Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Eylül '06

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1190
 

Varoluş

Varoluş
 

Sevmek için ne yaptıksa, kendisini sevdiremeyen dünyanın köhnemiş kabukları arasında insanoğlu, bir ''Yaşantı'' peşinde ''Bitmeyen'' kavgasını yapıyor. Milat öncesinden sürüp gelen yaşantı ile, yirmibirinci yüzyıla merdiven dayadık, hala bu didişmeler devam etmekte... Sonu yok!... Bir şeyin bir ilki, bir ortası, bir de sonu olmalı değil mi? Bir şeyin ilkini, sonunu bilmesine biliyoruz. Sonunun nereye dayanacağını da, ilahi takdire bırakırken, aaaa! bir de bakmışız,''Başa'' dönmüşüz... Alın bakalım. Burdan yakın... Peki buna ne ad konur acaba? Velhasıl, saksıya diktiğimiz çiçek boy atmaktadır. Dökülen su, toprakta kaybolmaktadır...

Hayat ''Her gün yeniden başlar'' sözü, boşuna söylenmiş söz müdür? Böyle diyenlere ''Sahi mi?'' demişizdir bir keresinde.İnanmışızdır...Fakat ''I-ıhh'' demeyenlerle birlik olup, gülüp geçmişizdir. Sonrası? Ardından bir ''Boşluk'' hissetmişizdir ki, karamsar olmuşuzdur.

Hayatı geçmek için, dikenlerinden çabuk sıyrılmalıyız sloganına kapıldığımız da olmuştur. Fakat, ''Bir kere deneyelim'' diye de içimizden geçirmişizdir. En kestirmesinden geçerken, dikenleri batmış, acı çekilmiştir... Daha da kalenderleri '' Hayatı geçmek için bir fıçı dolusu şarap, bir kadeh dolusu ilim içmek lazımdır'' diye şakacıktan söyleseler de, kanmışızdır..

Bazı bazı bir ''Örs'' olmuşuzdur.Gelen vurmuş, giden vurmuştur. Direnç göstermeğe çalışmışızdır. Ama roller değişmiş, ''Çekiç'' olduğumuz zaman da, elimiz titremiştir. Ne bileyim, vurmak içimizden gelmemiştir. Karışık duygular içindeyken, ''Bize vururlarken iyiydi ama'' diye iç bile geçirememişizdir. Halbu ki ''Örs'' iken sabırlıydık hani ya !?''Kuvvet elimizdeyken...Vurmasını...Hem de kuvvetli vurmasını niçin bilemiyoruz?!..

Saçlar.. Aklaşınca, hemen buna bir ''Ad'' koymuşuzdur. Aklara ,''Büyük dedemizden beri canım...'' diye de eklenti yaparız... Ve bunu niçin yaptığımız konusunda bir yorum getiremeyiz... Esasında bal gibi getiririz de, işte !..Elden giden gül ve geçen gülistan mevsimi... Tel tel olmuş hayaller...İnceden, inceden bir burukluk...Uzak bakan gözler...Bütün maazeretlerimizle, baş bile edememişizdir..

Günlük ihtiyaçlarımızdan arta kalanları çöplüğe dökerken, yeni tüketim maddelerinin listesini hazırladığımızda, bu çöp bidonları, başkaları için ''Nafaka'' kazanı olmağa başlar. Tezatlar... Çelişkiler... Say, say bitmez...

Kapımızı süpüren çöpçünün içi soğuk, yüzü sıcak yüzünün, bazı bazı katılaştığını görürüz. O zaman; parklardaki, içi de dışı da, soğuk heykelleri oynuyor olmalıdır, kapımızı süpüren o çöpçü... Ama içinden geçirdikleri, yüzüne de yansıyınca o sıcaklığın kökeni apacık ortadadır. O, mazinin kıvrımları arasında kalanlardan bir demeti gözönüne getiriyordur... Ve mutlanıyordur. Süpürgesine takılan bir çikolata kağıdını hoyratça faraşına süpürürken, o çikolatanın 'kalite'' bir çikolatanın kağıdı olduğunu biliyordur... Ve o güzel günleri o da yaşamış olabilir... Esasında o, mazisini süpürüyordur sokaklarda. Güzel günlerinin ardından, ''İz'' lerini süpürüyordur o !...

Hayvan yerine, kendisini arabaya bağlayan insanoğluna, bir diğer insanoğlu trafikçi ''Dur !'' demiştir. Bunu da sade ve sadece ''Kurallar'' gereği söylemiştir.. ''Demir tekerlekli arabalar, bu asfalttan geçemez !'' demeğe getirmiştir. Oysa... ''Bu ne hal yahu !..'' da diyebilirdi..Bu devirde beygir yerine soyunmak!.. Ve bu acıklı hale şahit olanlar ''İnsaf !'' diyememiştir. Kendi insaflarını düşünmeden edememişlerdir..

''Ört ki, ölem ! '' demek de, bize düşmüştür...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet yazıyı okurken aklıma gelen tek şey "sevgi" oldu. Üzerine romanlar yazılan, felsefeler döktürülen ve yine de en kolay harcanan; sevgi. Kıymeti bir türlü bilinemeyen... Oysa "sevebilsek" neler düzelmezdi ki! Sevgiler, maviyle... mavi umut.

derinmavi.. 
 11.07.2007 23:56
Cevap :
Evet.İnsanlığımız,içindeki kötülükleri atamalı. Dediğin gibi,gün,sevgi günüdür.Kötülüklerden hayır da yok,medet de..Sevgilerla kal.  12.07.2007 18:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 864
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster