Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
431
 

Ve...

Ve...
 

Hayatının her anında, yürürken ve dururken, konuşurken ve gülerken, yalnızken ve kalabalıkken, üşüyorken ve terlemişken, umutsuzken ve hayata sımsıkı bağlıyken, sevilirken ve terkedilirken, gün doğarken ve gün batarken bir ince rüzgar gibi gelip yakalayacak seni o incecik sızı. Tıpkı etine bir iğne batmış gibi kaçırdığın mutluluk geçiverecek gözlerinin önünden. O koskocaman filmin içinde bir sahne durmadan yankılanacak aklında sanki tüm hayatın o sahneden ibaretmiş gibi... Kızamayacaksın, küfür edemeyeceksin. Çünkü suçlayacak kimsen olmayacak kendinden başka. Bir masumiyetin üzerine kurulan düşlerin bağırsaklarını deşen eline bakmaktan korkacaksın.

Tek istediğin kaçıp saklanmak olacak. O taş duvarlı sokaklarında kentin, kendine sığınacak bir gölge arayacaksın içini kavuran ateşten kurtulmak için. Ve Tanrıya dualar edeceksin silinsin herşey diye. Yeniden ve yeniden görmemek için yeniden ve yeniden kanayıp durmamak için yeniden ve yeniden delirmemek için... O küçücük mutluluk anı, tek bir sahne belki bir gülümseme, belki yüzüne değen nemli bir el, belki sadece tek bir kelime, bir tek kelimecik yankılanıp duracak aklında.

Başka bir yol bulacaksın ya da. Tüm bunların gerçek olmadığına yeminler edeceksin. Bir halusinasyon ya da sarhoş gözlerinin yanılsaması olduğuna yeminler edeceksin. Kendi yeminlerin üzerine basıp geçeceksin sonra o karanlıkta. Hayat o küçücük sahne içine hapsolmuş olacak. Ve sen kaçırılan mutlulukların kitabında yeni bir kahraman olarak yerini alacaksın. Tüm o mutsuzlukları, gözyaşlarının, acının ve birinin koparılmış kanatlarının üzerine kuracaksın hayatını. Bir mezar üzerinde olacak evin her gün hayaletlerden korkacaksın...

Ve en sonunda soracaksın kendine "Ne uğruna neyi feda ettim?" Ve feda edilen bir yerlerde feda edildiğini bilmiş olmanın acısını hayatı boyu bir iz gibi teninde taşıyacak. Her baktığında yeniden ve yeniden ve yeniden feda edilecek. Ve asla affetmeyecek kendini buna izin verdiği için. Ve yeminler edecek kendine "bir daha asla" diye. Acı ve öfkeden dokunmuş bir kumaşı olacak kalan hayatının. O kumaş sarıp sarmalayacak onu. Kışlar geçene dek ve o kumaştan sıyrılıp yeni bir mevsim bulana dek...

Fotoğraf: http://www.deviantart.com/print/142014/
Tuğba bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eninde sonunda feda etmek zorunda kalır mıyız bazı değerlerimizi? O anlar olabilir. Aklımız başımızdayken kendi irademizle isteyerek verilmiş bir kararsa, sonrasında oluşacak keşkelere üzülmemek gerekir. Onun oluşturduğu pişmanlık duygusu yeni alacağımız kararlara ders olabilsin yeter ki!

Hakan Şahin 
 02.01.2008 15:21
Cevap :
Bu biraz da ne uğruna neyin feda edildiğine bağlı. Mesela kısa bir keyif için uzun ama çok uzun sürecek bir mutluluğu feda etmenin adı nedir? Yoktur adı. Ve sadece yazıklar olsun denilir...  02.01.2008 18:31
 

Keşke "feda etmek" seçeneği hiç olmasaydı tercihlerimizde... Seçtiklerimizle, "sevgimizi" çoğaltabilseydik, hep birlikte...sevgiler, maviyle...

derinmavi.. 
 11.11.2007 22:00
Cevap :
Hayat belki de hep seçenekler üzerine kurulu. Ve belki de bu yüzden feda edilenler. Bazen pişmanlık bazen doğru karar gülümsemesi. Sevgimle saygımla...  11.11.2007 22:55
 

okurken yolculuğa çıktım, yüreğine sağlık...

Doğan Durgun 
 10.11.2007 2:56
Cevap :
Çok teşekkür ederim Sevgili Doğan Bey. En içten saygımla...  10.11.2007 11:00
 

Bazen, on dakika önce yapılan bir davranış, söylenen sözü de yanlış bulup, ''şimdi olsa böyle yapmazdım'' deriz...Karanlığın sonunda doğacak güneş umuttur, canlanmadır, tekrarlamak istemediklerimizin muhasebesidir değil mi? Herşeyin bir yaşanma süresi olduğuna göre dileğim güneşin doğma vaktinin çabuk ve sıcacık olması...Sevgiler dostuma...

Tuğba 
 09.11.2007 23:50
Cevap :
Çok doğru, bazen öyle hatalar yapılır ki hayatta şaşıp kalırız yaptıklarımıza. Önemli olan hep denildiği gibi hata yapmamak değil hatalardan ders almak. Sevgimle öpüyorum...  10.11.2007 8:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1065
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster