Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
440
 

Vatandaş ekmek avında

Vatandaş ekmek avında
 

Komşusu Mehmet’e uyarak, topladı pılı pırtısını düştü yollara. Üç çocuk, beş baş horanta, gurbet yollarında. Batıda iş çok demişti arkadaşı Mehmet. Hem çocuklarını da iyi bir şekilde okutursun demişti.

Zor bela bir ev bulabildiler, sahil kasabasını en uç köşesinde üç yüz liraya. Bereket kasabada inşaat işi çoktu. Ama işçide çoktu. Mehmet hemen iş buldu ona. Günlüğü yirmi liraya. Sabahın sekizi akşamın beşi harç tuğla, harç tuğla, öğle yemeği kendinden, somun ekmek biraz helva biraz zeytin. Çocukların ikisi okul yolunda. Onların beslenmelerinde dört zeytin bir küçük peynir parçası. Hep gökyüzüne bakıyor, Cemal. Yağmur yağarsa, iş olmayacak gündelikte olmayacak ve parada olmayacak. Birde sigara illeti var. İdareli içmek zorunda. İzmaritleri biriktirip saklamaya başladı zor günler için.

Her gün yorgun düşüyor yatağa, sabahında köründe de ayakta. Patron beğensin diye her gün bir saat fazladan çalışıyor. Ne iyi olurdu, devlet kapısında bir iş bulsa. Komşusu Ahmet kasabanın hastanesinin temizliğinde çalışıyordu. Asgari ücretle çalışıyordu ama hiç değilse devamlı işi vardı. Korktuğu başına geldi. Kasaba da yağmurlar başladı. İnşaat işleri durdu. Bir hafta işe gidemedi.

Komşusu Ahmet sayesinde, iki ev taşıma işi buldu. Hemşehrisi Mehmet söylemişti, piknik alanlarına sahillere in boş zamanında, bira içenler şişeleri atarlar. O şişeler para demektir. O da öyle yaptı boş kaldığı günlerde, günde 40-50 şişe topladığı oluyordu.Hiç değilse evin ekmek parasını çıkarıyordu. Eh buna da şükür demeye başlamıştı. Köyden başka bir arkadaşı da haber bekliyordu. O da pılı pırtısını toplayıp gelmek istiyordu batı kasabasına.

Eşi çok idareli insandı. Ekmeğin kırıntısını bile değerlendiriyordu. Cemal’e sıkıntıları anlatmıyordu. Köylerine iyi haberler gönderiyorlardı. Köylüleri bilsin istemiyorlardı açlıklarını. Çok zordu durumları, inşaat işleri azalmıştı. Çöplerden hurda, şişe, plastik toplayıp satmaya başlamıştı Cemal. Pek para edecek şeyler bulamıyordu. Cemal şaşkındı. Yorgundu. Çaresizdi. Ev kirası, ekmek parası ve üç çocuk çok büyük yüktü.

Köyde herkes herkesin durumunu yediği ekmeği bilirdi. Burada kimse kimsenin umurunda değildi. Köyüne de dönemezdi. Cemal çocuklarını aç bıraktı da dedirtmezdi. Bir şeyler yapmalıydı. Düşünmekten gözlerine uyku girmiyordu. Ve bir gün eve eli dolu geldi. Her şey almıştı. Eve ilk kez et giriyordu. Çocuklara çikolata bile aldı. Çok geçmeden evine büyük ekran televizyonlar, kameralar girdi. Kameralı telefonuyla hava atmaya başladı Cemal.

Kılık kıyafeti de değişmişti ailenin.Mutluydular ama bir kuşku içindeydiler. Ve bir gün polis geldi Cemal’i aldı ve gitti...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sonu böyle bitmeyen, sürünen hayatlar da devam ediyor. 17 bıçak darbesiyle öldürülen sinem (yanılmıyorsam) gibi, biz bu muyuz demenden geçemiyor insan. bizim gerçekliğimiz bu kadar acı ve bu kadar yakıcımı...

Ruksan İLDAN 
 01.04.2007 23:09
Cevap :
Sayın İldan, Ülkemizde ekmek aslanın ağzında. Çoğu insanımız günü kurtarmaya çalışıyor çaresiz.Günden günede durum kötüleşiyor. Hırsızlıkların,ahlaksızlıkların temelinde de bu şartlar var. Tüm sonlar böyle bitmiyor ama umutsuzluklar devam ediyor. Saygı ve sevgilerimle esenlikler dilerim  02.04.2007 10:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1409
Toplam yorum
: 1907
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1044
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster