Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '13

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
2678
 

Verdiğim kararı geri alırsam..!

Verdiğim kararı geri alırsam..!
 

alıntı


Yeryüzündeki görevler için, bazı insanların özel ve özenle yaratıldığına inananlardanım. Hani bir söz var görevin ehli, görevin adamı,adam gibi adam derler ya. 

Yıl 1988 veya 1989 Mersin'de iki Teoman görevde biri, Mersin Valisi, Sayın Teoman Ünüsan, diğeri Mersin İl Cumhuriyet Başsavcısı Sayın, Teoman Meteoğlu. Bu iki Teoman yollar sonra bu kez Ankara'da bir araya gelecek. Biri Yargıtay Üyesi, diğeri İçişleri Bakanı olarak görev yapacaklar.

Sayın Başsavcı Teoman Meteoğlu Adaleti en iyi şekilde temsil için yaratılmış, vakur duruşlu, Disiplinli,dış görünüşü dikenli görünsede iç dünyası bin bir renkli çiçeklerle kaplıydı. O Adaletin sadakatli arkadaşıydı. Adaleti severdi, Adalet için yüreğini ortaya koyardı. Aylar önce söylenmiş ya da verilen bir sözü, yazılan bir yazıyı, ortaya atılan konuyu unutmayan,bir hafızaya sahipti. Dikkatli ve titizdi.

Hukuk camiası için güzel örneklerin sahibiydi. Meteoğlu çok iyi bir baba ve İnsani ilişkileri çok sağlam bir yapıya sahipti.

( 1 ) AYRICALIĞI SEVMEZDİ; Kıymetli oğlu Hikmet Meteoğlu Tıp tahsilini bitirmiş, atamasının yapılacağı kura çekme gününü bekliyorlardı. Anne yüreği ya, bir yerlerden bildirilmiş. Terör olayları nedeniyle, Doğu'da görev yapmamak için işte şöyle, böyle bir rapor alınırsa sahile yakın illerden birine verilir.

Başsavcı Teoman Meteoğlu ise makamında ben dahil bir kaç kişi huzurunda ” Oğlum'a doğuda hizmet yapmaması için kesinlikle rapor aldırmam, Doğuda görev yapanlarla oğlum arasında hiç bir fark yoktur. Vatanın her köşesi kutsaldır. Nere çıkarsa gitsin hizmetini yapsın. 

Ben de o anda içimden geçeni dile getirmiştim. Sayın Başsavcıya İnşallah Bingöl çıkar demiştim. İşte dileğin böylesi, kapılar açıkmış. Bir kaç gün sonra, Dr.Hikmet Meteoğlu Bingöl 1 nolu sağlık ocağı tabibi kurasını çekmişti. Doğunun bir çok iline gidenler önce çok üzülürler, bir kaç yıl sonra yeniden tayinleri çıkınca bu kez sevdiği, sevgi gördüğü o ilden ayrıldığı için  yeniden üzülürler. 

Memleketimde 4 yıla yakın görev yaptı. Kendini hastalara ve görevine adadı. Mesaiden sonra dahi saat 7-8 kadar görevde kalırdı. Sevildi, sayıldı. Samsun’a tayini çıktı .Yüce Allah uzun ömür, sağlık ve sıhhat versin. Dr Hikmet Meteoğlu Bingöl'den Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesine tayin oldu. Oradan da, Samsun Medicana özel hastanesine geçti halen burada görevini sadakatle yürütmektedir. Bütün dileklerim başarılı hizmetlerinin devamı ve onun mutluluğudur.

Bingöl'den Samsun'a tayin olduktan tahminen bir yıl sonra evlilik hazırlıkları yapılıyor, düğün tarihini bildirdiler ancak gidemedim. 

Düğün gecesi telefon açtım, Doktora ulaşamadım. Doktorun kıymetli Annesi konuşamadı. Oğlu evleniyor heyecan ve mutluluktandır dedim. Babası Sayın Başsavcı Teoman Meteoğlu telefonu aldı, Burakgazi Dr Hikmetin Annesi hem heyecandan, hem de Bingöllülerin yaptıklarından dolayı konuşamadı dedi.

Neden, ne oldu?,dedim .Düğünün yapılacağı salonun, en işlek caddesinde. Cadde bir baştan, diğer başa kadar hep Bingöl plakalı araçlarla dolu, şaşırdık, kaldık dedi. Evet görevini en iyi şekilde ifa etmenin, sevilmenin, sevmenin bir bedeli vardı. Adı VEFA idi. Böyle günde görünmeliydi. 

=============

( 2 ) İYİ BİR BABA, İYİ BİR EVLAT; Başsavcı Sayın Teoman Meteoğlu, kıymetli eşiyle birlikte kendi annesini banyoda değişik şampuanlarla, değişik kokulu sabunlarla, yıkarmış. Kıymetli eşi Teoman sen karışma dese de o yine banyo işine karışırmış. Eşi ile birlikte Annesini havlularla kurutur, kokular serper, Annesini yanaklarından, ellerinden öpermiş. Bir gün dairede asansör çıkışında gülerek günaydın işlerimiz iyi gidiyor mu? Diyerek odasına geçti. Ben de peşinden odasına gittim hayırdır ne oldu dedim.

Burakgazi bugün çok sevinçliyim çok mutluyum. Bugün Eşimle birlikte Annemi banyoda yıkadık giyindirdik, türlü, türlü kokular serptim. Ellerini avuçlarıma aldım, öptüm, öptüm, ayrıca yanaklarından öptüm. Ben annemi öperken baktım annem de güldü. Annemin o gülmesi beni bir mutlu ediyor. Evet Bu da gösteriyordu Sayın Teoman Meteoğlu aynı zamanda çok iyi bir Evlattı.

=============

( 3 ) ADALETLİYDİ,CESARETLİYDİ; Eskiden Adli Tatil ( Adli ara verme ) 21 Temmuzdan itibaren başlar ve 45 gün süreyle devam ederdi. Bir hafta sonra Adli Ara verme başlayacak,( Adli Tatil) Ara vermeden faydalananların görevleri görevde kalanlar arasında bölüşür. Yeni bir  ek görev bölümü yapılacak.

Başsavcı Sayın Teoman Meteoğlu’nun makam odasının çalışma masasında yeni görev bölümü yapıyoruz. Sabah saat tahminen 10-00 suları, Özel kalemden telefon geldi. Sayın Başsavcı masasına geçti kim diye sordu, bağlayınız dedi. Size de iyi günler sayın Bakanım ( Adalet Bakanı sayın Mehmet Topaç ) sağ olunuz, çalışıyoruz deyince ben izin istedim ancak Sayın Başsavcı itiraz etti otur dedi.

Konuşmalar devam ediyor. Başsavcı olayı hatırladım, Sayın Bakanımız, bizzat tahkikatı ben yürüttüm diyor. Bu açıklamadan anlaşılıyor ki, bidayette Adana da bir soruşturma bize intikal etmişti. Mersin’den Adana’ya gidilerek kamu kuruluşlarındaki görevliler dinlenmiş, ancak iddia, edilen konular iddiadan öteye gitmemiş, hiç bir delil ve emare bulunmadığı için soruşturma Takipsizlik kararı ile neticelenmiş. Soruşturmaya matuf olan kişi müracaat ederek kesinleşme şerhi verilen Takipsizlik kararını tebliğ etmiş. Süresinde her hangi bir itiraz vukuu bulmadığından karar kesinleşmiş. 

Takipsizlik kararının birer örneği bilgi için Adalet Bakanlığımıza ve İçişleri Bakanlığımıza sunulmuştu. Sayın Adalet Bakanı ve sayın Başsavcının konuşmaları devam ediyor. Yine konuşmalardan anlayorum ki, Sayın Bakan, Sayın Başsavcıya diyor ki  “Neden Takipsizlik kararı verdiniz, bari dava açsaydınız, delil yok ise de, Mahkeme Beraat kararı verseydi”  Başsavcı ise "Ben öyle gerek gördüm, kararımı verdim". Bilgi mahiyetinde karar suretini Bakanlığımıza gönderdim. Buna yetkiniz var istiyorsanız siz itiraz ediniz,Takipsizlik kararını kaldırırsınız o zaman ele alır yeniden soruşturmaya başlarız diyor.

Daha sonra anlaşılıyor ki Sayın Bakan özellikle verilen Takipsizlik kararının Başsavcılık tarafından görülen lüzum üzerine yeniden ele alınmasını ve usulen ilgili mahkemeye dava açılmasını istemektedir.( Gaye şikayete matuf olan kişiyi Hakim önüne çıkarmak )

Sayın Başsavcı ise, “Ben Takipsizlik kararı verdiğim bir evrakı yeniden ele almam” diye cevap veriyor. Bu arada ne söylendiğini bilemem ancak Sayın Başsavcı  ” Sayın Bakan, Sayın Bakan “ Sizin o söylediğinizi yaparsam, verdiği o karı yeniden ele alırsam .....................dim sizde elinizden geleni yapmazsanız,.................. “ diye telefonu kapattı. Ben ne yapıyorsunuz sayın Başsavcım bu yaptığınız oldu mu şimdi?.Teoman Meteoğlu ise, Burakgazi nereden ince ise orada kopsun, ben verdiğim kararı geri alamam.  

Bu olaydan bir saat sonra Sayın Vali Teoman Ünüsan, Hakimler, Savcılar, Başsavcının odasında toplandılar. Herkes Başsavcı bir iki gün içinde geçici görevle başka bir ile verilir, ondan sonra kararnameye dahil edilir başka yere tayini çıkar derken.

Günler hafta oldu, haftalar ay oldu. Ses, seda yok, Kararname çıktı,Teoman Meteoğlu kararnameye girmemiş, tayini falan çıkmamış. Hukukçularımız gayet iyi bilir, Yargıtay üyeliğine seçilmek meslekte son basamaktır. Sayın Teoman Meteoğlu bir kaç yıl sonra, Yargıtay 6. Ceza dairesi üyeliğine seçilmişti.

Elbette bu olaydan dolayı değil, çalışkanlığı ve başarılı olması, Makamı temsil gücü vs. Ancak burada Sayın Bakanı’da kutlamak gerek,( Allah Rahmet eylesin ) neden derseniz. Başsavcının sözlerini kin torbasına doldurmadı, Çünkü o olayda Başsavcının haklı olduğunu biliyordu.

Sayın, Teoman Meteoğlu daha sonra yaş haddinden dolayı Emekliye ayrıldı. Şimdi güzel bir İlimizde ikamet etmektedir. Onun kymetli eşi ve çocukları ile birlikte daima sağlık ve mutlulukla yaşamasını diliyorum.

Sayın Teoman Meteoğlu; sizi methetmek haddim değil. Birlikte çalıştığımız dönemde bizlere öğrettiklerinizden dolayı size teşekkür ediyoruz.

Siz Adaleti daima en iyi şekilde temsil ettiniz. Cesaretiniz, bilginiz deryalar kadar genişti. Hiçbir davete, yemeğe, eğlenceye katılmazdınız. Huzuru hep görev yerine ve evinizde bulurdunuz.

Disiplinli ve o vakur duruşunuzla bizlere örnek oldunuz. Ailece sizi saygıyla selamlıyoruz. Ömrünüze ömür katılsın diyoruz. Sağlık ve mutluluğunuzu diliyoruz..                                    

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

 

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok duygulandım. Değerli Savcı'ya ve ailesine saygılar sunuyorum. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 03.06.2013 6:45
Cevap :
Kıymetli İsmail Hakkı CENGİZ;Vatanımız böyle insanların varlığı ile dimdik ayakta,Böyle insanların mevcudiyeti bize sabır ve metanet veriyor.Bu biçarenin anılarını okuduğunuz için,zaman ve zahmet gördüğünüz için,paha biçilmez yorumunuz için teşekkür ediyorum.Selam ve saygılar sunuyorum.Daima Sağlık ve mutlulukla yaşamanızı diliyorum.  03.06.2013 12:08
 

Mehmet Bey ilginiz için teşekkürü bir borç bilirim. Yazmış olduğunuz kişilikteki kardeşlerimiz olmasa hiç bu kadar sevgi saygı dolu olabilir miyiz? Aramızdan çıkan ya da içimizden bazılarını zehirleyerek kardeşlik bağlarımızı koparmaya çalışan Batı'nın maşaları zavallılar ile kimi bizden bir gibi görünen sahtekârlar il onları yöneten caşıtlar(casus) olmasa ne kadar güçlü ve üretken bir toplum kurabileceğimizi biliyorum. Yurttaşlarımız saygı değer, çalışkan ve değerlidir tek tek.Ne ki siyaset kendi yandaşlarını doyurmak,adaletin terazisini yamultmaya çalışmak gibi çıkarlar peşinde olduklarından nice değerlerimiz üç paralık duruma düşürülmüştür.Olgun yaşında bir toplumbilimci olarak sizin gibi duygusallıkları ve doğruları yazan ve yaşayan kardeşlerimizi saygı ile selamlarım.Şiirlerinizde pek anlamasam da sizin de,'Vatanımızı layığı ile temsil eden, görev ifa eden kıymetli' bir yeriniz vardır aramızda. En içten sevgi ve saygılarımla Mehmet Bey. İyi ki varsınız kardeş...

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 25.05.2013 15:49
Cevap :
Kıymetli Üstat,Sayın Ömer Faruk MENCİK YILMAZ:İçinde bulunduğumuz bu zamanda görüp,üzüldüğümüz,bu çirkinliklerin tümü,ithal olunan terbiyeden,özümüzü,aslımızı,doğruyu eğri yapmaktan çekiyor ve hüzünleniyoruz.İki kişi bir olunca bir ev-Bir ev bir olunca bir mahalle-Bir mahalle birleşince bir Vilayet-Bir Vilayet birleşince bir Devlet onları ayıramaz sözlerin manası derindir.Maalesef biz içimizde bölük,bölük olmuşuz.Elin maşası olmakla bir birimizi yakıyoruz.Kıymetli üstat özümüze dönmeliyiz.Vatanımızı laf ile değil yüreğimizle sevmeliyiz.Anamızla,babamızla,geçmişimizle iftihar etmeliyiz.Dünya'ya hükmetmiş bir milletin çocukları olduğumuzu hiç unutmamalıyız.Sizler gibi insanlarımızdan öğreneceğimiz çok güzel faaliyetler vardır.Can tende kalırsa bunları uzun,uzun konuşacağız.Sizi Saygılarımla selamlıyorum. Daima sağlığınızı ve mutluluğunuzu diliyorum.   27.05.2013 8:40
 

Mehmet Bey anlattıklarınızı okuyunca böyle insanlar da varmış aramızda ne mutlu bize, demekten kendimi alamıyorum... Belirttiğiniz gibi kişilikli olmak, ülkemizin neresinde olursa olsun çalışmak, karşılıklı sevgi saygı karşısında her türlü v e f a bizi daha da mutlu kılar. Siz bu anlattıklarınla onlar gibi milyonlarca yurttaşımızın sessizce yaşadığı o güzelim duygudaşlığı, ki bazen unutuyoruz, bize hatırlattığınız için siz de bir vefa örneği göstermiş oluyorsunuz. Atalarınıza rahmet sevgili kardeş...

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 25.05.2013 12:35
Cevap :
Kıymetli Üstat,Sayın Ömer Faruk MENCİK YILMAZ;Aslında sizi kaybetmedim. hala o güzel yazılarınızı takip ediyorum.Beni ziyadesiyle duygulandıran yorumunuza çok teşekkür ediyorum.Sizden öncelikle özür dileyerek yazıyorum.Sizi de bu cesaretli,görevine sadakatle bağlı,görevde bulunduğu dönemlerde ve görev sonrasında sadece yüce Allah'a karşı sorumluluk duyan,vicdanın sesine kulak veren vefakar,sevgiye,saygıya,güven ve itimada layık olanlar listesine dahilsiniz.Sizin de o zor dönemlerde hemde,değişik yerlerde başarılarınızı anlatmak haddim değildir.Daima sağlığınızı ve mutluluğunuzu diliyorum.Vatanımızı layığı ile temsil eden, görev ifa eden kıymetli insanlarımız vardır.Selam ve saygılar sunuyorum.  25.05.2013 13:25
 

Böyle güzellikleri okumakta yaşamakta çok güzel..Ne mutlu size ve bize ki böylesi bakan ve insanlara sahibiz onlar olmasa zaten dünya yamulur dururdu gerçi yamultmayı başardf,ılar sonunda ama neyse :)) selam ve saygılarımla candost.

Tülay EKER 
 25.05.2013 12:25
Cevap :
Kıymetli Tly,Ekr : Böyle insanlarımız var,nedense onlar perde arkasında,yönetenleri,yönetilenleri ve zamanı seyrediyorlar.Böyle insanların nesli tükenmeyecek.Olumsuzlukları ve hüzünleri hak ettiğimiz için görüyor ve üzülüyoruz.Hüzünler ve zulümlerde daimi değildir.Zaman,zahmet ve yorumunuz için teşekkür ediyorum.Selam ve saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.   27.05.2013 8:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 609
Toplam yorum
: 7068
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1976
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster