Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '16

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
52
 

Veda!

Veda!
 

resim:internet


Kan rengi güller, o içinde hissettiğin aşk melodisi, kendime sersem dediğim aşk mektupları senin içindi dedi, genç ve tehlikeli adam! Seni görmek, hayallerimde dokunmak, adını esintilerin içinden koparıp almak, hiç karşına çıkmamak, seni yaşamak içindi, seni sevmek delice ve zararlı bir tutkuyla!

Aşk mektuplarımı adresine gönderdim, güller ve hoş bir müzik eşliğinde... Kızıl saçların alevli, ateşli bir rüzgar gibi! Sen çok güzelsin... Evet, geleceğim aşkım, karşına çıkacağım, caddenin sonundaki postaneye gel. Siyah bir palto olacak üzerimde, gel.. Kız, kendine aynada çeki düzen verdi, hafif bir ruh sürdü, tokasını çıkardı ve saçlarını dağınık bıraktı... Oturduğu evin birkaç merdivenini hızla indi ve büyük adımlarla postaneye yöneldi. İçerisinde yoğun bir merak ve garip bir hüzün vardı... Mesafe azalınca kalbi daha hızlı atmaya başladı... İçeri girdi, her tarafa baktı hızla.. Siyah paltolu birkaç adam gördü. Hangisi acaba diye geçirdi içinden. Orda çalışan bir bayan gözüne ilişti.. Ben onu arıyorum dedi, o ise anlayamadım, kimi? diye sordu.. Kız arkasını  döndü ve var gücüyle bağırmaya başladı:

Burdasın biliyorum! Karşıma çık! Hadi! O az ilerde ona bakıyordu! Aşkla! Uzaktan! Kız dışarıya yöneldi, onun yanından geçti, adam heyecanlandı ve hiçbir şey söylemedi! Kızın psikolojisi hızla bozuluyordu, yaşadığı kentin yanıbaşında olan şehire halasının yanına gitti. Ondan uzaklaşmak ve biraz olsun kendini iyi hissedebilmek istiyordu. Halası bir okulda öğretmendi. Onda kaldığı bir akşamın sabahında, halasını ziyaret etmek için okula gitti. Bahçede durup etrafına baktı, bir acı duydu, birazda eksiklik. İçeri girdi. Merdivenlerden yukarı çıktı, çoğu öğrenci dersteydi, ortalık biraz ıssız ve sessizdi. Yavaş adımlarla dolanıyor, biraz olsun huzurlu olmak istiyordu.

Karşıdan gelen, ellerinde birkaç beyaz kağıt ve kalem taşıyan, siyah dalgalı saçlı ve uzun boylu bir adam ona bakıyor, ve onun kim olduğunu merak ediyordu. Kız utanır bir edayla sağa sola bakıyor, bir elini yumruk yapıp, heyecan duyduğunu hissediyordu. Halası, hızlı adımlarla kızın yanına geldi ve yeğenine bakan müzik öğretmenini de farketmişti. İkisini tanıştırdı. Günler geçti ve ikisi biraraya gelmeye başladı. Zaman geçtikçe birbirlerine daha çok ısınıyor ve aşk sanılan bir ilişkiye yelken açıyorlardı. Heyecan, duygular, öpücükler sarmalında ilişkileri güçleniyordu.

Kız, bir sabah gözlerini açtı, bir kahve yaptı ve defterinin arasına sakladığı kırmızı gülün, eskimesini, soluşunu, eriyişini izledi. Özledi onu, o tutkulu, aşk dolu, onu hep izleyen ve her gün ona aşkını uzaktan ilan eden adamı.. Ani bir karar verdi, sevgilisinden ayrıldı ve evine döndü.. Onu, beklediği adamı içinden geçirdi, sessizlik hüküm sürdü o günlerde, ne mektup, ne bir huzurlu müzik vardı yanıbaşında... Günlerce bekledi... Bir sabah kapı çaldı.. Elindeki mektupları okurken.. Açtı, postacı elindeki zarfı uzattı. Kız heyecanla masaya oturdu, zarfı çıkardı ve içindeki kağıdı okumaya başladı. Heyecanı katlanarak artıyordu. O, beni göreceksin birtanem ,akşam evinin merdivenlerinde seni bekliyor olacağım... 

Kız akşamın gelişini deli gibi bekledi... Evinin kapısını açtı ve merdivenlere yöneldi.. Ordaydı, tutkulu, aşk dolu mektupların, kulağında tınısı kalan huzurlu müziklerin sahibi.. Kahverengi, gür, hafif uzun saçlı, orta boylu, yeşil gözlü adam... Ellerini uzattı kız, dokunmak istedi... Yolun aşağısından hızla gelen ve içinde üç adamın bulunduğu arabanın arka camından birisi, adama dört el ateş etti! İkisi ona isabet etti ve adam sendeleyerek yere düştü. Kız korkuyla haykırdı! Hayırrrr! Oluk oluk kan akmaya başladı, adam kızın gözlerine baktı... "Seni seviyordum aşkımmmm!" dedi. Kız delirecek gibi oluyor, ona, 'susma, yalvarırım, susma" diyerek haykırıyordu! Adam, son bir kez gözlerinin içine baktı, onun eline dokundu ve yavaşça son nefesini verdi! Kız perişan bir şekilde ağlıyor, hayat çok acımasız! diyerek kahroluyordu!  Bilmiyordu, o bir mafya babasıydı, birçok kişinin katili! Ama yine de bu sevilmesine engel değildi!!

 

selin428@yahoo.com.tr 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
Toplam blog
: 118
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 167
Kayıt tarihi
: 02.03.12
 
 

İstanbul Kültür Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları, Halkla İlişkiler bö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster