Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '07

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
392
 

Vatan terk edilmek için değil uğruna ölünmek için vardır

Vatan terk edilmek için değil uğruna ölünmek için vardır
 

Her ülkenin başında şu iki şey vardır. Birincisi ülkesini karıştıranlar. İkincisini ülkesini dünya ile yarıştıranlar. Her zaman birincisi ikincisinin ayağına engel olmuştur. Fakat bilinmeli ki engeller takılmak için değil aşılmak içindir.

***

Geçtiğimiz günlerde ünlü besteci-piyanist Fazıl Say’ da Paris’te, bir Alman gazetesine verdiği röportajda ileride Türkiye’yi terk edebilirim demiş.

Varsayalım ki ülkeyi terk edecek. Demek ki onların gidecekleri bir yerleri var. Fakat ülkesini sevenlerin gidecekleri bir yer yok. Ne olursa olsun kalacakları bir yer var.

Vatanseverler bilirler ki işkencede görseler, sürgün hayatı da yaşasalar vatan toprağını tercih ederler.

Yıllarca yaban ellerinde kalıpta ülkesine dönüşlerinde yaptıkları ilk işin toprağı öpmek olanları hatırlıyorum.

Hatta memleketten sana ne getireyim dendiğinde hiçbir şey istemem bir avuç toprak getir yeter diyenleri unutmak mümkün mü?

Gözlerinde vatan toprağını saksı toprağından ayırt etmeyenler için söylenecek fazla bir şey yoktur.

***

Geçmişte de böyle sözleri okuduk duyduk. Bugün duymakta çok garip gelmedi. Dileyen dilediği yere gider ve orada yaşayabilir. Ancak gidişin bir şekli vardır. Bu anlayışla hareket edenlerin gönüllerinde hasret denen duyguların olmayacağı kanaatindeyim. Eğer vatan hasretinin ne demek olduğunu bilselerdi o kelimeyi bırakın söyleme ağızlarına bile alamazlardı. Çünkü o kelime ateş olur, yakardı.

***

Seven terk etmez. Sevgili öyle kolay terk edilmez. Bu işin şakası yoktur. Hele hele ajitasyon hiç yapılmaz.

Bizim türkümüzü besteleyip söyleyen ağızlara yakışmaz. Bu ülkede doğacak, büyüyecek ve bugünlere geleceksin sonrada haydi bana eyvallah diyeceksin. Yoo bu kadarı da olmaz.

Bu vatan ve bu millet bunu hiç hak etmiyor. Baştan da dedim ya. İki gurup vardır. Biri karıştıran öteki yarıştıranlar. Ömür boyu karıştırıcılıktan kurtulamazsınız. Haydi, şimdi bu yüce milletten özür dileyin de filmi başa alalım. Tutun ki söylemediniz ve tutun ki biz de duymadık…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ama, sanatçıların duyguları uç noktalarda gezer, onun hangi ruh haliyle bu şekilde konuştuğunu ayrıca sözlerinde bir çarpıtma olup olmadığını bilemiyorum, ama adamın gitmeyeceği varsa da Bakanlığın onun gönlünü alacağı yerde mahkemeye vermesi sonucu gider, sevgiler

Dilek Fuçucı 
 19.12.2007 8:49
Cevap :
Bu konud ahaklısınız. Sanatçıları farklı değerlendirmek gerek. Fakat onların ağzından birşey çıksa böyle oluyor işte.sevgiler benden de...  19.12.2007 12:33
 

hocam yazınızın içeriği için bir eleştiri yapmayacağım ama kullandığınız resmin foyası çıkalı çok oldu. alman istihbaratının verdiği bu resimde görülenler osmanlı ordusuna bağlı asker değil. birinin üniforma düğmeleri sağdan, diğerini soldan.. daha da ötesi biri avustralya üniforması diğeri yeni zellanda'nın. üstelik başka bir ordunun üniformasını giymek rastlanılan bişi değil ve savaş suçu. muhtemelen savaştan arta kalan şeyleri toplamaya çalışan gariban iki egeli köylü onlar. bilginiz olsun...

Doğan Durgun 
 19.12.2007 0:34
Cevap :
Varsın öyle olsun. Çile aynıdır. Sadece amacı farklıdır. Ne olursa olsun bizi anlatıyor ya. Sağolun.  19.12.2007 22:20
 

Yazınıza kimi yönleriyle katılıyor kimi yönleriyle katılmıyorum. Fazıl Say kimdir? Bugünlere nasıl gelmiştir? Bugüne kadar ayakta alkışlanan resitalleri, bugünden sonra neden yasaklanmıştır? Fazıl Say ülkesini neden terk etmek ister? Nasıl bir vatanseverdir? Fazıl Say bu sözleri sarf ederken, yüreği ne kadar yanmıştır? Hadi her şeyi boşverelim... Bir ülkenin aydınları teker teker ülkeyi terk etmeye kalkarsa veya terk ederse, o ülkeyi nasıl günler bekler? Zira, bizler gerek halk gerek hükümet olarak, var olan beyin göçüne dur diyememişken böyle bir ikinci beyin göçü furyasının sonuçları ne olur? Fakat, her şey bir yana, her kim olursa olsun ve düşmanımız her ne olursa olun; bir ordu, bir ideoloji ya da ekonomi... hiç fark etmez. Gitmek olmaz. Kalıp savaş vermek gerekir. Ben, beş yıl ülkesinden ayrı kalmış biri olarak bunları düşünüyorum. Fazıl Say'ı kızmakta haklı, gitmeyi düşünmekle haksız buluyorum. Saygılarımla...

Sevgi Biçer 
 18.12.2007 23:03
Cevap :
Evet sanatçıları bilirim. Farklı bir ruh yapıları vardır. Öyle olmasalardı sanatçı olmazlardı. Onları anlamak lazım. Ancak ağızlarından çıkacak her söz çok önemlidir. Bunu da bildiklerini sanıyorum. biraz daha dikkatli olmaları gerekir. saygı benden  18.12.2007 23:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 574
Toplam yorum
: 543
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 871
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Samsun Yazarlar Derneği (Kurucu) Başkanı. 12 kitabı neşredildi. Türk Güreşinin Sembol ismi Yaşar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster