Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
337
 

Vekillere var, çalışanlara, emeklilere yok mu? Yiyin efendiler, yiyin!

Vekillere var, çalışanlara, emeklilere yok mu? Yiyin efendiler, yiyin!
 

YİYİN EFENDİLER YİYİN...


Bildiğiniz gibi ülkemizde kalkındırma tabandan değil, tavandan yapılıyor. Tıpkı yerinden olmayan yönetim gibi…

Kalkınma demişken, yaratılan ekonomik mucizenin nimetlerinden kimler yararlanıyor bir göz atmakta fayda var.

İlk faydalananlar malumunuz olduğu üzeri, iktidar sahipleri ve yandaşları oldu!

Bu kadar bol nimet arasında vekillerin ve onlara katkı yapanların yararlanmaması ayıp olurdu. O nedenle; fazla dikkat çekicici olmasın diye önce danışman ve sekreterlerin maaşlarına yüzde 170 zam yaptılar. Sonra vekil emeklilerini öne sürüp hem emekliliklerine hem de normal maaşlarına yüzdü yüz zam yaptılar.

Minareyi çalan kılıfını hazırlar misali, bunlar önce meclis çalışanlarına zam yaparken, minareye kılıf için kumaş buldular, sonra da kendi maaşlarına yaptıkları zamla minareye kılıfı dikip, başına geçirdiler!

Bu kadar zammı bir çırpıda yapanların mutlaka bir gerekçeleri olmalıydı! Onlarda Merkez Bankası çalışanlarını hedef gösterdiler. Ayrıca ülkedeki bağımsız(!) kurumları (ne kadar bağımsız oldukları da tartışılır ya) kendilerine rakip olarak seçtiler.

Yani ülkenin kaymak tabakasına terfi ettiler!

Yıllardan beri eşit işe eşit ücret safsatasını hep öne sürüp, maaşlarda iyileştirme yapacaklarını söyler dururlardı. Demek ki iyileştirme yapacakları kesim, kendileri ve kendilerine yardımcı olan meclis çalışanları imiş.

Şunun şurasında yılbaşına ne kaldı ki? Hala memur zamları ile ilgili bir açıklama yok! Asgari ücret hala belirlenemedi!

12 Eylül 2010 da yaptığımız referandumla geçtiğimiz ‘İleri Demokrasi’ maalesef, çalışana, emekliye bir katkı yapmadı. Çalışanlar, emekliler ve asgari ücret köleleri, geçtiğimiz ‘İleri Demokrasi’den faydalanarak, yaratılan ekonomik mucizeden katkı beklerken, katkıyı kimlerin aldığı ortaya çıktı.

Bu kadar kadı kızında da bulunur diyorsanız, o zaman Tevfik Fikret’in şu şiirini hep bir ağızdan okumanın zamanıdır.

İşte Tevfik Fikret’in Han-ı Yağma isimli şiiri.

Bir sofracık, efendiler yutulmayı bekliyor,
Önünüzde titriyor, bu ulusun hayatıdır;
Bu ulus ki acılıdır, can çekişmektedir!
Ama sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır…

Yiyin, efendiler yiyin; bu iç açıcı sofra sizin;
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Efendiler pek açsınız, bu yüzünüzden bellidir;
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı, kim bilir?
Şu nimetler yığını, bakın, gelişinizle böbürlenir!
Bu hakkıdır savaşınızın, evet, o hak da elde bir…

Yiyin, efendiler yiyin; bu şenlikli sofra sizin;
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say:
Soy sop, şeref, gösteriş, oyun, düğün, konak, saray,
Hepsi sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay;
Hepsi sizin, hepsi sizin, hazır hazır, kolay kolay…

Yiyin, efendiler yiyin; bu iç açıcı sofra sizin;
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Büyük lokmanın sindirimi güç de olsa, yok zarar,
Gösterişin gururu var, öç almanın sevinci var.
Bu sofra ilginizden sizin parlaklık umar,
Sizin bu baş, beyin, ciğer, tüm şu kanlı lokmalar…

Yiyin, efendiler yiyin; bu can veren sofra sizin;
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Verir zavallı ülke, verir nesi varsa; malını,
Vücudunu, hayatını, umudunu, hayalini,
Bütün esenliğini, gönlünün bütün sevincini.
Hemen yutun, düşünmeyin haramını, helâlini…

Yiyin, efendiler yiyin; bu iç açıcı sofra sizin;
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!
Yarın bakarsınız söner bugün çatırdayan ocak!
Bugün mideler güçlü, bugün çorbalar sımsıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak…

Yiyin, efendiler yiyin; bu çığırtkan sofra sizin;
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Bir haftadan beri et yiyemeyen, aldıkları onca para ile geçinemeyen, aç gezen vekillere ithaf olunur!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tam yerinde bir ithaf .Mesut Bey.Sevgiler.

Şennur Köseli 
 27.12.2011 20:03
Cevap :
Merhaba Hemşire Hanım. Sayfamı şereflendirip yorumda bulunduğunuz için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  29.12.2011 10:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3065
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster