Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '17

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
21
 

Vekilim Bir Açıklama Yapar mısınız?

Hür irademiz ile belli aralıklarla düzenlenen genel seçimlerde oy vererek bizi temsil etmesini istediğimiz vekilleri seçeriz. Bu vekiller aynı zamanda bizim de Dünya görüşümüzle uyuşan çizgide siyaset yapan bir partinin mensubu olabilirler. Ancak milletvekili olmak için illa ki  bir siyasi parti ile bağınızın olmasına da gerek yoktur. Bağımsız aday olarak da seçimlere katılabilir ve seçilmiş bir vekil olarak mecliste görev yapabilirsiniz. Elbette seçme ve seçilme, parti üyeliği veya bağımsız adaylık gibi konular daha detaylı bir şekilde anlatılabilir. Bunlar kanunlarla da düzenlenmiştir. Ancak ben olaylar hakkında düşünürken böyle basit açıklamalar ile tekrarlar yapmayı tercih ediyorum. Bu konular hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorsanız farklı kaynak taramaları yapabilirsiniz.
 
Bir milletvekilinin görevleri nelerdir ve halk kendisini temsil etme yetkisini verdiği vekilden ne / neler bekler? Milletvekilleri öncelikle meclis çatısı altında ülke yönetimi konusunda söz söyleme hakkına sahiptirler. Yasal süreçlere değinmemekle birlikte; kanun teklifleri, kanun konulması, kanunların değiştirilmesi veya kaldırılması, meclis araştırmaları, savaş ilanı, uluslararası anlaşmaları onaylamak... gibi konularda görüşlerini belirtme ve çoğunluk kararı ile bunları hayata geçirme hak ve yükümlülüklerine sahiptirler. Milletvekilleri farklı şehirlerden seçilirler. Öncelikle seçildikleri şehir halkının sorunlarına ve isteklerine karşı yükümlülükleri olsa da aslında her bir vekil milletin tamamına karşı sorumluluk sahibidir. Meclis'te alınan kararlar tüm ülkeyi ilgilendiren niteliktedir çünkü. Halkın vekillerden beklentisi ise bu sorumlulukların bilincinde hareket edilmesidir en basit tanımı ile.
 
Gündemimiz malum; Anayasa değişikliği. Anayasa değişikliğini öngören teklif maddeleri hararetli tartışmalar arasında birer birer mecliste oylanmaya başlandı. Bir kısım vekiller kayıtsız şartsız değişiklik tekliflerine olumlu bir şekilde yaklaşırken, özellikle muhalefet vekilleri ülkenin kaderini etkileyecek değişiklikler konusunda daha temkinli. Tutuklu vekiller ise olayları sadece izlemekle yetinebiliyorlar. 15 Temmuz sürecinden sonra OHAL yönetimi altında, sürekli saldırılar ile boğuşan ülkede bir kaos ortamı hakimken anayasa değişikliğini oldu bittiye getirmek ne kadar sağlıklı bir şekilde sonuç verecektir? Üstelik maddelerin neler getireceği hala tam olarak halk tarafından bilinmezken. Bu durum milletvekillerinin büyük çoğunluğunun görev ihlalini ortaya koymaktadır. Halka karşı sorumluluklarını unutup, halka yaptıklarını anlatmamak  / anlatmak için girişimde dahi bulunmamak görevi kötüye kullanmaktır benim kanımca. Anayasa değişikliğinin en etkili sonucu şüphesiz yönetim biçiminde olacak. Adına Türk tipi başkanlık denen bir sistem ile rejim değiştirilmek istenmekte. Bu sistemin tam olarak ne olduğu, ülkeye neler kazandıracağı veya kaybettireceği de tam olarak bilinmemekte. Ancak tahminler ve öngörüler otoriteler tarafından paylaşılmaktadır. Başkan olacak kişinin yetkilerinin sınırı konusunda endişeler dile getirilmektedir. Ancak başkanlık sistemi başka ülkelerde de var denilse de kafadaki soru işaretleri için tatmin edici yanıtlar verilememektedir. En azından benim için durum bu.
 
Vekillerimiz meclis içinde uslüp konusunda son derece sıkıntılı davranışlar göstermekteler. Toplumdaki negatif havanın bir yansıması olarak da okunabilir bu. Son olarak meclisteki anayasa değişikliği oylaması sırasında CHP milletvekili Fatma Kaplan darp edilmiş, böylece meclis içindeki şiddet olaylarına da bir yenisi eklenmiştir. Sürekli komplo teorileri ile yaşayan, linç kültürünün yerleşik bir hal almaya başladığı ülkede; farklı kesimlerden sürekli şiddet ile ilgili haberler gelmekte. Bir kadın tek başına otobüse bindiği gerekçesi ile tecavüz edilmeyi hak etmiş olarak görülmekte ve cinsel şiddet görebilmektedir. Ailesinden habersiz cep telefonu kullandığı için bir genç kız katledilmekte, Türkiye'nin durumunu eleştirdiği videosu yüzünden bir modacı vatan haini ilan edilerek hapis edilebilmektedir. Laikliği savunmak terör propagandası yapmak olarak görülmekte. Gazeteciler eleştiri ve yorumları nedeni ile gözaltına alınmakta hatta tutuklanmaktadır. Temiz içme suyu verilmeyen gazeteci için bakanlık tarafından o zaman musluk suyu içseydi minvalinde açıklamalar yapılmaktadır. Şiddet sadece fiziki değil aynı zamanda psikolojik bir biçimde egemen gücün karşısında olan herkese uygulanmaktadır. İktidar karşısında duran, eleştiri yapan kişiler anında vatan hainliği ve teröre destek vermekle suçlanmakta, baskı ile sindirilmeye çalışılmaktadır.
 
Dışarıdan bir göz olarak ülkeye bakmaya kalktığımızda karşımızda şöyle bir manzara buluyoruz. Batı'dan hızla uzaklaşan, yüzünü Rus ve Arap Dünyası'na dönen Türkiye; uluslararası arenada giderek daha yalnız bir ülke olma yolunda. Yıllardır okullarda öğretilen Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur düsturu bir paranoya söylentisinden çıkarak gerçeğe dönüşmüş durumda. Suriye'deki iç savaşa müdahil olup Esad rejimini yıkmayı hedefleyen bir Türkiye. AB olmazsa Şangay Beşlisi'ne gireriz diyen bir Türkiye. Tüm bunlarla bağlantılı olarak mülteci sorunu ile tek başına uğraşmaya çalışan bir ülke.  Metropol olarak adlandırılan şehirlerinde bombalar patlayan bu nedenle; yatırımcıların çekindiği, turist sayısının hızla düştüğü, giderek daha güvenliksiz bir ülke haline gelen Türkiye. Şiddet, cinsel istismar, yasaklar ile dünya gündeminde kendine yer bulan bir ülke.... Ne ülke içinde ne de uluslararası ortamda net bir tavır takınmayan, bugün dediğini yarın unutuveren bir devlet dili. Yaşadıklarımızı hepimiz çok daha iyi biliyoruz. O nedenle uzun uzadıya yazmaya gerek yok.
 
Böyle bir ortamda ihtiyacımız olan gerçekten ne? Dürüst politikacılar, kapalı kapılar, şeffaf yönetim, rüşvet, hak, adam kayırma, adalet, baskı, bağımsızlık, yasaklar, özgürlük, şiddet, barış...
 
Her şerde bir HAYIR vardır derler. Gerisi size kalmış.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 41
Kayıt tarihi
: 14.01.17
 
 

Kendimi tanıtmam gerekirse; faşist ideolojilerin uzağında, inanç konusunda kafasında soru işaretl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster