Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '21

 
Kategori
Sağlık
 

Veganlık ve vejeteryanlık

Bu tarz hayvansal besinler ve ürünlerden uzak durmanın çeşitli türleri var. Veganlık (hayvansal ürünleri yememek ve hayvansal ürünleri kullanmamak), vejeteryanlık (et yememek), lakto-ovo vejeteryanlık (süt ve yumurta serbest), pesko vejeteryanlık (balık, süt ve yumurta serbest), vs.. Bir de "gözü olan hiç bir şeyi yememek" gibi acaip varyasyonları var.. Bu konuda fikirlerimi yazacağım, taşlarınızı toplayın, beni linç etmeye hazırlanın.. Ben de kalkan falan bulayım, geliyorum yazının devamı için...
----
(Yarım saat sonra) Zırhımı kuşandım, kalkanımı aldım.. Devam edebiliriz...
----
Hayatta bence herkesin uyması gereken en temel kurallar doğanın kanunlarıdır. Doğanın kanunlarına uymadan hayatta kalamaz, sağlıklı bir yaşam süremezsiniz. Kimse gidip te bir uçurumdan atlayıp hayatta kalmayı beklemez, çünkü yerçekimi diye bir şey var (doğa kanunu). Uçurumun dibine yapışınca hayatınızı kaybetmeseniz bile sakat kalırsınız. Bunun aksini iddia etmek en basit deyimle saflık olur. Nefes almadan, su içmeden de hayatta kalamazsınız; çünkü vücudunuz karbon bazlı bir organik varlıktır ve oksijen ile suya ihtiyaç duyar. Buraya kadar yazdıklarıma itirazınız varsa yazının kalanına devam etmeyin...
----
Bilimsel çalışmalar da aynı şekildedir. Her konuda bilimsel çalışma yaparken doğaya bakıp, o konuyu doğanın nasıl çözdüğünü inceleriz. En basitinden uçak tasarlamaya çalışan bilim insanları bunun için öncelikle kuşları incelemişlerdir. Kuşların kanatları sayesinde uçtuğunu görüp uçakları kanatlı tasarlamışlardır. Bu yüzden uçakların kanatları vardır. Helikopterler, balonlar, zeplinler, kanatları olmadan uçarlar ama onlar da havanın kaldırma gücünü değişik yollardan kullanırlar. Sonuçta uçmak için havanın kaldırma gücünü kullanmalısınız. Bilimsel çalışmalar için en doğru yol doğayı taklit etmektir. Zaten doğada varolan, çalıştığı belli bir mekanizmayı taklit ederseniz, çalışmalarınızın başarıya ulaşması garantidir. Çok basit bir örnek, elbiselerimizde, spor ayakkabılarımızda ve daha bir çok yerde kullandığımız cırt cırt bant olarak bildiğimiz velcro'dur.. M3 laboratuvarlarından bir bilim adamı bir akşam evinin çevresinde gezintiye çıkmış; eve döndüğünde de hırkasının üzerine yapışmış ince dikensi çıkıntıları olan ağaç tohumlarını görmüştür. Bu tohumları temizlemeye kalktığında öyle kolay çıkmadıklarını, ipliksi dikenleri ile hırkasına iyice tutunduklarını görmüştür. Sonuçta bu ağaç tohumlarını inceleyip cırt cırt olarak bildiğimiz velcroyu icad etmiştir. Bugün velcro bantlar uzay çalışmalarından tekstile, mühendislikten tıbba bir çok alanda kullanılmaktadır. Buraya kadar anlattıklarıma itirazınız varsa bir sonraki paragrafa geçmeyin...
----
Sonuçta, her alanda (bilimsel çalışmalarda, günlük yaşantımızda) doğaya uymak zorundayız. Karbon bazlı, ölümlü, algı yetenekleri zayıf, organik varlıklar olarak bazı ihtiyaçlarımız var. Yemek, içmek, nefes almak, dışkılamak, uyumak ve üremek.. Hayatın en temel ihtiyaçları bunlardır. Buraya kadar itirazınız var mı? Olmamalı.. Nefes almakta sorun yok, zaten nefes almadan yaşarım derseniz bu iddianız en çok 2-3 dakika sonra fos çıkar.. Su içmek de zorunlu.. Su içmeden belki bir kaç gün yaşarsınız ama öyle çok da uzun sürmez su diyeti.. Dışkılamak da mecburi.. Hatta görünüşünüzle, toplumdaki statünüzle alakasız biçimde mecburi. İsterse dünyanın en zengin adamı olsun, isterse ingiltere kraliçesi olsun, isterse dünya güzellik kraliçesi, rüya gibi bir kadın olsun. Herkes dışkılamak zorunda kardeşim.. Bu, tıbbi bir mecburiyet. Uyumak da öyle.. Uyumadan çok fazla dayanamazsınız.. Üremek, hayatın en temel içgüdüsü zaten.. Her canlı, neslini devam ettirmek ister. Bu yüzden her anne yavrularını korumak için bazen hayatını tehlikeye atar. Doğada da bu böyledir. Yavrularını sokak köpeklerinden korumak için köpeklerin arasına bodoslama dalan anne kedilerin videolarını mutlaka görmüşsünüzdür.. Buraya kadar itirazınız yoksa yemek kısmına geçelim.. İtirazınız varsa ("ben nefes almadan yaşıyorum", "çok güzel bir kızım, dışkı yaptığımı nasıl düşünebilirsiniz?", "baba, ben uyumuyorum, su içmiyorum ki.." diyenler varsa) sonraki paragrafa geçmesin lütfen..
----
DOĞADA TÜM CANLILAR BİRBİRİNİ YER! Bu maalesef böyledir. Her canlı yaşamak için bir diğerini yer. Bazı canlılar sadece bitkileri yer; bunlara otçul denir, bazısı sadece et yer, bunlara etçil denir, bazısı hem bitki hem et yer, bunlara da hepçil denir. Hiç bir canlı, bir diğerini keyfinden yemez, vücudunun ihtiyacı olduğu için yer.. Taş toprak yiyerek beslenen bir canlı biliyorsanız yazıya devam etmeyin, bana bir e-mail atın; ben de öğreneyim..
----
İnsan doğası gereği hepçil bir canlıdır. NEDEN? Çünkü şu zavallı, ölümlü, karbon bazlı organik varlığımız hem bitkisel hem de hayvansal gıdaya ihtiyaç duyar (ihtiyacın altını çiziyorum.. "mecburiyet" belirtiyor bu kelime..). Bu yüzden insanoğlu (ya da insan kızı) et de yemek zorundadır ("zorundadır"... yine "mecburiyet"..). Kesici köpek dişlerimiz bu yüzden vardır. İnsanlığın uydurduğu vejeteryan beslenme rejimi, tam anlamı ile bir saçmalıktır, çünkü ruhunuz "Hayvanları yeme! Onların da yaşamaya hakkı var! Hayvanları çok seviyorum!" dese de, içinde hapsolduğunuz bu organik varlık (vücudunuz) hayvansal gıdaya ihtiyaç duymaktadır (mecburiyet var!). Hayvansal gıdanın vücudunuza girmesi için var o kesici köpek dişleri.. Eti, kemiğinden ayırmak için!.. Hala vejeteryanlığın ve türevleri diğer beslenme rejimlerinin doğaya aykırı olmadığını düşünüyorsanız internetten vejeteryanlığı bırakıp et yemeye başlayınca yüzüne renk gelen, sinir krizleri azalan insanları araştırın, görün.. Benim konuştuğum tüm vejeteryan ve vegan kişiler hep son derece sinirli kişilerdi. Bu sinir ya anlattıklarıma verecek bir cevapları olmadığından yada B-vitamini eksikliğinin yaptığı sinir harabiyeti yüzündendi. Sizin de böyle sorunlarınız varsa vejeteryanlığa bir son verin, bu durumların düzeldiğini göreceksiniz. Vücudunuz hayvansal gıdaya ihtiyaç duyuyor ve siz onu bundan mahrum bırakıyorsunuz. Bu, kişinin kendi kendine yaptığı bir işkencedir. 
----
Vejeteryanlık ve veganlık günümüzde bir kültürmüş gibi sunuluyor. Kitapları var, restoranları var.. Veganlar için hayvansal kaynaklı olmayan kıyafetler bile var. Vejeteryan ve veganların bir argümanları da hayvanları çok sevmeleri.. Ben demiyorum ki, hayvanlardan nefret ediyorum, bu yüzden hayvan eti yiyorum. Bu, doğanın kanunu diyorum. Belgesellerde hiç görmüyor musunuz? Aslan anne geyiği yer, ama annenin arkasından gelen korumasız yavru geyiği öldürmez. Amacı geyikleri katletmek değildir ki. Sadece beslenmektir. Yavru geyik savunmasız da olsa onu yemez. Diğer yandan kutup ayıları hakkında enteresan bir şey anlatayım. Ben kuzey kutbuna gittim. Yolda 7 tane kutup ayısı gördük. Bunlar büyük ihtimal erkek ayılardı, çünkü yanlarında yavruları yoktu. Eğer bir kutup ayısını yanında yavruları ile (genelde 2 yavru olur) birlikte görürseniz, o kutup ayısı 100% dişidir. Yanında yavru yoksa, ve yaz ortasındaysanız büyük ihtimal erkektir. Dişi kutup ayıları her zaman yavruları ile birlikte dolaşır. Eğer yeterli besin bulamazsa ne yapar biliyor musunuz? Bir bir yavrularını yer. Çünkü hayatta kalmak en önemli şeydir. Hayatta kalırsa sonraki sene yine yavrulayabilir. Korkunç bir olaydır ama doğanın kanunudur. Canlının canlıyı yemesi, gerektiğinde yavrularını bile yemesi kabul etseniz de etmeseniz de doğanın kanunudur.
----
Vejeteryanların bir argümanı da et sektörü için yetiştirilen büyük baş hayvanların çıkardığı gazların atmosfere zarar verdiği, küresel ısınmaya yol açtığıdır. Bunun çaresi et yememek değildir. Buna başka bir çare bulunmalıdır. Doğanın kurallarını bozmadan, doğal bir çözümü olmalıdır. Ama kesinlikle et yememek, "imkansız hamburger" gibi GDO lu bitkilerden elde edilen et benzeri gıdalar bu çözüm olamaz. Doğal olmayan vejeteryanlığı doğal olmayan gıdalarla desteklemek daha da doğal olmayan sonuçlar doğuracaktır. Doğanın kurallarından ayrılmadan çözüm üretilmelidir. 
----
Vejeteryanlık ve veganlık benim hayatımda gördüğüm en saçma, en züppece icatlardır. Doğaya aykırı bir kere. Tartışılacak yanı yok. Sanırım daha da ötesi köpek dişlerini aldırmış bir vegan olur.. Onu daha görmedim.. 
----
Bu konuda fikirlerinizi yada küfürlerinizi, ölüm tehditlerinizi yazmak isterseniz aşağıya mail adresimi yazıyorum.. Oraya mail atınız..
 
Op. Dr. Oytun İdil
oytunmd@gmail.com
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!