Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '08

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
9724
 

Veli öğretmen iletişimi

Bir çok araştırmaya göre veli ve öğretmenler, ev ve okul arasındaki iletişimin çocuklar için olumlu sonuçlar doğurduğunda birleşiyor. Anne-baba çocuk eğitimine katıldıklarında;

¯ Öğrenci başarısı daha yüksek oluyor; öğrenciler daha yüksek notlar alıyor, testlerde daha başarılı oluyor, uzun vadede daha iyi bir akademik başarı elde ediyorlar. Bu, özellikle anababalar çocuk küçük yaştayken eğitime dahil olduğunda doğrulanıyor.

¯ Veliler okulla ilişkide olduğunda, öğrencinin devamı, okulla ilgili tutumları, olgunlaşması, benlik kavramı ve davranışları daha iyiye gidiyor.

¯ Eğitim programları ve okullar daha etkin hale geliyor.

Ancak velinin okula katılımı nasıl olması gerektiği konusunda bazı problemler yaşanmaktadır. Bu çalışmanın amacı hem öğretmenlere hem de velilere bu konuda ışık tutmaktır.

Deneyimlere göre, öğretmenle ilişki kurmada atılacak üç önemli adım vardır:

İlk adım, veli olarak kendi rolünüzü yani çocuğunuzun eğitim hakkının en güçlü ve temel takipçisi olduğunuzu açıkça görmenizdir. Bazı veliler öğretmen ve yöneticilerle konuşmaktan çekinirler; çünkü “sorun çıkaran” etiketini yemekten korkarlar. Kimse etiketler konusunda söz veremez. Fakat çocuğunuzun huzuru tehlikedeyse, size takılacak ad daha önemsiz olmak durumundadır. Bu, istekleriniz üzerinde rahatsız edici bir şekilde ısrar etmeniz ya da sonuçları ne olursa olsun çocuğunuzun uygunsuz davranışlarını körü körüne savunmanız anlamına gelmiyor. Sadece, çocuğunuzun savunucusu olarak haklı rolünüzle onun ihtiyaçlarını belirleme, gördüğünüz şekliyle bunları öğretmene sunma ve okul yaşamının gerçekleriyle bu ihtiyaçları dengeleme üzerine dikkatlice düşünmeniz gerektiği anlamına geliyor.

İkinci adım, “veli katılımı” teriminin sizin için ne demek olduğu üzerine düşünmektir. Araştırmalar, en etkili veli katılımının özel bir etkinlik türü değil de bir tavır olduğunu, bu katılımın veli ve öğretmen ortak hedef ve sorumlulukları paylaştıklarında, birbirlerini eşit kişiler olarak gördüklerinde, her iki taraf da çocuğun eğitimine katkıda bulunduğunda ortaya çıktığını söylüyor.

Çocuğunuzun öğretmeniyle birlikte çalışabilme yeteneğiniz, evde çocuğunuza okulun ve öğretmenin önemiyle ilgili anlattıklarınızı da pekiştirir.

Verimli bir ev çalışması için:

¯ Çocuğunuzla günlük olaylar hakkında konuşmalı,

¯ Ders dışı okuma için yüreklendirmeli,

¯ Televizyon izlemesini gözlemlemeli ve izlediği programları çocuğunuzla birlikte analiz etmeli,

¯ Duygularınızı açıklamalı,

¯ Çocuğunuzun akademik ve kişisel gelişimine ilgi göstermelisiniz ve gerektiğinde anlık istekleri uzun vadeli hedefler lehine ertelemelisiniz. Bu, aynı zamanda, çocukların sınıfta da ihtiyaç duyduğu bir şeydir.

Üçüncü adım, çocuğunuzun bilgi ve okuma yazma becerileri kazanması için, okul personeliyle düzenli iletişimde bulunabilmek ve okul süreçlerine katılmak için içinizde kişisel bir sorumluluk duygusu yaşatmaktır. Bu çeşit bir iç gözlem, sizi, çocuğunuza yatarken ev ödevlerini yapıp yapmadığını sormak yerine, onunla oturup ödevlerini birlikte gözden geçirmeye zorlayacaktır. Bu, çocuğunuzun öğretmeniyle sağlam bir iletişim kurduğunuzu ve çocuğunuzun okuluyla yani okul başarısıyla ilgilendiğinizi kanıtlar.

<ı>

<ı>Güçlü Bir Veli – Öğretmen İşbirliği İçin gerekenler :

¯ <ı>Güven

¯ <ı>Karşılıklı saygı

¯ <ı>Açık iletişim

¯ <ı>Dürüstlük

¯ <ı>Aktif dinleme

¯ <ı>Açıklık

¯ <ı>Esneklik

¯ <ı>Önemseme

¯ <ı>Anlama

¯ <ı>Sorumluluk paylaşımı

¯ <ı>Tam bir bilgi akışı

<ı>

ÖĞRETMENLE NASIL KONUŞMALI

Çocuğunuzun henüz bir problemi yokken öğretmeniyle bağlantı kurmak olumlu bir ilişkinin başlaması için belki de en önemli adımdır. Öğretmen ve veli arasında iletişim çok azsa veya yoksa, her iki taraf da diğerinin sessizliğini ya ilgisizlik ya da her şeyin yolunda gittiğinin işareti olarak yanlış bir şekilde yorumlayabilir. Ardından ilk veli-öğretmen görüşmesinde, görüşmeyi kim talep etmiş olursa olsun, her iki taraf da düşmanca bir konumda olduklarını hissedebilir.

Oysa böyle olmak zorunda değil. Okul yılının başlangıcında ilk birkaç hafta içinde, yeniliklere alışıp siz ve çocuğunuz rahat bir düzene geçtikten sonra, öğretmenle konuşup herhangi bir gün ders sonrası 15 dakikalık kısa bir randevu isteyin. Okul yılı içinde olsanız bile bir tanışma toplantısı ayarlayabilirsiniz.

Bu görüşmede;

¯ Öğretmene biraz kendinizden ve ödevlerine yardımcı olma gibi basit konular bile olsa, çocuğunuza yardımcı olabildiğiniz konulardan bahsedin

¯ Öğretmene bu sınıf düzeyinde sınıfın geneli için koyduğu hedefleri be beklentileri sorun. Tek tek çocuklar için belirgin hedeflerin olması bu aşamada belirgin olmayabilir.

¯ Bu okul yılı için çocuğunuzla ilgili özel hedeflerinizi anlatın. Öğretmene karşı açık ve dürüst olun önceki yıl çözmekte zorlandığı konular için çocuğunuza önyargılı davranmamasını ya da bu konularda çok ısrarcı olmamasını isteyebilirsiniz.

Zamanınız elverdiğince sınıf projelerine ve sınıf gezilerine yardım ederek ve okul-aile birliğinin aktif bir üyesi olarak öğretmeni daha iyi tanıyabilir ve onun da sizi tanımasına fırsat verebilirsiniz.

Belik de, çocuğunuzun davranışıyla ilgileniyor ve öğretmeni aramanız gerektiğini biliyorsunuz; ama konuşmayı nasıl olumlu ve yapıcı bir havada götürebileceğinizi bilmiyorsunuz. İlk önce kim ararsa arasın, kendinizi hazırlayabileceğiniz tipik yanıtlar ya da yapmamaya çalışacağınız şeyler var:

¯ Kızgınlık: Olumsuz bir telefon konuşmasının şaşkınlığıyla belli bir kızgınlığın yaşanması çok doğaldır.

¯ Savunmacılık: Çoğu insanın kendi rollerini korumaya çalışması normaldir. Öğretmen, öğretme yetkileri veya sınıfa hakimiyeti ya da veliler, velilik yetileri konusunda savunmacı olabilir.

¯ İnkar: bazı insanlar problemlerin olabileceği gerçeğini inkar etmek isterler veya daha az tehditkar senaryolar kurarlar: “Belki sadece sıkılmıştır”, “Bu problemi evde hiç yaşamadık”.

¯ Suçlama: Sorumluluktan kaçmak için çabucak bir çözüm önermek veya neden uydurmaktır: “kocam ve ben ayrıldık”, “çocukken ben de böyleydim”.

¯ İnanmama ya da kuşkulanma: Ortaya çıkan sorun o kişi için kabulü güç bir şeyse, sorunu önemsemeyecek ve “Bu, bütün çocukların geçtiği bir dönem değil mi?”, “Anlattıklarınız sınıfımda olan hiçbir şeye denk düşmüyor.” Gibi sözlerle geçiştirecektir.

Aşağıda bu yanıtlarla nasıl daha yapıcı bir şekilde uğraşabileceğiniz hakkında bazı fikirler bulunuyor.

Ne demeli…

ÖĞRETMEN DİYOR Kİ:

“Aramak zorunda kaldığım için üzgünüm; ama Ahmet’ in davranışları sınıfta sorun yaratıyor. Beni dinlemiyor. Konuşmamız gerek”.

(Kızgın bir yanıt):

“Evet, o da sizin ona kötü davrandığınızı söylemişti”.

DEMEK YERİNE…

Memnuniyetle gelirim, ne zaman sizin için uygun olur?” deyin. (Problemi telefonda çözmek ya da öğretmenin kızgınlık ve hayal kırıklığını arttırmak zorunda değilsiniz).

(Savunmacı yanıt):

“Birilerinin sürekli arayıp Ahmet kötü bir çocukmuş gibi konuşmasından bıktım usandım”.

DEMEK YERİNE…

“Bu şikayetleri daha önce de duymuştuk, Ahmet’ in davranışlarının devam etmesi beni hayal kırıklığına uğrattı; fakat bunu düzeltmek için yapabileceğimiz bir şeyler olduğundan eminim” deyin.

(İnkar):

“Okuldaki kurallara uymada hiç güçlük çekmedi. Ahmet’ in problem yarattığına inanamıyorum”.

DEMEK YERİNE…

“Onun böyle olabileceğini kabul etmek çok zor geliyor; ama bu noktada sizi dikkate alacağım. Ahmet evde bunu çok farklı bir şekilde anlatıyor. Buluşmamız iyi olur. Bu durumla nasıl başa çıkabileceğimi öğrenmek için sizinle konuşmam gerek” deyin.

(Suç atma):

“Onunla gerçekten ilgilendiğinize inanıyor musunuz?”

DEMEK YERİNE…

“Bu konuda zaten oldukça sinirliyim. Okulda da böyle olduğunu kabul etmek şu sıralar benim için çok zor” deyin.

(İnanmama):

“Ahmet’ i bu kadar kısa zamanda tanıyamamanız çok doğal”.

DEMEK YERİNE…

“Anlattığınız çocuğun benim çocuğum olduğuna inanmak istemiyorum; ama dediklerinizi düşüneceğim. Davranışın özellikle ne zaman ortaya çıktığını ve sizce nedeninin ne olduğunu öğrenmek istiyorum. Bunu konuşmak için buluşabilir miyiz?” deyin.

VELİ – ÖĞRETMEN GÖRÜŞMESİNE HAZIRLANMA

İster sizin veya öğretmenin konuşmak istediği bir konu için görüşmeye gidin, ister düzenli toplanan bir veli – öğretmen toplantısı için orada olun, toplantıda ne söylemek istediğinizi veya neyi bilmeniz gerektiğini planlamak iyi bir fikirdir.

Öğretmene sorabileceğiniz bazı sorular:

¯ Çocuğum matematik, okuma yazma ve diğer derslerde sınıfına uygun performans gösteriyor mu?

¯ Geçen yıl başarı, zeka veya yetenek testlerine katılmış mıydı?

¯ Bu testlerden aldığı puanların anlamı ne?

¯ Temel derslerde benim bilmediğim güçlü ve zayıf yanları var mı?

¯ Öğrenme tarzını anlatabilir misiniz?

¯ Herhangi bir konuda özel yardıma ihtiyacı var mı?

(Sosyal uyum, öğrenme becerileri vs.)

¯ Okul psikoloğu gibi uzmanlara başvurmamı önerir misiniz?

¯ Okulda çalışmalarını düzenli bir şekilde yapıyor mu?

¯ Verilen ev ödevlerini düzenli bir şekilde yapıyor mu?

¯ Okula düzenli bir şekilde devam ediyor mu?

¯ Öğretmen ve öğrencilerle iyi anlaşıyor mu?

¯ Öğrenmesine daha çok katkıda bulunmak için evde neler yapabiliriz?

¯ Sosyal aktivitelere katılma konusunda istekli mi?

¯ Sınıfta sorumluluklarını yerine getiriyor mu?

Öğretmenle konuşurken iki şeyi aklınızdan çıkarmayın:

¯ Olabildiğince açık fikirli olmaya çalışın. Çocuğunuzla ilgili duyduklarınızdan hoşlanmayabilirsiniz; ama öğretmen tamamen haklı olmasa da, başka bir yetişkinin çocuğunuza nasıl tepki verdiğini ve çocuğunuzun sınıfta yaşanan bazı problemlerin sorumluluğunu paylaşması gerektiğini anlamak zorundasınız.

¯ Öğretmene söylemek zorunda hissettiğiniz olumsuz şeylerin yanı sıra olumlu geribildirimler de vermeye çalışın. Eğer çocuğunuzu savunma adına saldırgan bir tutum alırsanız öğretmenin de kendini savunmaya geçmesi çok doğaldır. Böyle bir durumda ne öğretmen ne de siz çocuğunuza yardımcı olabilirsiniz. Daha dengeli bir yaklaşımınız olursa öğretmenle işbirliğini güvenceye alabilirsiniz.

Çoğu veli bu ilkeleri akılda tutmaya çalışmanın iyi bir fikir olduğunda anlaşsa da, söylemek zorunda olduğunuz konuları, yapıcı ve olumlu olmayı da becererek nasıl söylemek gerektiğini bilmek yine de çok zor olabilir. İşte, çocuğunuzun öğretmeniyle nasıl konuşabileceğinizle ilgili birkaç örnek:

¯ “Damla’ nın yazma becerileriyle ilgili sizinle tartışmak istediğim bazı konular var. Notlarının iyi olduğunu biliyorum; ama çalışması bana yetersiz görünüyor. Bunu daha iyi anlamak istiyorum.”

¯ “Gerçekten sizinle buluşmak istiyorum. Hasan, okula gitme konusunda şimdiye kadar olmadığı kadar isteksiz. Sanırım birlikte çalışarak ona yardım edebiliriz.”

¯ “Sizinle Erhan’ ın ev ödevleri hakkında konuşmak istiyorum. Çok fazla çaba harcıyor; ama notları hala çok düşük. Belki ondan ne beklendiğini daha iyi anlarsak, ona daha çok yardım edebiliriz.”

¯ “Siz gerçekten de Aslı’ nın daha iyi olmasını istiyorsunuz; ama o, ev ödevinin ceza niyetine kullanılmasıyla harekete geçecek bir çocuk değil.”

¯ “Bu not konusunda anlaşamadığımız için üzgünüm. Sanırım her çocuğun en üst potansiyeline ulaşmasını istiyor ve onları gerçekten buna zorluyorsunuz.”

KAYNAK : Martin M.& Waltman C. Çocuğunuzun Okulla İlgili Sorunlarını Çözebilirsiniz, Sistem Yayıncılık. İstanbul, (2000): 9 - 17

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 64
Toplam yorum
: 80
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 1336
Kayıt tarihi
: 07.11.07
 
 

Psikolojik Danışmanım, iki tane dünya tatlısı çocuğum var. Fanatik Beşiktaşlıyım... Psikolojiye doğu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster