Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Haziran '11

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1936
 

Varoluşsal Sıkıntı

Varoluşsal Sıkıntı
 

Varoluşsal Sıkıntı


Bazı günler sabah uyanıp, güne gözlerimi açtığımda yüreğimi bir el sıkıyormuş gibi hissederim.

Nedensiz bir mutsuzluk yakama yapışır ve gün boyu peşimi bırakmaz. Birkaç gün sürdüğü olur bazen bu durumun.

Ruhumdaki kara sis perdesi göz açtırtmaz bana.

Gün boyu ağzımı bıçak açmaz, kimseyle konuşmak istemem, bazen konuşmak isteyenleri uzaklaştırırım yanımdan.

Bu günlerde ne yaparsam yapayım, hayattan hiçbir zevk ve mutluluk almam. Mümkün olsa perdeleri çekilmiş bir odada, gün boyu veya günlerce uyumak, insanlardan kaçmak isterim.

Bu sıkıntıyı yaşarken genellikle ne hissettiğime odaklanırım. Bir cevap ararım neden böyle mutsuz, bedbin hissettiğime ve hayattan sıkıldığıma dair.

Sıkıldığım için mi dünya saçma ve anlamsız görünür gözüme, yoksa dünya saçma olduğu için mi sıkılırım ?

Aslında korkarım da bu durumdan. İntihar edenleri anlarım böyle günlerde. Bilirim ki bu ruh halinin kesintisiz devam etmesi kesinlikle bir intihar sebebidir.

Allaha şükrederim ki sıklıkla olmaz. Sadece belli günlerde hiçbir neden olmaksızın böyle bir ruh haliyle yaşarım birkaç gün.

Yıllar önce okuduğum kitapların birinde kitabın kahramanı aynen benim gibi hissederdi. Bu duruma “varoluşsal sıkıntı” dendiğini işte o zaman öğrendim.

Ruh, dünyada var olmaya zaman zaman tepki gösterir ve isyan eder. En özet haliyle durum bu.

Zamansız, mekânsız, özgür bir ruh için bir bedene sıkışıp hapsolmak ve dünya işleri içinde yoğrulmak korkunç bir varoluşsal sıkıntı yaratır. Dünyalı olmak yorar ruhu.

Varlıklı olmanız, güzel / yakışıklı olmanız, bu dünyada istediğiniz her şeye sahip olmanız durumu değiştirmez. İçinizdeki varoluşsal sıkıntı peşinizi bırakmaz. Ne kadar hızlı, yorucu ve dolu dolu yaşarsanız yaşayın durum değişmez, çünkü varoluşsal sıkıntıdan kaçmak imkânsızdır!

Bazen de kişinin varoluşsal sıkıntısından kurtulabilmesi için bu sıkıntı fiziksel bir araz geliştirir ki psikosomatik hastalıklar oluşabilir. Organlarında bir şey olmasa da çeşitli şikâyetler ortaya çıkar veya oluşan baskı neticesi bazı fonksiyonlarında bozulmalar meydana gelir.

Kaçış yoktur maalesef.

Ne olursa olsun veya ne yaparsak yapalım varoluşsal sıkıntımızla yüzleşiriz.

Çözüm, burada –dünyada- yapmamız gereken öncelikle kendimizi her yönüyle tanıyabilmektir.

Yaşamın üstümüze kapattığı kapıların kilitlerini tek tek açarak içimizdeki öze ulaşabilmeye çalışmaktır.

Bu sıkıntıyı yenmemizin yegane yolu varoluşsal sıkıntımızla cesaretle yüzleşebilmektir.

Varolmanın yarattığı bu dizginlenemez sıkıntıyı insan özümüzü tanımak ve unuttuğumuz birlik bilincine geçerek aşabiliriz ancak.

Varoluşunuzla mutlu olacağınız ve sıkıntının size hiç uğramayacağı hafif günler dilerim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Nilgün Hanım, hangi konuda yazarsanız yazın düşüncelerinizi ifade ediş şeklinizi beğeniyorum. Zarif ve akıcı tarzınız bu güzel yazınıza da yansımış. Bir yoruma yazdığınız yanıtta belirttiğiniz gibi ruh çok karmaşık bir varlıktır. İnsana indirgediğimizde ise maddeyle olan türlü alışverişler durumu daha da derin boyutlara götürür. Bu noktada, tıpkı mutluluk veren olaylar gibi, sorunların tek bir nedeni olmayacağı ve çözüm yollarının da çeşitli olabileceği sonucuna varabileciğimizi düşünüyorum. Bilmem siz ne dersiniz? Sevgi ve saygılarımla.

Güz Özlemi 
 17.06.2011 13:26
Cevap :
Sevgili Asabi Kedi, yazılarımla ilgili beğenilerinizi iltifat olarak kabul ediyorum, çok naziksiniz, çok teşekkür ederim. Sizinle hem fikirim sorunların, sıkıntıların veya mutsuzluğun tek bir nedeni olmayacağı gibi çözüm yollarının da çeşitli olabileceği sonucuna varabiliriz. Sevgilerimi sunarım, tekrar teşekkürler.  17.06.2011 13:33
 

Beyni isterse her şeyi aşar.Sıkıntıyıda .İç Dış farketmez.

srhnsrt 
 17.06.2011 12:41
Cevap :
Peki :)  17.06.2011 15:09
 

Kalbinizle fikir alışverişi yapın. Oradan Size muhakkak ki, GERÇEK AŞKA VE NİHAİ GAYE OLAN RABBİNE ULAŞ ve benzeri sesler gelecektir. Bu seslere meyil verin. Peygamber Efendimiz (sav) “ Şikâyet ettiğiniz şeyler, amellerinizin bozukluğundandır “ ve “ Size derdinizi ve devâsını bildiriyorum. İyi biliniz ki, derdiniz günâhlardır, devâsı da istiğfârdır ” buyuruyor. Affınıza sığınarak, İstiğfâr; günâhlardan vazgeçmek demektir “ Yâ Rabbî günâhlarımı affet ” diye Allah’ü teâlâ yalvarın. Ne kadar günahınız olursa olsun, Allah’ ü teâlâ affeder. Yeter ki, yalvarmalarınız samimi olsun. İntihar konusuna gelirsek, İnsana canı veren Allah’dır, almaya yetkili olan da O’dur. Zatialinize yeni merhaba demekteyim, yine affınıza sığınarak, gerek ruhi ve gerekse fiziki sıkıntılara sonuna kadar; sabır, sabır ve sabır diyorum. Yazışmak üzere... Saygılar.

ernatmn 
 16.06.2011 18:39
Cevap :
Çok teşekkür ederim verdiğiniz değerli bilgiler için. İmanı kuvvetli bir insanım, zor anlarımda yalnızca Allah'a güvenir ve sığınırım. Böylesi zor anlarda da elbette Allah'tan yardım isterim ve çok geçmeden mutlaka bir işaret alırım. İşte o zaman hafifler ve rahatlarım.Şimdi gayet iyiyim, geldi geçti çok şükür. Tekrar çok teşekkür ederim sayfamı ziyaret ettiğiniz için. En derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum.  17.06.2011 11:30
 

Derinlere girmeyin lütfen.Hayat o kadar güzel ki ne taraftan baktığınıza bağlı.Bırakın aksın.

srhnsrt 
 16.06.2011 15:39
Cevap :
Merhaba, varoluşsal sıkıntıyı zaten bilinçli zihninizle yaratamazsınız. Ruhsal düzeyde bir mutsuzluk.Ruhunuzdan kopup gelen bir sıkıntı. Yaşamışsınızdır mutlaka bilirsiniz.  16.06.2011 16:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 562
Toplam yorum
: 1939
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 8418
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster