Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1199
 

Vekilin oğlu polis müfettişi mi?

Olay, Hatay’ın Dörtyol İlçesi Karakolu’nda geçiyor: Bir iktidar partisi milletvekilinin oğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne gidip, tıpkı suçlulara uygulanan yöntem gibi, polisleri tek sıraya dizip, ellerine de numara vererek, kendileriyle tartışan polis görevlilerini arıyor, buluyor ve kısa bir süre sonra, komiser yardımcısının başka İl’e tayini çıkıyor…

8 Nolu Polis” şöyle diyordu: “Önce üç kişi geldiler, sonra 30 kişi kadar daha geldi. Bize yapılan bu muamele, vatan hainine bile yapılmazdı” diyordu…

Hiçbirinin ismi önemli değil… Bizim için yapılanlar önemli!..

Bu Milletvekilinin oğluna, bu işi yapma cüret ve cesaretini kim veriyor!?

Bu adam kim oluyor da, “Vekil Oğlu” olması dışında hiçbir özelliği, hiçbir yetki ve selâhiyeti olmadığı halde, başlarında Kaymakam, Emniyet Müdürü, Komiserleri bulunan, devletin o karakoluna nasıl girebiliyor!? Oraya girip, orada bulunan devlet görevlisi polisleri, tıpkı bir zanlıya muamele yapar gibi, nasıl hizaya sokup da, kimlik teşhisi yapıyor!? Bu adam sizin başınızda Polis Müfettişi mi, ondan mı gıkınızı çıkaramadınız!?

Buna nasıl göz yumuldu da, bu adam bunları yapabildi!? Devlet sizin elinize o modern COP’ları, biber gazlarını, bellerinize o tabancaları; sadece parasız eğitim isteyen öğrencilere, hak isteyen işçilere, özgürlük isteyen sivil toplum örgütü üyelerinin hakkından gelin diye mi verdi!?

Kendi karakolunuzu basan, sizi suçlu gibi hizaya sokanlara karşı niye kullanamadınız bunları!?

Sonucu neye malolursa olsun; kendi polisini, kendi karakolunu koruyamayanlar, uğruna yemin ettikleri bu halkı nasıl koruyacaklar acaba?

Bakınız, koskoca Amerika Başkanı Obama, görevini yapıp da, sonuna kadar haklı olduğunda direnen Polis Memuru Çavuş James Crowley’den özür dilemek zorunda kaldı, Beyaz Saray’a bira içmeye buyur etti… Keza, İngiltere’de de bir Bakan, kendini suçlayan polislerden özür diledi…

Bizde ise bir Milletvekili oğlu, hiç de hoş karşılanamayacak işler yapıyor, Milletvekili olan babası özür dilemek şöyle dursun, mağdur polislerin açığa alınması ve sürülmesine ses çıkarmadığı gibi, sanki çok olağan ve masum bir olaymış gibi;  “olayı tatlıya bağlayıp, kapatın” dediğini övünçle söylüyor!..

Bu polislerin sendikaları yok mu? Sayın İçişleri Bakanı niye susuyor? Kendine ters gelen herkesi azarlayan sayın Başbakan, bu olaya niye Fransız kalıyor? Sürülen, açığa alınan polisler için, Devlet Bakanı sayın Bülent Arınç medya önüne çıkıp da, ağlamaklı ses tonuyla bu olayı niye kınamıyor!?

İktidar kanadından sadece sayın Hüseyin Çelik; Valilikçe soruşturma açıldığını, böyle olayları tasvip etmediklerini açıkladı, hepsi buydu…

Bizler yeni nesile her fırsatta; “Sabredin, güzel günler göreceğiz çocuklar” dedikçe, şu başımıza gelenlere bir bakınız!?

İleri demokrasi bu mu? Canhıraş “AB’ye girelim, yeni ve sivil Anayasa yapalım” derken, elimizdekileri de mi kaybediyoruz, ne!?

Bu olayı hangi demokratik ülke insanının midesi kaldırır? Siz bu ülkede ne yapmak istiyorsunuz, açıkça söyler misiniz artık?                                                 

Sakin KOŞAR… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 191
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 696
Kayıt tarihi
: 09.08.08
 
 

16/07/1951 Bozüyük / Yatağan / Muğla doğumlu, 1970 Isparta - Gönen mezunu, 1986 Anadolu Üniversit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster