Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Eylül '08

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
7559
 

Ve birgün Adem'in canı sıkıldı

Ve birgün Adem'in canı sıkıldı
 

Adem ile Havva mı? Havva ile Adem mi?


Bir tek "Ol" demekle dağları, taşları, ovaları yaratan; göklerden yağmur yağdırarak okyanusları, denizleri, gölleri oluşturan; yer altından doğurduğu nehirlerle gölleri, denizleri besleyen; yaşanası ortam oluştuğunda da kuşları, böcekleri, sürüngenleri, balıkları, dev dinozorları yaratan ve fakat asıl yaratısını en sona saklayarak ilk insanı yani "Adem" peygamberi yaratan yüce Allah'ın adını anarak başlayalım bu yazımıza. O yüce Allah ki yalnız üzerinde yaşadığımız dünyayı değil, tüm evreni yaratmıştır.

Adem, bir gün topraktan doğduğunda karşısında onun için hazırlanmış dünyayı buldu. Burası dünya mıydı? Adem, doğruldu. Önce kendisini tanımaya çalıştı. Sağa üç adım attı, sola üç adım attı. Dev ağaçlara baktı. Etrafında gezinen diğer canlılara baktı. Baktı ki her canlı bir topluluktan oluşuyor. Her canlının bir de benzeri var biri diğerinden farklı. Bazen onlara benzeyen bir de küçükleri dolaşıyordu yanlarında. Adem, bunlara bir anlam veremedi. Fakat, çok şiddetli bir yağmurda gizlendiği dev ağacın altında ilginç bir canlıyla karşılaştı. O hep gördüğü iki tür canlı üst üste binmişler sanki tek canlı olmuşlardı. İyi de üsttekine ne oluyordu da dans eder gibi bir ileri bir geri gidiyordu? Adem "Dur bakalım bunun sonu ne olacak" diye düşünürken, bir yandan da hayatının azıcık renklendiğini düşündü. Biraz sonra üst üste binmiş yaratıklar ayrıldılar. Adem, bunların yeni bir canlı türü olmadığını ve her zaman gördüğü canlılar olduğunu anladı. Yalnız, üstteki alttakinden ayrılırken Adem'in bir şey dikkatini çekti ki o şey ondan da vardı. Eğildi önüne baktı.

Günler günleri kovaladı ve Adem bu tür ilişkilere çok rastladı. Fakat kendisi yalnızdı. Canı sıkılmaya başlamıştı. Bu can sıkıntısını onu yaratan yüce Allah elbette anlamıştı. Fakat, işin üzüntü verici yanı, yarattığı evrende herşeyi çift yaratan yüce Allah neden Adem'i yalnız yaratmış da onun canının sıkılmasını bekledikten sonra ona da bir eş yaratma ihtiyacı duymuştu?

Biz, konumuzdan fazla ayrılmadan uykuya yatan Adem'in kaburga kemiğinden doğan eşine bakalım. Derler ki: "Sizi tek nefesten yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini de o'ndan vareden Allah'tır." Ya Adem'in canı sıkılmasaydı da deseydi ki "Ben yalnızlığı çok sevdim" o zaman ne olacaktı? Oysa, Adem karşı cinsle birleşmek üzere tam olarak yaratılmıştı. Yani, ona bir eş yaratılmaması düşünülmüşse neden cinsel organları da yaratılmıştı? Belki de o cinsel organ dediğimiz şey yalnız içtiği suyu boşaltmak için kullanılmak için yaratılmıştı. Sonra Havva'da yaratılınca görevi değişti...

Adem ve Havva şimdi bir ikiliydi. Birgün dediler ki "Yahu şu diğer canlılar birşeyler yapıyor, biz niye yapmıyoruz?" Denediler. Çok hoşlarına gitti. Bir daha, bir daha, bir daha... Ne Adem bıkıyordu ne de Havva. Ama, insan bu. O günler henüz ateş bulunmadığından elbette çiğ süt içmek adettendi. Çiğ süt içen insan nankör oluyordu. Allah, onlara herşeyi serbest bırakmıştı bir tek üzerinde kırmızı meyve veren şu bodur ağacın meyvesi yasaktı. Fakat, bir de Şeytan adlı melek vardı. O pravokatördü. Allem etti kallem etti ve Havva ile Adem'i kandırıp yasak meyveden yedirdi. Bunun üzerine her ikisi de cennetten kovulup dünyaya indirildi.

Hay Allah, Adem nerede yaratılmıştı? Cennette mi dünyada mı? Yoksa önce dünyada yaratılıp cennete mi alınmışlardı? Yasak meyveyi yiyen bu iki insan cennetten nasıl oluyordu da dünyaya indiriliyordu? Cennet yukarıda mıydı? Cennette toprak var mıydı ki Adem orada yaratıldı? Ya meyve ağaçları? Ya diğer canlılar? Bunların hepsi cennette miydi? Yoksa bizim zaman ve mekan konusunda bilgilerimiz mi yanlış? Üstelik cennetten dünyaya kovulan Adem ile Havva'ya ceza da verilmişti. Yasak meyveyi alan ve ilk ısıran Havva olduğu için ona doğum sancısı ve adet görme cezası verilmişti? Ya Adem'e? O da sabahtan akşama kadar evinin geçimini ve rızkını sağlamak için uğraşma cezası verilmişti.

Bir tek "Ol" demekle herşeyi vareden yüce Allah her canlıdan dişi ve erkek yaratmıştı. Bununla birlikte yaratış gücünü perçinlemek için tek eşli üremeleri de örnek kılmıştı. Fakat, Adem'i ne kadar bir süre eşsiz bıraktığı bilinmemekle birlikte, Havva olmasaydı insan nesli nasıl çoğalacaktı? İşin bir başka boyutu da "tarla" yaratılmadan "tohum"u yaratmanın anlamı ne? Ya yeni bir canlının ortaya çıkması için iki canlının birleşmesinin zorunluluğu ne? Herşeye gücü yeten yüce Allah kadının ya da erkeğin tek başına çocuk yapma özelliğini neden kısmış olsun? Bunun mutlaka dinen ve mantıken bir açıklaması vardır da biz bilmiyoruzdur.

Adem'den bu yana büyük bir hızla değişen insan beyni artık erkeksiz de üreme olduğunu göstermiştir. Şimdi, beni aldı bir düşünce; acaba diyorum, önce Havva yaratıldı da bunun hücresinden ikinci varlık Adem mi yaratıldı? Yani, kutsal kitaplar kadınlar tarafından yazılsaydı durum böyle mi anlatılırdı? Havva'nın Adem'in kaburga kemiğinden yaratıldığı bir efsanedir. Gerçek kesin olarak bilinmemektedir. Yüce Allah elindeki kadın hücresinden Adem'i yarattı da "laboratuvarından" yani cennetinden bunları dünyaya mı indirdi dersiniz? Şöyle der Ta Ha suresinin 121. ayeti: "Nihayet ikisi de ondan yediler. Bunun üzerine çirkin yerleri kendilerine açıldı; üzerlerine cennet yapraklarından örtmeye başladılar. Adem, Rabbine isyan etmiş, azmış, ziyana uğramıştı." Burada anlamadığımız bir başka benzetme "çirkin yerleri"dir. Yaşar Nuri Öztürk meâlinde aynen böyle yazıyor. Neden çirkin yerleri olsun? Çirkinse neden yaratıldılar? Oysa yine kutsal kitaplar yazmıyor mu "Biz sizi kendi suretimizden yarattık" diye?

Pazar sabahı nerden aklıma geldi bu konu?

Üremek için illaki kadın ve erkeğin birlikte olması ve bu konuda tek bireyin hiç bir işe yaramadığı düşüncesi tıp adamları tarafından çürütüldü. Ama aşık ile maşuk çocuk yapmak için mi giriyor yatağa, yoksa aşk için mi? Yoksa aşk da, cinsellik de, ilişkideki zevk de biz insanlara kurulmuş bir tuzak mı? Aşk olmasaydı, cinsel ilişki bu kadar zevk verici olmasaydı insan denen canlı yine üremeye devam eder miydi? Ya da kaçımız ormandaki bir hayvan gibi yalnızca soyumuzu sürdürmek için ilişkiye girerdik?

Hadi şu soruyu yineleyelim: Ya Adem'in (önce Adem yaratıldıysa tabi) canı sıkılmasaydı? Havva olmayacak mıydı?

İyi ki canı sıkılmış Adem'in, ne Havva'sız ne de Adem'siz dünyanın da tadı olmazdı, cennetin de.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hep kafamı yorar benim. Hatta bir keresinde düğün evinde toplanan ve Süleymancılar grubuna dahil olduğunu bildiğim, "çünkü Süleymancılar düğünde bile vaiz verir, şeytan aleti sokmazlar yuvalarına" bir hanım hocamız, vaiz verirken etrafına toplaşan kadınlara Adem ile Havva'yı anlatıyordu. Dayanamamış, eee... Havva Adem'in kaburgasından yaratıldıysa "canı sıkıldığı için veya başka bir sebeple" ve dünyada ikisinden başka hiç kimse yoksa nasıl türedi bu insanlar demiştim. Kolları altın dolu hoca hanımımız suratını ekşiterek, “hain provokatör dercesine” şöyle bir yüzüme bakmış, Allahın hikmetinden sual olunmaz demişti. Onun için hala sorarım kendime. İnsanlar nasıl türedi diye ve onlar hala kızarlar bana. Oysa ben büyüdüm bayağı bi. Bari siz söyleyin kızmasınlar artık bana. Ve bir soruda size. Yalnızken canı sıkılmış Adem'in ama şimdi de sıkılıyor, durmadan dırdır ediyorlar Havva’yla. Acaba diyorum cennetten kovulmasalar ve o malum cezaları almasalardı aşk hep sürer, dırdır da olmaz mıydı?

Ayrıntıda gezinmek 
 13.09.2008 1:05
Cevap :
Siz bakmayın günümüz din tüccarlarına,geçmişteki İslâm bilginleri gerçek anlamda bilim insanlarıydı."Allah'ı yaratan insandır" diyen kişi bir İslâm bilginidir."Ben Tanrıyım"diyen de İslâm bilginidir.Ve evrim kuramını Darwin'den asırlarca önce açıklayan İslâm bilginidir.Dünyadaki yaşamın ilk kez suda başladığını ve buradan karaya çıktığını zaman ve koşulların değişik canlılar ortaya çıkararak yine koşulların bu canlıların evrim geçirmesine neden olduğunu söyleyenler İslâm bilginleridir.Bugün kesin olarak bilinen birşey vardır ki o da insan denen canlı türünün bir örnekten türemediğidir.Aslında yaradılış bakımından dünyadaki diğer canlılarla hiçbir farkımız yok.Yalnız,insan bazı özellikler bakımından diğerlerinden farklı.Ama,bir kurbağa gibi hem karada hem suda yaşama özelliğine bile sahip değil.Yani,her canlının bir farklı özelliği var.Cennetten kovulmasaydık da canımız sıkılıp dırdır edecektik.Dişi ve erkekten oluşan canlı türünün bütün yapısı zıttır.Zıtlıklar da tartışma yaratır.  13.09.2008 8:41
 

Sizi ve yazılarınızı yeni tanıyorum. Sırayla okumaya karar verdim. Tam da çok geç bir saate denk geldi bu tanışma yorumu. Sabahın üç buçuğu.. Öyleyse eğlenceli bir yorum olsun, bu defalık bağışlayın. Yazıyla ilgilendirdiğiniz resim... O ikisinin göbek çukurlarını görmediniz mi resimde ? Ee belli işte bir ana doğurmuş onları! Ana karnında göbek kordonuyla beslenmişler işte! Bu güzel yazıyı yazmak için emek verdiniz, kafa yordunuz! Ama o resim temsili bir resimse bile.. yaşasın! bizim gibi düşünen başkaları da varmış işte! Sevgiler, saygılar efendim.

zelinartug 
 11.09.2008 3:42
Cevap :
E böyle dikkate de "bravo" demek gerek. Bunca ıllık Sanat Tarihçisiyim ve bu tür resimlerle yüzlerce kez karşılaştım ama bu ayrıntıyı görmemiştim. Ya da düşünmemiştim. Başkasından da duymadım. Teşekkür ederim. Sanat Tarihi açısından olduğu kadar teolojik açıdan da önemli bir görüş. Saygılar, sevgiler.  11.09.2008 16:58
 

hikayeler yüzyıllara ve akla direnemiyor değil mi??

hasan berk 
 07.09.2008 20:43
Cevap :
Haklısınız, hikâyeler, efsaneler gün geliyor akla ve mantığa aykırı düşüyor. Mitoloji oluyor.  07.09.2008 22:15
 

ve detaylarıyla ayrıcalıklıydı çalışmanız, teşekkürler, selamlar...

Yaman Hasret 
 07.09.2008 20:37
Cevap :
İlginize teşekkür ederim. Selamlar.  07.09.2008 22:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 278
Toplam yorum
: 681
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3230
Kayıt tarihi
: 26.05.07
 
 

İstanbul'un Kadıköy ilçesinde doğdum. Bir daha da Kadıköy'den ayrılmadım. İstanbul Üniversitesi, Ede..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster