Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Vatandaş mıyız, köle miyiz?

Durumlar karmaşık, malum, en fena haldir; altı-üstü ikili ilişkilerde dahi fırtınalar kopartır, değil ki devlet işleri olmasın! Kıyametler kopar, alimallah!...

Pazar günü anne ziyaretinde, soruyor: “Ne diyorsun, nedir bu Mit falan, son durum?”

“Ahh, vallaha bende anlayamadım ki anne!”

Anlamaya fırsat da kalmadı; iki gün tüm manşetlerde yer buldu, üçüncü gün “tıs” yok!

Bir yerinden tutuyorsun işin, öbür tarafından başka biri çıkıyor… Tam “Hah işte! derken bir anda rüzgar tersten esmeye başlıyor, aaa! Bir bakıyorsun, taa okyanus ötesine varıyorsun!

Bir taraftan oyun esnasında kurallar değiştiriliyor…

Öyle bakakalıyoruz!

Yaşadığımız ülkede vergilerimizi eşek gibi veren sıradan vatandaşlar olarak neye ve niye alet edildiğimizi anlamadan yaşayıp gidiyoruz!

Herkesin aklında bir gerekçe; herkes birilerini sorumlu tutuyor ve ne acayip ki hiçbir vatandaş “Vatandaşlık Hakkı’ndan dolayı hiçbir şey soramıyor!

“Hani ödenen vergiler?” dese suç, harçlara gelen zamlara karşı çıksa üniversiteliler, suç!

“Açız!” demek de suç, anasını satayım!

Hal böyleyken, oyun esnasında değiştirilemez denilen kuralların da değiştirilmesine karar da verilecektir elbette!...

******

Altı-üstü bir vatandaş; ne yer, ne içer… Duyguları nelerdir, beklentileri, umutları?

“Vergisini versin yeter” babında bir insanoğlu; yahu açlıktan, açıklıktan; işsizlikten, eğitimsizlikten… Özgüvensizlikten dolayı kaç kişi bedbahttır bu ülkede?

Önünü göremeyen insandan, üstelik, ne beklenebilir ki?

******

Vallaha, ben bir-kaç ay sonrasını göremiyorum!

Matah biri değilim, az-buçuk farketmeye çalışan biriyim; Ya diğer kişiler?

Neye ve neden alet olduğumuzu bilmeden yaşıyoruz diyorum ya, bir vatandaş olarak, en fena şeydir belirsizlik!

******

Bir milletin birlik ve bütün olmasını sağlamak pek önemli bir husustur; başarısı, dik duruşu, vatandaşının yaşam şartlarının yüksek oluşu, efendime söyleyeyim, sanatta, bilimde edinilen başarılara destek oluşu…

Kendi çabaları ile başarılar elde edip, bu ülkede yeterli destek bulamayıp da yurt dışına çıkan ve orada müthiş başarılara imza atanların sahiplenilmesi değil, demek istediğim!

Ne iğrenç bir sahiplenmedir o!

Kimsenin katkısı olmamakla birlikte, allah bilir “İnek” falan diye de lakap takılmıştır!

Fikirlerine önem verilmemiştir ve kuş uçup gittikten, başarılara imza attıktan sonra “Bizim!” olmuştur!

******

“Anne, hiçbir şeyi anlayamaz oldum artık bu ülkede!”

“Yaşım dayandı seksene, kendim için değil artık kaygım, sizler, torunlarım için endişeleniyorum!”

“Aman kızım, n’olur, düşüncelerini olduğu gibi yazma! Bir hal gelmesin başına!”

******

Öyle bir bilinmezlik içindeyiz ki; Başbakanın koruma ordusuyla dolaşmasını çözememişken, hali hazırda, gizli gizli ameliyat olmasını da anlayamadık gitti!

Kendi koyduğu kuralları kendi sağlığı için bozmasını da anlayamadık ama “Hadi, sağlıktır” dedik de, hangimizin içi gitmedi: “Ya biz olsaydık” diye?

******

İkinci operasyon çok basit olarak açıklandı, ilk operasyonun gerekli son aşaması olarak da; bu açıklama neden ikinci operasyon sonrasına bırakıldı?

Hoş, her bir vatandaşın bir şekilde hastası var, ameliyat sırası bekleyeni, kronik hastalığı olanı, ilik nakli bekleyeni, falan…

Tüm hastalar şifa bulsun, en kısa anda!

Ama bu gizlilik, bu “operasyonun ikinci aşaması” denilmesi bir soru işareti bırakıyor: İkinci aşaması vardı da, neden açıklanmadı? tarzında…

******

Aslında, kişisel şeylerdir bunlar! Kişi ister açıklamak ister, isterse “Kişilik hakları” olarak kendinde saklamak ister!  En doğal hakkıdır!...

******

Her bir kişinin en doğal hakkı olan “Kişilik hakları” her bir bireyin, her bir vatandaşın en dokunulmaz hakkıdır!

Bu ortamda o ülkenin başbakanı istediği şekliyle hastalığınıda gizler, sevgilisini de…

“Kişilik hakları”nın ihlal edildiği bir ülkede, yalnızca gücü olan “Kişisel Hakkı”nın peşine düşer!

Ne sen, ne de ben; ne o, ne de bu; Anlamaya çalışıyoruz ama biliyoruz ki bir güç var, anasını satayım, karşısında duramıyoruz!

O güç ki; Okyanus ötesi mi, yoksa dibimizde mi? Yoksa ortaya karışık mı?

Biz o hakkı kullanamıyoruz!

******

Ne fena!

Yaşadığımız ülkede gözleri kara bantla kapatılmış gibiyiz; anlamaya çalıştıkça şaşırıyoruz!

Anlamaya çalışmayanlar şaşırmıyorlar, lakin, onların hem gözlerinde, hem de kafalarında kara örtü!

Oysa bir vatan vatandaşları ile vardır; vatandaşları birleşmiş olan ülkerler tarihte yerlerini alır ve vatandaşlarına sahip çıkan ülkeler yol alır, ve…

Bir vatandaşımız bilmemne ülkesinde bilmemne başarısına imza attı diye oturduğumuz yerden başarısına sırf vatandaşlık adına sahip çıkmak yerine, biraz popoyu oynatıp da, eli taşın altına atmak gerektiğinin ayırdına varmak gerek!

******

Pek karmaşık şeyler yaşıyoruz; Salağa dönüyoruz, resmen!

Mit depremi iki gün sürdü, üçüncü günde “tıs” yok!

Ege’de gerçek depremler oluyor, son günlerde, “Kentsel dönüşüm projesi” kapsamında daha ne depremler de olacak!

******

En fena şey: Belirsizlik!

Ne senaryolar üretilir!

Ve en fena şeydir: Gerçek bile üretilen senaryolar karşısında, eğer vakit geçmişse, yalan olarak algılanır!

 

http://twitter.com/Gulgunkaraoglu

gulgun_2006@hotmail.com

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Halka sormalı!.. Güzel günler görme umudu ile Sevgiyle kalın

SAHAFÇA 
 14.02.2012 12:17
 

Emperyalizm, demokrasi ve vatandaşlık haklarını kendi felsefesinde yenilemiş ve kendi medyasında tüm dünyaya satıyor. BUgün Yunanistan asgari ücreti azaltırken bunu krizde vatandaşın bir sorumluluğu olarak sunuyorlar. Fakat zengin olandan istenilen taviz geri emekcinin sırtından çıkarılarak alınılıyor. Emperyalizm malaaef 1947 den belli Türkiye de ve EN BÜYÜK direniş mahalleden başlar. Sattırmayın topraklarınızı ve meralarınızı. Emeğinizin hakkını alıyorsunuz diye sanmayın emek sömürgüsü yok. Aydın ve sabırlı günler dileğiyle

Süleyman Akyürek 
 13.02.2012 16:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1318
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster