Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '13

 
Kategori
Mağazacılık
Okunma Sayısı
459
 

Ve Lucifer, “cİnlerin de baronu var.” dedi !

Ve Lucifer, “cİnlerin de baronu var.” dedi !
 

En az Macunizm kadar sinir olduğum bir akım daha var ülkede: Fırençayzing !

Hani şu, gel kucuma kucuma, öpüvereyim seni dedikleri:)

cİngÖzlerin baronları !

Öyle bir pazar ki milyon dolarlar uçuşuyor! Kolay paranın ordinaryüsleriyle parası bol Türkler çakma ittifak peşinde! Hırsımdan çatlıyorum, aylardır yazacağım da bizzat görüşmeden yazılmaz ki. Nihayet geçen hafta vakit bulabildim. İsmi afili bir fırençayzıra yanaştım.

“Aslında sektörden olmanızı tercih ederdik; ama siz işin başındaki yatırımcısınız. Elemanlarınızı tecrübelilerden seçersek sorun yaşamazsınız!”

Seçersek derken?”

“Personel alımınıza yardımcı oluyoruz.”

“Ben personelimi kendim alırım, yardım istemiyorum!”

“Sözleşme gereği biz de görüşmelere katılmak durumundayız.”

“Sizin onaylamadığınız kişiyi alamam yani.”

“Ne yazık ki hayır! Biz bu sektörün en eskilerindeniz Ata Bey ve 34 ülkede binin üzerinde şubemiz var. Hep daha iyiyi hedeflediğimiz yılların bize kazandırdığı novhavla en efektif çalışma formatını ve optimum başarının yollarını paylaşıyoruz fırençayzilerimizle.”

“Şanslıyız desenize! Peki, işin süreçlerine ve mali portresine geçelim.”

“Önce; yaya trafiği yoğun olan ve tercihen okullara yakın bir bölgede -altında deposu da bulunan- 150 m2’den küçük olmayan bir dükkan buluyorsunuz. İsterseniz bu konuda biz de yardımcı olabiliriz. Tarafımızca uygun bulunması durumunda mimarlarımız projelendiriyor ve -şirket konseptimize uygun olarak- max 30 gün içinde tüm dekorasyonu, makinelerin montajı tamamlanmış; servise hazır vaziyette size teslim ediliyor. İnşaat sürerken personeliniz de bir haftalık eğitime alınıyor. Siz ya da müdür olarak seçeceğimiz kişiyle 10 kişilik personelin eğitimi de fırençayz bedeline dahil.”

“Eğitim Türkçe mi?”

Sorunun saçmalığına bakar mısınız:) Ama canım tırmalamak istiyor ya abuk sorularla ezmek istiyorum çokbiliri. O da ciddi ciddi cevap veriyor:)

“Tabii Türkçe ve uygulamalı. İnşaat bittikten sonra da çalışacakları yerde bir gün daha eğitim alıyorlar. Fırençayz bedelimiz de US$220.000 artı kadeve.”

“Ohh, şimdi rahatladım! İtiraf etmeliyim ki daha yüksektir diye korkuyordum! Peki, giyim kuşam, tüketim malzemeleri?”

“Personel üniformaları yurt dışı merkezden geliyor ve pantolon-gömlek-şapka 370 lira artı kadeve. Temizlik ve hijyen çok önemli bizim işimizde. O nedenle kişi başı iki üç takım almanızı öneriyoruz. Sözleşme gereği, dışarıdan satın alma yapmanıza izin verilmemektedir. Takdir edersiniz ki tüm şubelerimizde aynı standardı ve kaliteyi korumalıyız! Satış ürünleri dışında peçetenizden, yerleri sileceğiniz deterjana kadar da biz sağlıyoruz!”

“Ne kolaylık bizler için, sağ olun valla! Ben de her şubede farklı peçeteyle silmek istemem ağzımı doğrusu! Peki, bir paket peçete ne kadar mesela?”

“Üzerinde logomuz olan -100% saf selülozdan üretilen- peçetelerimiz de yurt dışından geliyor ve paketi 7.40 lira artı kadeve.”

“İyi de ben o fiyata 20 paket peçete alırım!”

“Konsept dışına çıkamazsınız beyefendi.”

Adama dalacağım da Lucifer zor tutuyor!

“Eklemem gereken bir iki detay daha var: Satış fiyatlarını biz belirliyoruz ve aylık cironuzundan 3% royalty, yıllık cironuzdan da 2% reklam payı almaktayız.”

Sizi gidi cİngÖzler sizi:)) Brüt gelirimden 3% pay demek, net kârımdan en az 15% gasp etmek demek!

“Eh n’apalım, Allah yolumuzu açık etsin! Hep birlikte kazanacağız artık. İyi bir marka ve mekân için de US$220.000 bir şey değil zaten!”

“Sizinle çok iyi anlaşacağımıza emindim efendim! Beş yılda işinizi iyice büyütmüş olursunuz ve sözleşme yenileme döneminde de ekstra kolaylıklar sağlanacaktır size!”

“Bak işte burasını anlayamadım!”

“US$220.000 karşılığında size beş yıllık fırençayz hakkı veriyoruz. Bittiğinde beş yıl daha uzatmak isterseniz tabii ki aynı parayı ödemeyeceksiniz! Fırençayz yenileme bedelimiz sadece US$150.000”

Eminim kafanız karışmıştır! Durun size özetleyeyim: Bu cİngÖz baştan US$220.000 alıyor! Bunun en fazla US$50.000'i inşaat-mobilya-makineye gider, gerisi cukkadır yani aylık 2.800 dolar haracı toptan peşin ödüyoruz! Bu kadar yatırım beş yıl için yapılmaz! Sonraki beş yılın US$150.000'i için de ayda 2.500 dolar kenara koymak gerek! Bitmedi, bir de cirodan alınan 3% var ki hedeflenen aylık 150.000 lira cironun 4.500 lirası da ona gidecek. Ayrıca ayda 3.000 lira da reklam payı ödemesi var! Bitti sanmayın! Satacağım, kullanacağım her şeyi de ondan almaya mecburum ki beş on misli fiyatla beni kazıklayacak! Giriş maliyetlerim de satış fiyatlarım da onun yönetiminde ve o kendi payını ciro üzerinden alacak kadar akıllıyken ben bu kumpası anlamayacak kadar aptalım:))

Vesselam, demek istedikleri şu: Sen benim kölemsin, donunu da ver !!

Ne güzel iş, değil mi? Cebinizden bir kuruş harcamadan, aksine servetinize servet katarak -başkalarının parasıyla- büyüyorsunuz!! Pişkinliğinizin açıklaması da yılların novhavı, novmiyavı :))

Merak ediyorum, 7 milyar dünyalıdan kaçı bu tuzaklara düşecek kadar saf ve kaç cİngÖz Baron yönetiyor soygunu?

Tabii bir de caanım yurdum insanı var:))

“Meşhur Gözlemeci Neriman Abla bayilik veriyor.”

 

Şennur Köseli bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ata bey yazınızı büyük bir dikkatle okudum.Kazık yeme konusunda oldukça deneyimli olduğum için yazdıklarınızı satır satır anladım.

Kerim Korkut 
 01.10.2013 17:57
Cevap :
Hislerinize tercüman oldum yani:) Teşekkürler Kerim Bey. Sevgiler.  02.10.2013 8:13
 

Uluslararası boyuta ulaşmış bir "üçkağıtçılık" örneği. Bizim ulusumuz bir adım sonrasını göremeyen bir gün sonrasını tahmin edemeyen bir yapıda mı acaba hemen balıklama dalarlar böyle tekliflere. Orta Asya'daki Göktürk kitabelerinde de yazdığı gibi acaba "doyunca tekrar acıkacağımızı, acıkınca da doyacağımızı" bilemeyen bir millet miyiz acaba? Düşünce ve mantık kıtlığı mı yaşıyoruz ki bu gibi cingÖzlerin oltalarına takılıyoruz. Tahminim, sınırlarımızın ötesinden, "saf biraz aptal ve bön" olarak tanınıyoruz. Asla prim vermemek lazım bu gibi oyunculara. Ticaret değil bu, her şeyin bir maliyeti var Ata bey. Bir kaç tanesine şahit olduk, tası tarağı toplayıp iş yerini boşaltarak yok oldular ama sözleşme gereği hukuken peşlerinde olduklarını göz ardı ederek...İlerisi için bu gibi işlere gönül verenlere "uyarı ve dikkat" niteliğinde faydalı bir yazıydı. Emeğinize ve bilincinize sağlık, esenlik dileklerimle...

Yurdagül Alkan 
 18.09.2013 19:15
Cevap :
Çok uluslu franchise zincirleri özellikle üçüncü dünya ülkelerinde aktif oluyorlar. Çünkü batı özentiliği onların lehine büyük avantaj! Türkiye'nin ilk McDonalds'ı 1986'da Taksim'de açıldığında millet müze gezmeye gider gibi gidiyordu! Paranın gücüyle yapılan ticaretten hayır gelmez. "Bastırayım parayı, benim yerime kursunlar-çalıştırsınlar" mantığının sonu genellikle hüsrandır! Ter kokulu zeka olacak her işte. İlla ki para kazanılıyordur; ama gizli hedef -her şartta- franchisor'ın daha çok kazanmasıdır! Teşekkürler Yurdagül Hn, sevgiler.   19.09.2013 16:09
 

Sevgili Ata Kardeş! Soygunun, ahlaksızlığın, düzenbazlığın iç yüzünü ne güzel özetlemişsiniz, canınıza sağlık.Selam ve sevgilerimle.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 18.09.2013 18:25
Cevap :
Yaşamın her kesitinde -şekil değiştirerek- hep varlar hocam! Uyanık olacağız. Neyse ki internet var da bilgileniyoruz/bilgilendiriyoruz! Teşekkürler, sevgiler.  18.09.2013 20:41
 

Uyarıcı kimliği ile eğitici ve öğretici,insan aklına hesap kitap yaptırıcı,göz açtırıcı,ders alıcı ve verici bir dialoğun içindeki kurnazlık ve sinsiliğin soygun kokan yüzünü ne güzel tasvirlemişsiniz,sayın Ata kemal Şahin dostum.Elinize sağlık.Selamlarımla.

Abbas Oğuz 
 17.09.2013 16:38
Cevap :
Bitmiyorlar ki Abbas Bey, hangisine yetişeceksiniz! Saldırı her yönden! Ancak kendinizi ve yakın çevrenizi koruyabiliyorsunuz. Yazarak da kaç kişiye ulaşabilirseniz! Teşekkürler, sevgiler.  17.09.2013 19:54
 
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 8314
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1127
Kayıt tarihi
: 07.03.09
 
 

Ne güzel bloglar yazdık, ne muhteşem dostluklar kurduk; onlar kaldı baki... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster