Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '08

 
Kategori
Dünya Kadınlar Günü
Okunma Sayısı
1015
 

Ve Kadınlar

Ve Kadınlar
 

''Ve kadınlar,
bizim kadınlarımız :
korkunç ve mübarek elleri,
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yârimiz
ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
ve soframızdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve karasabana koşulan
ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız''

İlkel komünal dönem haricinde, mülkiyet anlayışının geliştirdiği köleci toplum, feodal toplum ve nihayet kapitalist toplumların belki de değişmeyen tek özelliği kadının ortak ve değişmez nitelikteki sömürü aracı olmasıdır.

Üretim ilişkilerinin güç ile belirlendiği dönemlerden bu yana oluşturulan ve geliştirilen erkek egemen toplumda, erkek egemen sistem, devamlılığına zarar verebilecek güçlerden birisi olan kadını, kendi oluşturduğu ve beslediği geleneklerini, eğitim sistemini, öğretilerini ve dini kullanarak sindirmiş, dört duvar arasına kilitlemiştir.

Sanayi Devrimiyle de kadın, ucuz iş gücü olarak kapitalizmin çarklarında sistemli bir şekilde çevrilmeye başlanmıştır. Kadın, baba tarafından, ağabey tarafından, koca tarafından nihayet patron tarafından yani dört bir taraftan sıkıştırılıp, sömürülmüştür ve hala da sömürülmeye devam etmektedir. Belki de bu sömürünün en acı veren yanı kadının gönüllü olarak metalaştırılma talebidir.

8 Mart 1857’de Amerika’da günde 16 saat çalıştırılan 40 bin dokuma işçisi kadın çalıştıkları tekstil fabrikasında ilk kadın direnişinin tarihini yazdılar. Polisler tarafından sarılan fabrikanın içinde mahsur kalan binlerce kadın günlerce barikatlar ardından sömürü ve zulme hayır dediler. Ve fabrikada nedeni bilinmeyen (?) bir yangınla 129 fidan düşürdüler toprağa, yeniden yeşillenmesi için ve biz bugün (151 yıl sonra bugün) teslim alınan bu direniş bayrağını başımızı örtmek ve erkek egemen kapitalist sistemi beslemek için kullanıyoruz, daha fazla özgürlük için!!!

8 Mart 1857’deki direniş nihayet 1910 yılında 2. Enternasyonale bağlı uluslar arası sosyalist kadınlar toplantısında Clara Zetkin tarafından ‘’ Dünya Emekçi Kadınlar Günü’’ olarak önerilmiş ve oybirliğiyle kabul edilmiştir.

Dünyada 1960’larda yayılan sosyalist hareketi kendi içersinde eritebilmek adına, bu günün içini boşaltıp, anlamsızlaştırmak ve sadece kadının cinsel kimliğine indirgemek için 16 Aralık 1977’de Birleşmiş Milletler tarafından 8 Mart ‘’Dünya Kadınlar Günü’’ olarak ilan edilmiş, bir direniş tüketim çılgınlığının alınıp satılan artı değerine dönüştürülmüştür.

Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir araştırmaya göre:

Dünyadaki işlerin % 66’sı kadınlar tarafından görülüyor, buna karşın kadınlar dünyadaki toplam gelirin ancak % 10’una sahipler.

Dünyadaki mal varlığının ise sadece %1’ine sahipler. Başka bir deyişle dünyadaki işlerin %34 ü erkekler tarafından görülüyor ama erkekler dünyadaki toplam gelirin %90’ına ve toplam mal varlığının %99’una sahipler.

Türkiye’den birkaç örnek:

Şehirlerde evli kadınların %18’i, köylerde de % 76’sı eşleri tarafından dövülüyor.

Kadınların %57, 7 si evliliklerinin ilk gününde şiddetle karşılaşıyorlar.

Aile içi suçların % 90’ı kadına karşı işlenen suçlardan oluşuyor.

Mor bir çığlık kaplamıştı duvarı ve kırk bin tuğla yıkılıverdi kuduz toprağın üzerine. Yüzyirmidokuz fidan açtı, her biri tane tane her biri bir bahar başlangıcı telaşıyla. Mor bir çığlık çarptı insanların suratına, dümdüz bir ifadeyle.

Önce insan, sonra kadın olarak tüm Türkiyeli kadınları 8 Mart’ta sınıf bilinciyle alanlara davet ediyorum, babalarımıza, ağabeylerimize, kocalarımıza, patronlarımıza ‘’dur’’ demek için, kadının onurlu sesini ve iradesini göstermek için ( omuz omuza verdiğimiz erkekleri de unutmuyoruz tabi ).

Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Kadına Şiddete, Töre Cinayetlerine ve Tecavüze Hayır

Sınıfsal, Ulusal ve Cinsel Ayrıma Hayır

8 Mart’ta MB’li kadınlar olarak Kadıköy’de olacağız aramıza katılmak isteyen tüm dostlarımızı bekleriz, demli bir çay kıvamında muhabbetimize, gelmek isteyenler benimle irtibat kurabilirler.


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu güzel yazıyı okuma fırsatı verdiğinizi için çok teşekkürler... lütfen daha çok yazın :)

Altınçağ'ın Notları 
 30.07.2008 22:07
Cevap :
okuduğun için ben teşekkür derim... sevgilerimle...  31.07.2008 11:23
 

siz özgür değilseniz, biz de değiliz. sistem kadın ve erkeği birlikte çürütür. mark'ın dediği gibi: kadınların özgür olmadığı bir toplumda, erkeklerin özgürlüğünden bahsedilemez.

Doğan Durgun 
 25.03.2008 23:46
Cevap :
özgürlük için ele ele o zaman... sevgilerimle...  04.04.2008 16:28
 

bu yazıyı nasıl kaçırmışım ? affedin, teşekkür ediyorum anlamlı blog için, tüm kadınların emeklerinin karşılığını gördüğü güzel günlere, sevgiler

Dilek Fuçucı 
 25.03.2008 12:53
Cevap :
güzel yorumun için teşekkür ederim Dilek bir daha ki seneye umarım el ele... sevgilerimle...  04.04.2008 16:28
 

yazınızı daha önce okumuştum, fakat sayfaları dolaşırken tekrar okudum ve bu yazıyı kurguladığınız için teşekkür etmemiş olmayı bir eksiklik saydım. Bu gün bunları yazmamın nedenini anladığınızı düşünüyorum. Teşekkürler ediyorum; aklınıza, yüreğinize ve size. İyi dileklerim ve saygılarımla. Cesaretin Evi.

cesaretin evi 
 14.03.2008 14:48
Cevap :
bu iltifatlarınıza nasıl cevap vereceğimi şaşırdım çok teşekkür ederim ama benim yaptığım çok fazla bir şey yok aslında sadece olanı aktardım bunlar benim paylaştığım yaşanmışlıklar beni çok onore ettiniz çok teşekkür ederim... sevgilerimle...  14.03.2008 18:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 46
Toplam yorum
: 477
Toplam mesaj
: 102
Ort. okunma sayısı
: 1576
Kayıt tarihi
: 08.07.07
 
 

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik mezunuyum. Şu anda özel bir telekomünikasyon şi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster