan ben! Almam gereken ders buna alışmak mı yoksa tam tersine yalnızlıktan kurtulmayı becermek mi?

Belki de mesele yalnızlık değil, boşluk. Boş kalmamalıyım. Muhakkak bir şeyler yapmalıyım. Boş kaldığımda geliyor bu acaip duygular Bunun nasıl bir şey olduğunu betimlemek bile çok zor. (Hindistan’a gidip bir aşramda buna alışmak en iyisi belki de). Zaman zaman terapiye gitmekle beraber ben artık kendime terapi pek önermiyorum... Henüz ve hala fayda bulamadım... Psikoloji ve psikiyatriye yani bilimsel yollara inanan biri, bir bilim insanı olarak, adeta giderek <ı>bir ders almak için (yani bir şey öğrenmek) için burada olduğuma da giderek daha çok inanıyorum. Yoksa nasıl açıklayabilirim şu beter hastalıkta bile kardeşim olacak kişilerin ilgisizliğini! :( O kadar uğraşıp hala yalnız ve boş kalmayı...

Kalabalık tatil yapalım dedik (kalabalık dediğim de 4 kişi, biri oğlum biri ben). Aylarca planladık hastalık sırasında; zar zor çıktığım depresyon 4-5 günde soktular beni bavulumu alıp uçağa atlayıp eve geri döndüm. Şimdi arabasız, çaydanlıksız, ketılsızım...!!! Burada alınacak spesifik ders, sana negatif enerji verdiğini bildiğin kişilerle bunu defalarca denemiş biri olarak, plan yapmayacasın hele ki böyle 20 günlük tatil planı. Benimki tam bir aptallık oldu).

O kadar çok soru var ki! Soru sormamanın biri yolu günün 24 saatini, haftanın 7 gününü işle güçle doldurmak. O zaman düşünecek, soru soracak zaman ve hal kalmıyor. İşte bu sebeple emeklilikten sonra ve insanlığa da faydalı olmak için bilabedel Üniversite’de ders veriyor olmam, sevilen bir hoca olmam bir noktaya kadar iyi, hoş... Ve bunlar benim yaşamdaki amaçlarım –birilerine faydalı olmak, katkıda bulunmak, şimdi Üniversite’de sonra kimbilir nerede —genel ve üst amacı, var oluş amacımızı bulamıyorum... O kadar okumaya, düşünmeye, terapilere gitmeye rağmen, erdemli insan olmaya rağmen <ı>huzuru bulamamak o hiç inanasım gelmeyen yeniden doğuşa bile inandıracak beni...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1133
Kayıt tarihi
: 09.09.07
 
 

2011 Şubat'tan beri çalışmıyorum. 30 sene çalıştım. Üniversitede, özel sektörde, serbest olarak....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster