Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mart '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
899
 

Veda

Veda
 

Okuyacağınız bir veda yazısıdır. Elimden geldiğince de kısa tutacağım. Kısa bir süre önce, evvelce yaşanan bazı hadiselerden mütevellit özür dilemiştim(Özür). Orada sizlerden gelen tepkilerin önemini de belirtmiştim.

Sağolun beni desteksiz bırakmadınız. Yorum yapanların geneli sanırım (sanırım diyorum çünkü her şeyi yanlış anlıyorum bugünlerde) olumlu yönde görüş belirtti. Bir tek Ümit bey olumsuz kanaat şeyetti. Söyledikleri doğruydu, o yüzden itiraz edemedim.

Kendimi hesaba çektim dedim ama o hesap bitmedi. Çok mu ince düşünüyorum bilmiyorum. Ama dengemi de bir türlü sağlayamadım. Yazdıklarımı beğenmez oldum. Ayarım mı bozuldu yoksa zaten yazamıyor muydum bilmiyorum? Bakın ne kadar çok bilmiyorum diyorum.

“Özür” yazısında kullandığım resim belki çoğunuzun dikkatini çekmedi ya da çekti de dile getirmediniz. Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden…mısralarını özellikle seçmiştim. Çünkü o yazı “Özür ve Veda” yazısıydı. Bırakıp bırakmama kararı arasında sürekli gidip-geldim. İşin içinden çıkamayınca topu size atayım dedim. Attım da…

Attım atmasına ama muhasebe bir türlü bitmedi
. Belki gelen yorumlar tam anlamıyla beni teskin ve teselli etmeye yetmedi, bilmiyorum (Milliyet Blog’ta başından beri yazıştığım bir çok isimden olumlu ya da olumsuz kanaat gelmedi). Gelenleri değersiz ya da yetersiz bulduğum anlaşılmasın. Beni tanıyorsunuz, benim için ne kadar değer ifade ettiğinizi de. Lakin dertli gönül daha fazla teselliye muhtaçtı galiba.. Bilmiyorum..

Ayarım kaçtı, dengem şaşırdı, itidalim azaldı diye düşünüyorum. Öyle olunca abuk sabuk yazmaya başladım (Konu bazında değil, anlatım dili babında).. Zaten yazarken silip silip yazıyordum, bir de yazdıktan sonra silmeye başladım.. İçimdeki hesaplaşma bitmedikçe bu böyle devam edip gidecek diye korktum..

Baktım ki olacak gibi değil.. Sevgili Ümit Culduz’a iki defa hak verdim. Birincisi Allah beni yazsın diye yaratmamış, bu çok açık. Öyle olsa biraz karnı geniş, umuru az yaratırdı, bu kadar ince düşünmezdim. Ayrıca sebep her ne olursa olsun itidali elden bırakmazdım. İkincisi de Milliyet Blog bir aile değilmiş hakikaten. Sebeplerine girmeyeceğim…

Peki bundan sonra ne olacak?

Ben yine buralarda olacağım..
Yazabilirsem bazen yazılarınıza yorum yazarım..
Bazen de sessizce okur giderim..
Spor yazabilirim diye düşünmüştüm, ondan da emin değilim..
Şu an bilmiyorum.. Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğim..

Geçen yazıda fikrimi değiştirmeseydim şu şekilde bitirecektim:

Bazen susup beklemek gerekir
Bazen sessizlik ilaçtır yüreğine
Ama bazen nefes vermek soğuğa..
Bazen dert dökmek gerekir satıra
Bazen dert almak lazım
Ama bazen silmek her şeyi..
Bazen söylemek gerekir gerçeği
Bazen gerçeğe girmek lazım
Ama bazen kör olmak, çekip gitmek..
Ama gitmeden önce mutlaka özür dilemek..
Çünkü gidip de dönmemek var…


Allah’a emanet olun..

Sevgi ve selamlarımla..

Murat HACIOĞLU

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her yazınıza yorum yazmasam da sizi hep takip ederdim. Ve bu yüzden çok iyi biliyorum ki, sizi sık sık incittiler. Hatta incitmeden çok suçladılar. Sanki insan doktor olunca hep hastanede, ya da hastaların başında duracakmış gibi algılayanlar oldu. Benim kuzenim de müthiş bir doktordur ama, kendisini saunada bile bulabilirsiniz:) Eşinize buradan çağrı yapıyorum; bloglarınızı el altından yayınlasın müstear bir isimle:) Dinlenin ve geri dönün, e mi? Sevgi ve dostlukla...

Tülin Aksoy 
 16.03.2011 15:55
Cevap :
:) Zevce hazretlerini suç üstü yakaladım. Yazdığım komik yazıyı paylaşmaya kalkmış. Derhal muhtıra verdim, baktım postmodern darbeyle olacak iş değil yönetime el koydum. Şimdi evde sıkıyönetim ilan edildi. TV izleme yasağı bile koyulabilir. Bir de Aref çıktı başımıza (bkz Keser döner sap döner) :)) Sevgi,hürmet ve muhabbetle  20.03.2011 16:48
 

Bilgisayarımdaki bi arızadan dolayı yorumuma cevabınızı yeni okuyabildim. Yine sözümü tutamayarak yazarken buldum kendimi :) Öncelikle biraz sitemle yazdığım veda yorumuma verdiğiniz samimi cevaba ve ilk günden bu güne kadar yazdığım her yoruma sabırla cevap verdiğiniz için size tüm içtenliğimle teşekkür etmek istedim. Yazdıklarınız çok değerliydi benim için. Görmediğiniz, tanımadığınız birine dost diyebilmeniz sizin ne kadar engin gönüllü biri olduğunuzu gösterir... Dilerim yaşamınız boyunca etrafınızdan dostlarınız eksik olmasın. Eşinize ve size sonsuz selamlarımı yolluyorum. (Not:Dinlenmenizi böldüğüm için üzgünüm. Bunu cevaplamak zorunda değilsiniz. Sınavdan 100 aldınız) Hoşçakalın...

KOMSU KIZI 
 15.03.2011 9:30
Cevap :
Güzel dilekleriniz için müteşekkirirm. Selamlarınızı da aldık bilmukabele dedik :) Sınavda yüz aldığım için sevinçliyim, öğrenciliğimde de hep 100 alırdım. Övünmek gibi olmasın okulu iklincilikle bitirdim. Övündüm galiba :)) Olsun, bu kadarcık da megalomanlık yapayım yavu. Tekrar sağolun. Allaha emanet olun. Sevgi,hürmet ve muhabbetle  20.03.2011 16:51
 

Bir süre düşündüm.. Düşündüm çünkü ifade edebilme zorluğu yaşadım. Biraz da koşuşturmaya dalınca böyle sessiz kalıverdim.. Bence spor ve şiir yazmaya devam etmelisiniz, ben öyle yapıyorum. Daha sancısız :) Diğer konuları ve kendinizi düşünecek ve değerlendirecek zamanınız da olur. Bunun yanı sıra dostlarınızla sıcak kalırsınız (Nacizane).. İsmimi andığınız için ifade ediyorum (aksi takdirde ifade etme gereği bile duymazdım); benden yana her hakkınız helaldir. Üslubunuz bile bunun için yeterlidir. Hem siz benim Ufuk Ceylan arkadaşlığımsınız :) Buralarda olmanız dileğimle, sevgi, hürmet ve muhabbetle..

Bekir Gümüş 
 14.03.2011 21:24
Cevap :
:)) Spor yazmakta hala kararlı mısınız? Bloga dönsem bile spor yazma hususunda tereddütlüyüm. Keşke Ufuk Ceylan hep kalede kalsaymış, onu bir kere eleştirmiştim, şimdi çok pişmanım. Allah, öyle olmaz böyle olur dedi Zapatayı verdi. Düşmanıma vermesin, Fener düşmanım olmadığından ona verebilir. Zaten işimiz Allah kalmış :)) Buralardayım. Anlayışınız için de teşekkür ederim.Sevgi,hürmet ve muhabbetle  20.03.2011 16:55
 

Sevgili Dostum, -dost kelimesi benim için çok önemlidir, herkese dost demem, ne anlam ifade ettiğini iyi bilirim. 'Dost yürekli' bir insan olduğunuzu bildiğimden bu ifadeyi kullandım- uzun zamandır bloga gelemiyorum, çok yoğun bir çalışma hayatım var, fırsat bulup geldiğimde de bu yazınızı okudum ve üzüldüm. Konuya vakıf değilim, ne oldu ne bitti bilemiyorum, ama ben okuyan değil, yazan bir Murat Hacıoğlu istiyorum. Sayfayı ziyaret ettiğimde okuyacağım bir yazar.... Biraz dinlenin, ama yazın.. Yazmayı bırakmayın... Saygılarımla...

Eray Ergün 
 11.03.2011 22:46
Cevap :
Çok teşekkür ederim. Yazmayı istesem de bırakamam sanırım. En başta zevce hazretleri başımın etini yer :) Kafamda planladığım bazı projeler vardı, bu sürede biraz onlarla ilgilenirim diye düşündüm, hem de kafam dağılır. Metal bile yoruluyor bizlerde de yorgunluk olması normal.Yeter ki dermansız derde düşmeyelim. Hem okumaya hem yazmaya devam ederim inşaallah. İlginiz için teşekkür ederim. Sevgi,hürmet ve muhabbetle  12.03.2011 16:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 656
Toplam yorum
: 3284
Toplam mesaj
: 140
Ort. okunma sayısı
: 1679
Kayıt tarihi
: 08.12.08
 
 

Allah kimisine “Yürü ya kulum” demiş. Ben onu “Yürü, yaz kulum” anladım. Yürü anca gidersin manas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster