Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '08

 
Kategori
Emlak
Okunma Sayısı
629
 

Vergi adaleti mi dediniz..?

Muhasebecinizden faks geliyor: KDV Tahakkuk Fişi.

Bu kesat giden ortamda hiç emlak satışı ya da kiralama işlemi gerçekleşmemiş o ay. Başka bir iş kolunda iseniz hiç kar getirici işleminiz olmamış. Yani zarardasınız. Nitekim ödeyeceğiniz fişte KDV sıfır gözüküyor. Ama ödeyeceğiniz rakam sıfır değil.

Başka bir fişte geçici vergi var. Gene gelir sıfır. Çünkü iş yoktu o ay. Ödeyeceğiniz vergi de sıfır olmalı diye bekliyorsunuz. Oysa karşınızda ödemeniz gereken YTL.ler duruyor.

Benzeri tahakkuk fişleri sizin yabancınız değil. Hatta nerdeyse ayrılmaz parçalarınız arasında. Hiçbir ay sizi unutmazlar. Çok vefalılar.

Aklınız karışır. Ben zarardayım niye vergi ödüyorum diye kızarsınız. Beyanım var, bunu devlete de resmen ifade ettim dersiniz. Peki muhatabınız mevzuat hazretleri ne der:

- Ben anlamam, beyan verdin. Kazansan da kazanmasan da devlete Özel İşlem vergisi, Eğitime Katkı Payı, Damga Pulu bedeli … ödeyeceksin arkadaş…!

- Ama ben kiramı bile ödeyemedim. Görüyorsun işler iyi değil. Vallahi cepten gidiyor…diyemezsiniz.

Çünkü mevzuat efendi dinlemez, o alacağını ister, vermezseniz basar cezayı.

Peki T.C.Anayasası’nın 49ncu maddesi ne der: (Değişik: 3/10/2001-4709/19 md.) Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.

Ya 55nci madde: Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. Güzel...

Şimdi 60ncı maddeye göz atalım: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.

Anayasamızın 73ncü maddesi bakın ne diyor:

– Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.

Bu ifadeden siz de, herkesin mali gücüne göre, adaletli bir vergi sistemi anladınız değil mi...?

İyi de vergi adaletinden ne anlayacağız?

Vergi yükünün, vatandaşlar arasında adil bir şekilde dağıtılmasını amaçlayan; kimden ne kadar vergi alınacağının tespitinde mükelleflerin şahsi ve ailevi durumlarını ve mali güçlerini göz önünde bulunduran bir sistemin vergi adaletini sağlayacağı düşünülmekte.

Ayrıca adil bir vergi sisteminde; eşitlik ilkesi son derece önem taşımakta. Ancak burada herkesten aynı oranda vergi almak eşitlik anlamına gelmiyor. Aynı mali durumları olan ve aynı koşullara sahip olanların aynı oranda vergi ödemesi, eşitliği ifade ediyor. Yani, vergilemede adaletin sağlanabilmesi için, farklı gelir düzeyindeki vergi mükelleflerinin farklı vergi ödemeleri gerekmekte.

En doğal beklenti ise verginin kazançtan alınması.

Daha önemlisi : Devletin, girişimcilerin mevcut işlerini yürütebileceği asgari kazanç miktarı ile çalışanların insan onuruna yakışır gelir düzeyini tespit ettikten sonra bunun üzerindeki kazançlarını vergilendirme yoluna gitmesidir.

Yeni Sosyal Güvenlik Yasası hazırlanırken bu basit ama temel ilkelerin dikkate alınmasının; sosyal hukuk devleti ilkelerine uyma, vergi barışını sağlama, anayasanın temel amacını yerine getirme ve vergi kaçaklarını önleme konusunda önemli katkılar sağlayacağını değerlendirmekteyiz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın meslektaşım ;Siz saygıdeğer emekli büyüklerimiz canınız sıkılıyor diye bu sektöre girmeseniz, zaten emekli maaşınız var ve 55 yaşından sonra bir mesleğe adım atarak ne kadar verimli olabilirim gibi noktaları düşünseniz, bu işi meslek olarak seçenlerin önünü açmakla mükellefiz düşüncesi ve nezaketini sizin gibi çevrelere de yerleştirseniz benim gibi 26 yaşında bu işi meslek olarak seçenler, bu işte gelişimi hedefleyenler para kazanacak, mağdur olmayacak, hak ettiğini alacak ve o fişlerde sıfır yazmayacak!Tüm emeklilere sesleniyorum; Emlak danışmanlığı kahve yerine tercih edilecek meslek dalı değildir.Öyle düşünen sıfır çeker.(umarım yayınlarsınız bu yorumumu)En derin saygılarımla.

SAVAŞ TANIR_06 
 30.04.2008 12:14
Cevap :
Sevgili meslektaş kardeşim, Bir atasözümüz var bilirsiniz muhakkak: ''Kazın ayağı öyle değil''. Siz sanıyor musunuz ki bu ülkede emekliler can sıkıntısından çalışıyor, siz gençlerin önünü tıkamaktan zevk alıyor? Ya çevrenizde emekli pek yok ya da sayı saymada hata yapıyorsunuz. Bir ömrü dağda bayırda günde 10-12 saat mesai yaparak geçiren bir subay emeklisinin emeklilik hülyalarında neler var hiç düşündünüz mü? Her emekli, buna -sizin yakınlarınız da dahildir eminim- emekli olunca ekmek elden su gölden pembe badanalı, pencereleri beyaz boyalı, güller içinde bir bahçede, hele denize nazırsa sorma gitsin bir hayat umar ve bekler. Peki mümkün mü? Etrafınıza azıcık dikkatle bakın cevabı görürsünüz. BU madalyonun bir yüzü. Madalyonun diğer yüzünde ne var? 50-55 yaşında hayattan elini eteğini çekmiş, ölümü bekleyen insanlar mı olsun istersiniz. Siz böyle insanların olduğu ortamda umut görebilir misiniz? Rahat edebilir misiniz yaşayan ölülerle. Siz de emekli olacaksınız. Saygılarımla.  30.04.2008 14:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 53
Toplam yorum
: 43
Toplam mesaj
: 36
Ort. okunma sayısı
: 1451
Kayıt tarihi
: 07.03.08
 
 

Artvin Şavşat doğumlu, İstiklal Savaşı Gazisi oğluyum. Emekli subayım. Binicilik Engel Atlama mil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster