Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
155
 

Ver Çankaya'yı, kurtul...

Ver Çankaya'yı, kurtul...
 

Bu makale Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda yanlış bilinen bazı noktalara açıklık getirmeyi ve seçim sonucuna dair bir projeksiyonu hedeflemiştir.

Bunu yaparken mümkün olduğunca nesnel kalmaya çalıştığımı da hemen söylemeliyim…

Cumhurbaşkanlığı seçim kanunu;

MADDE 4 – (1) Genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy almış bulunan iki aday katılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur.

Şimdi,

Kanunda ilk tur için geçerli oyların salt çoğunluğu, ikinci tur için geçerli oyların çoğunluğu şartı mevcut.

Peki zaman zaman hukukçular arasında da ihtilafa yol açan salt çoğunluk nedir? Kanunun 4. Maddesinde ilk tur için salt çoğunluk ikinci tur için neden salt çoğunluk değil yalnız çoğunluk sözcüğüyle ifade edilmiştir? Salt çoğunluk bir kısım medyanın yazdığı haliyle %51 midir?

Son seçimde toplam seçmen sayısı yurt dışı dahil yaklaşık olarak 55 Milyonken geçerli oy sayısı 44 Milyon civarındaydı. Buna göre ilk tur için kazanma şartı 22 Milyon+1 oy dur. Yani seçime üç aday katılmasına rağmen seçilme şartı %51 yani 44milyon çarpı 0,51=22 Milyon 440 Bin değildir. Yalnızca 22 Milyon 1 dir…22,000,001…O halde salt çoğunluk %51 değil %50+1 oy dur.

Kanuna göre İkinci turda aday sayısı zaten iki olacağı için kanun yazıcı salt sözcüğünü kullanma gereği duymamış ve yalnızca çoğunluk sözcüğüyle yetinmiştir. Belli ki meramı anlattığını düşünmüştür ki bence de öyledir. Buna göre ikinci turda da varsayalım ki 44 Milyon geçerli oy vardır. Seçilme şartı çoğunluğu almak olduğuna göre yine 22,000,001 dir. Farz edelim ki geçerli oy sayısı 40,000,000 dur. İkinci tur için kazanma şartı 20,000,001 dir. Toplam seçmen sayısı 55 Milyon olduğuna göre 20,000,000/55,000,000=0,3636 yani %36 ile seçim kazanılmış olacaktır.

Açıkça görülüyor ki sandığa gitmek ve iradesini ortaya koymak esas olmalıdır. Peki sandığa kim gitmez? Malum yaz ayı. Yani tatil dönemi. Tatilden dolayı sandığa gitmeyecek sosyopolitik kesim Gezici Araştırma’ya göre %65 civarında CHP’lilerdir. Bir önceki seçimde yaklaşık olarak 5 Milyon sandık firesi olduğu olduğu biliniyor ki bunun  bunun yaklaşık 1,5 Milyonu CHP’lidir. Şimdi Ağustos etkisiyle ve İhsanoğlu adından ötürü bu rakam 2,5 Milyon olur. Yani CHP’liler den İhsanoğlu’na yaklaşık 10 Milyon oy gelir. MHP’den 8 Milyon gelir.Saadet’den 500Bin BBP’den 200 bin gelir. İhsanoğlu’nun oyu 19 Milyon gibi olur…

Gelelim Recep Tayyip Erdoğan’a;

Önceki yerel seçimde parti oyu olarak görülebilecek il genel ve belediye meclis oyları toplamı 19,469,000 idi…İlk turda Saadetten 500 Bin,BBP’den 400 Bin, diğerlerinden 200Bin gelse yaklaşık 20,500,000 eder. Seçime katılımı yaz etkisinden dolayı 44 değil 41 Milyon sayarsak salt rakam olan 20,500,000 eder ki bu da Tayyip Bey’in oyudur. O halde şans Tayyip beyden yanadır ama ilk tur için durum kritiktir. İkinci turda ise HDP oyları nedeniyle RTE’ nin seçimi alması hemen hemen kesin gibidir…Tüm bunları söylerken seçmen sayısındaki değişikliğin etkisinin herhangi tarafa avantaj sağlaması için bir neden olmadığını düşünmek ve 30 Mart verileriyle hareket etmek yanlış olmasa gerek. 

Şimdi gelelim Tayyip Bey’in Çankaya’ya oturmasının sonuçlarına…

-Başbakanlık ve yürütme organıyla hemen olmasa da bir süre sonra çatışma başlar.

-Ayak bağı olan erkleri kendisine bağlama çabası zaten topal olan demokrasiyi tümden bitirir.

-Başta CHP olmak üzere MHP’yi ve onların liderlerini rahatlatır, Akbulut rolündeki gölge Başbakanı halk içselleştirmez, AKP ağır ağır ANAP gibi erir. AKP çatlar, bir süre sonra da olsa yeni partiler türer.

Son söz olarak yakın zamana kadar AKP’ye güçlü muhalif görüntüsü veren Aydınlık grubunun şimdilerde İhsanoğlu aleyhtarlığı üzerinden belki de zimni olarak Tayyip Erdoğan’ı desteklemesini ben şöyle okuyorum.

Gönder Tayyip Beyi Çankaya’ya kurtul. Ordan seyreylesin Ankara’yı…

Ama zaten bütün mesele de burada…Tayyip bey seyretmem diyor ya şimdi, zamanla seyre geçer mi? Bi umut işte mi diyor ulusalcı -aydınlıkçı takım…? Yoksa kurt Perinçek’in bir hesabı olmasa olmaz. İnanmam…İnanmak istemem…Atatürk, laiklik,Cumhuriyet diye diye Atatürk’ün Çankaya’sına tüm bunlara muhalif birini göz göre göre taşıma gayesi nasıl izah edilir…!Sanırım hıyanetle olmasa gerek.

Başbakanlığı dönemindeki her şeye hakim Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı döneminde ilaveten neye hakim olacağı tartışmalıdır. Bu nedenle ben de Tayyip Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkmasını Türkiye’nin selameti açısından münasip buluyorum. Biraz dinlensin gari…Bu gelinen noktada duygularım isyan etse de mantığım aklım ver kurtul diyor. Çankaya’yı ver kurtul.

Başbakanlıktaki Tayyip Erdoğan’dan Cumhurbaşkanlığındaki Tayyip Erdoğan evladır…Ne bileyim bazen belki de Çankaya yokuşundan Kızılay’a inmeye üşenir…Umut işte…

Sanırım zevk almaya çalışmamız gerekiyor. Özetin özeti de bu…

Mevla hayırlısını versin.

İbrahim Erol

Fizikçi-Blm.Uzm.

gazete54.com

6 Temmuz 2014

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 94
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 670
Kayıt tarihi
: 31.08.09
 
 

Gazi Üniversitesi fizik lisans eğitiminin ardından, Marmara Üniversitesi'nde master, İTÜ'de dokto..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster