Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '13

 
Kategori
Hukuk
Okunma Sayısı
10091
 

Vergi suçu (kaçakçılık suçu) Bilirkişi Rapor Örneği

Vergi suçu (kaçakçılık suçu) Bilirkişi Rapor Örneği
 

Konu; mahcubiyet, (Foto A.AK)


Sevgili Arkadaşlar;

 
Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi kaçakçılığı suçu; gerçekte ticari
faaliyette bulunmadan sahte fatura düzenlemek amacıyla şirket organize edilmesi, defter,
kayıt ve belgelerin asıl veya suretlerini sahte olarak düzenlemek veya bu belgeleri kullanmak
suretiyle vergi suçu (kaçakçılık suçu) unsurlarının oluştuğu kanaatine varılan tesadüfi bir
örnek daha oluşturarak bilirkişi raporu hazırlamaya çalıştım. Çalışmalarım öneri niteliğindedir.
Beğenilerinize sunarım.
 
Eleştirileriniz bendenizi zenginleştirecektir.
 
Takdir Yüce Yargı Makamlarına aittir.
 
Ahmet AK
*
Yararlandığım Kaynaklar:
*
 
KÖŞŞEKOĞLU, Abdullah; Cumhuriyet Savcısı. (Makale: www.yayin.adalet.gov.tr/dergi)
Bilici, Nurettin; (2005), Vergi Hukuku, 11. bası, Ankara, Seçkin.
Çomaklı, Şafak Ertan; (2008), Vergi Hukukunda Fail Kavramı, Ankara, Savaş.
Ercan, İsmail; (2005), Ceza Hukuku, Ankara, Savaş.
Gündüz, Remzi; Gültaş, Veysel; (2008), 5237 sayılı TCK ve 213 sayılı Vergi Usul
Kanununda Belgelerde ve Faturalarda Sahtecilik Suçları, 2. bası, Ankara, Bilge.
İçel Kayıhan; Sokullu Akıncı Füsun; Özgenç İzzet; Sözüer, Adem; Mahmutoğlu Fatih Selami; Ünver
Yener; (2002), İçel Yaptırım Teorisi, 2. bası, İstanbul, Beta.
Kırbaş, Sadık; (2008), Vergi Hukuku, 18. bası, İstanbul, Siyasal Kitabevi.
Öncel, Mualla; Kumrulu, Ahmet; Çağan, Nami; (2008), Vergi Hukuku, Ankara,
16. bası, Turhan.
Özgenç, İzzet; (2006), Türk Ceza Kanunu Gazi Şerhi, 3. bası, Ankara, Adalet Bakanlığı Yayınları.
Şenyüz, Doğan; (2005), Vergi Ceza Hukuku, 3. bası, Bursa, Ekin.
Toroslu, Nevzat; (2005), Ceza Hukuku, Ankara, Savaş.
19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan veTCK ve CMK'da değişiklikler yapan 5560 sayılı
Kanun.
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu, Genel Tebliğleri.
Türk Ceza Kanunu.
Türk Dil Kurumu Sözlüğü, www.tdk.gov.tr (çevrimiçi).
 
ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE
 
İSTANBUL
 
Dosya No  :
 
Davacı : K.H.   
 
Müşteki : Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı
 
Sanık : ….. …….., İsmail oğlu, ….naz'dan olma, ../0../19.. doğumlu, İstanbul ili, Fatih ilçesi, S……. köy/mahallesi, … cilt, …… aile sıra no, . ..sıra no 'da nüfusa kayıtlı, K… mah. M…… cad. No: ….. B……. / İSTANBUL adresinde oturur.
 
Dava Konusu : Gerçek ticari faaliyette bulunmadan sahte fatura düzenlemek
amacıyla şirket organize edilerek, Defter, kayıt ve belgelerin asıl veya suretlerini sahte olarak
düzenlemek veya bu belgeleri kullanmak suretiyle vergi SUÇU (kaçakçılık suçu) ile 213 sayılı
Vergi Usul Kanunu'na muhalefet.
 
Bilirkişilik Raporunu Düzenleyenin
 
Adı Soyadı
Ünvanı :
Bağlı Olduğu Oda veya Mesleki Teşekkül:
Ruhsat/ Sicil No :
Telefon : 0 5.. ………….
Adresi :
 
 
KANAAT: İnceleme ve Tespit Sonuçları raporun ilgili bölümlerinde açıklanmıştır.
Gerçekte ticari faaliyette bulunmadan sahte fatura düzenlemek amacıyla şirket organize
edildiği, Defter, kayıt ve belgelerin asıl veya suretlerini sahte olarak düzenlemek veya bu
belgeleri kullanmak suretiyle vergi suçu (kaçakçılık suçu) unsurlarının oluştuğu kanaatine
varılmıştır. Takdir Yüce Mahkemenize aittir.
 
I- GÖREVLENDİRME
 
Mahkemenizin 2008/… sayılı dava dosyasında işlem gören; müşteki İstanbul Vergi
Denetim Kurulu Başkanlığı, sanık H…….. Ç……, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununa Muhalefet ederek,
Gerçekte ticari faaliyette bulunmadan sahte fatura düzenlemek amacıyla şirket organize
edildiği, defter, kayıt ve belgelerin asıl veya suretlerini sahte olarak düzenlemek veya bu
belgeleri kullanmak suretiyle vergi suçu (kaçakçılık suçu) davasında; ../0./2012 gün ve 2008/
…. Esas numaralı dosya kapsamındaki deliller doğrultusunda sahte fatura kullanma
durumunun söz konusu olup olmadığı ve vergi ZİYAININ olup olmadığı hususunu” ayrıca,
sanığın beyanında belirttiği "şirket hisse devrine ilişkin belgeler" hususlarını bildirmek
üzere bilirkişi olarak tayin edildim.
İş bu raporla, yukarıda belirtilen konularda incelemeler yapılmış olup; gerekli
açıklamalar ilgili bölümlerdedir.
 
II- İNCELENEN BELGELER
1) …. Asliye Ceza Mahkemesinin …/…./2012 gün ve 2008/…. Esas numaralı dava
dosyası.
2) Anılan dava dosyasında mevcut, sanığın vergi sicil numarası ve açık unvanı
yazılmak suretiyle ….. Vergi Dairesinden alınan şirket bilgileri ile şirketin
4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu’na göre borcunu ödemek için vergi dairesine
müracaatının bulunmadığı yönünde yazı.
3) Dosyada mevcut iddia, İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının sanık hakkında
yapmış olduğu suç ihbarı, vergi müfettişi tarafından düzenlenen vergi suçu
raporu, vergi tekniği raporu, şirketin düzenlediği … adet fatura ve .. cilt tahsilat
makbuzu, yoklama fişi, sanığın nüfus kayıt örneği,
adli sicil kaydı, sanık hakkında yoğunlaşan suç şüphesi.
4) Müdahale talebinde bulunan Hazine Vekilinin ileri sürdüğü ve sanığın
cezalandırılması isteği.
5) Sanığın ifadeleri, sanık tarafından ibraz edilen H……
Ç…….’nin A…. Boya Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.ne ait 2005 yılı şirket
hisse devri senedi, …… sayılı Ticaret Sicili Gazetesi, hisseyi devralan A…..
T…..’nun ikamet ilmuhaberi, nufus cüzdan fotokopisi, A…. T…..’ya ait imza
beyannamesi suretleri, sanık lehine olan hususlarda ileri sürülen hususlar.
 
III- KONU
……… Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/333 Esas numaralı dava dosyası genel olarak
tetkik edildiğinde; İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının ihbarı üzerine, sanığın vergi suçu
(kaçakçılık suçu) işleyip işlemediğinin tespitidir.
 
IV- TESBİT EDİLEN HUSUSLAR
 
A - Usul Yönünden:
 
1. Öngörülen hapis cezasının üst sınırı 5 yıl olduğu için zamanaşımı TCK’nin
66’ncı maddesi uyarınca 8 yıldır.
 
Sanık 2005, 2006, 2007 takvim yılı içerisinde, gerçekte ticari faaliyeti olmaksızın
2005/5 dönem ile 2007/3 dönem arasında yüksek miktarda hâsılat beyan ettiği, bu hâsılatın
iş kapasitesi itibariyle uyumsuz olduğu, küçük miktarlı ödenecek KDV bildirildiği halde bu
vergilerin dahi ödenmediği, şirketin düzenlediği faturaların ve tahsilât makbuzlarının başka
şirketlerin işyerinde ve belgeleri arasında bulunması karşısında gerçek bir ticari faaliyette
bulunmadan sahte fatura düzenlemek amacıyla organize edildiği anlaşılmaktadır.
 
Vergi ceza hukukunda kaçakçılık suçu, vergi zıyaı şartı aranmaksızın,
objektif olarak kasıtla işlenebileceği kanunda yazılı fiillerle, devletin vergi
 
alanında koymuş olduğu kamu düzenini bozucu ve hukuk düzeninin kabul
etmediği fiiller olarak tanımlanmıştır.
 
Suç tarihi bu belgelerin düzenlendiği tarihtir.
 
Kullanmada ise beyannamede sahte belgeye yer verilerek kullanıldığı için beyanname
tarihi suç tarihidir. Örneğin gelir vergisi yönünden sahte belgenin düzenlendiği yılı
takip eden yılın nisan ayının birinci günü suç tarihidir. Katma değer vergisi yönünden
takip eden ayın 26. günü, kurumlar vergisinde vergilendirme döneminin kapsadığı ayı
takip eden mayıs ayının 1. günü, stopajda da fiilin gerçekleştiği ayı takip eden ayın 21.
günü suç tarihinin başlangıcıdır.
 
Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs hâlinde kalan
suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve
zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar.
 
Zamanaşımının kesilmesine neden olan haller Kanunda sayılmıştır. Süreyi işlememiş
gibi yeniden başlatan zamanaşımını kesen nedenler; şüpheli veya sanıklardan birinin
savcı huzurunda ifadesinin alınması, sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri
hakkında tutuklama kararının verilmesi, suçlu ile ilgili iddianame düzenlenmesi ve
sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkumiyet kararı verilmesi olarak
belirtilmiştir (TCK m. 67).
 
SEKİZ YILLIK SÜRE EN ÇOK 12 YILA KADAR UZAR:
Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen
sürenin en fazla yarısına kadar uzar (TCK 67/4). Sanığın cezasının zamanaşımı sekiz
yıl olduğuna göre yarısı da dört yıl olduğuna göre (8+4=12), kaç kez kesilirse kesilsin,
zamanaşımı suçun işlendiği tarihten (TCK 66/6) itibaren 12 yıl sonra zamanaşımına
uğrar.
Ancak bir hususu daha dikkate almak gerekir. Suçun işlendiği tarihte 765 sayılı
TCK yürürlükte ise 5237 sayılı yasaya göre daha lehte olduğu için sanık yönünden,
765 sayılı TCK 102. maddesinde düzenlenen dava zamanaşımı süreleri ile 104.
maddede ceza aşımı süreleri düzenlenmiştir.
 
Bu durum birlikte dikkate alındığında dava dosyasından görüleceği üzere henüz
ZAMANAŞIMI söz konusu değildir.
 
2. Kastın belirlenmesinde çeşitli kıstaslar kullanılabilecektir.
 
Örneğin iş hacmine uymayacak faturaları düzenleme, bu faturaları kullanma, fatura
sıra ve sayılarının açıkça birbirine uymaması gibi durumlarda failin kastının olduğu
kabul edilebilecektir. Ancak fatura düzenleyenlerin adreslerinde bulunamaması gibi
 
hallerde faturaların gerçeği yansıtmadığı ve kastın var olduğu kabul edilemeyecektir.
 
Sanığın ilgili olduğu şirket, vergisini tam olarak beyan edip ödediği, çalışmalarını
yerine getirdiği halde, çeşitli sebeplerle ve sanığın bu faturalarla ve işlemle ilgili
olarak bilemeyeceği hallerden ötürü kaçakçılık fiillerini uygularsa zorunluluk halinin
varlığından bahsedilebilecektir.
 
B - Esas Yönünden:
 
1. Şirket tarafından düzenlenen faturalar.
 
Dava dosyasında sanığın ve şirketin ilgili dönemde normal ticari faaliyetine devam
eden bir mükellef olmadığı, vergi incelemesine konu olan olayda gerçekte mal girişinin ve
çıkışının olmadığı ve söz konusu malların gerçekte satılmış olmadığı;
Yapılmış gibi gösterilen satışlar karşılığında düzenlenmiş faturalarının sahte ve muhteviyatı
itibariyle yanıltıcı olarak düzenlenmiş olduğu görülmektedir.
 
2. Dava dosyasındaki Vergi Tekniği Raporunda da ayrıntılarıyla tespit edildiği
üzere, H…… Ç….., ortağı ve müdürü olduğu A…. BOYA TEKSTİL SAN. VE TİC.
LTD. ŞTİ vasıtasıyla 2003, 2004, 2005 takvim yıllarında komisyon karşılığı sahte
belgeler düzenlemiştir.
 
İşyerlerinde yapılan aramada rastlanılarak alıkonulan, ……. Vergi Dairesinin … ….
….. vergi kimlik numaralı mükellefi Z Kimya Boya Ltd Şti ile ……. Vergi Dairesinin … …
…. vergi kimlik numaralı mükellefi olan Y Kimya San. Ltd. Şti. nin alış ya da gider
belgelerinde 2003 ve 2004 yılında A…. BOYA TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ
vasıtasıyla düzenlenmiş faturalara rastlanmıştır. (… adet sahte fatura). Sanık H…. Ç…. ve
şirketinin Mayıs 2003 ayından Mart 2005 ayına kadar beyan ettiği ………. lira hâsılatı elde
edebilecek işyeri, işçisi ve makine-teçhizat donanımı bulunmadığından bu kapasiteye sahip
olmadığı anlaşılmıştır. Şirketin yüksek matrah beyan etmiş olması, ancak küçük miktarlarda
ödenecek vergi hesaplaması ve bu vergilerin bile ödenmemiş olması dikkat çekicidir! Şirket
mal ve hizmet satışlarına (hâsılat) ilişkin fatura listesini vermiş ancak alışlarına (masraf
faturalarına) ilişkin bilgi formunu vermemiştir. Oysaki anılan dönemde yüksek miktarda mal
ve hizmet alışları (masraf faturası) yazdığı için ödemesi gereken vergisi küçük miktarlarda
hesaplanmaktadır. Bu nedenle masraf faturalarına ilişkin verilmesi gereken fatura listesinin
verilmemiş olması VERGİ SUÇUNU (Kaçakçılık Suçu) KUVVETLENDİRMEKTEDİR.
 
3. 2005, 2006, 2007 yılları için şirketin komisyon gelirleri ve yasal sürede
verilmemiş Kurumlar Vergisi ile Geçici Vergi beyannameleri nedeniyle vergi dairesince
üç kat VERGİ ZİYAI CEZASI kesilmesi gerekmiştir, olayda diğer mükellefler
nezdinde sebebiyet verilen VERGİ ZİYAI da vardır.
 
Şirket anılan yıllarda sahte olarak düzenlenmiş faturalarla, sahte belge pazarlamak
suretiyle komisyon geliri elde ettiği, şirket hakkında Kurumlar Vergisi, Geçici Vergi, Gelir
Vergisi Tevkifatı ve KDV yönünden VERGİ ZİYAININ bulunduğu anlaşılmaktadır.
 
Bunun yanı sıra anılan yıllarda düzenlenen KDV dâhil ……….. lira tutarındaki sahte
faturaları kullanan diğer mükellefler nezdinde sebebiyet verilen VERGİ ZİYAI ve ele geçen
sahte faturalar suçun maddi unsurunu oluşturmaktadır.
 
4. Sanığın bu faturalarla ve işlemle ilgili olarak "bilip bilemeyeceği" hususunun
değerlendirilmesi.
 
Dava dosyasının incelenmesinden sanığın iş hacmine uymayan faturaları kullandığı
sabittir. Şirket adına iş hacmine uygun olmayan faturalar düzenleyen sanığın adresinde
bulunamaması gibi olumsuz halleri de mevcuttur.
Sanığın şirket adına kestiği faturalarla ilgili olarak VERGİ ZİYAI da söz konusu
olduğuna göre sayılan diğer suç unsurlarının yanı sıra kastın varlığı kabul edilmesi
gerekir.
BU HUSUSTA MÜKELLEFİN vergisini tam olarak beyan etmediği, beyan ettiği
düşük miktarda vergilerini dahi ödemediği, çalışmalarını yerine getirdiği halde, çeşitli
sebeplerle ve sanığın bu faturalarla ve işlemle ilgili olarak bilemeyeceği hallerden
ötürü kaçakçılık fiillerini uygulamışsa zorunluluk halinin varlığından
bahsedilemeyecektir. Kaldı ki sahte belge düzenleme fiilinin işlenmesi kastın başlı
başına bir karinesini teşkil eder. Bu surette maddi menfaat elde edilmesi ve kullanıcılar
yönü ile vergi ZİYAINA sebebiyet verilmesi işlenen bu fiillerde kastı ve bilerek
işlendiğini ortaya koymaktadır. Bu durum sanığın işlediği vergi suçunu (vergi
kaçakçılığı) AYRICA KUVVETLENDİRMEKTEDİR.
 
5. 4369 sayılı Kanunla 1998 yılında yapılan değişiklik ve Kanunda belirlenen
hareketin icrası.
 
Kaçakçılık suçlarının sonucu harekete bitişiktir. Bu sebeple, sırf hareket suçu, şekli
suç ve tehlike suçu kategorisindedir. Kaçakçılık suçunun neticesi, kamu düzeninin
bozulmasıdır. Bu fiiller neticesinde vergi zıyaı da doğabilir. Ancak bu durum zorunlu bir
sonuç değildir. Yargıtay'ın da kararlarında bu husus istikrarlı biçimde belirtilmektedir.
Yargıtay Onbirinci Ceza Dairesinin 15.06.2005 tarih ve E.2004/9137, K.2005/3387 sayılı
kararı; Yargıtay Yedinci Ceza Dairesinin 7/2/2008 E.2005/4041, K.2008/800 sayılı kararı, bu
yöndedir.
Suç teşkil eden neticenin cezalandırılabilmesi için, bunun bir kişinin hareketine
bağlanması gerekmektedir.
Dava dosyasında incelenen vergi suçunda, bu suçun neticesi harekete bitişik suçlardan
olması sebebiyle, başka bir ilişki aranmaksızın sanığın fiili gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.
Vergi zıyaına yol açan suç fiilleri bakımından illiyet bağı kurulmuş vergi kaçakçılığı fiilleri,
hareketi sonuca bitişik olduklarından, illiyet bağı açısından bir özellik arz etmezler. Kanunla
yasaklanmış sonuç, yine kanunda tanımlanan hareketten kaynaklanıyorsa illiyet bağı var
demektir. Bu konuda genel hükümler geçerlidir.
Sanık, suçun kanuni tanımında yazılı unsurları yerine getiren kişidir. Vergi Usul
Kanunu'nun 359/b maddesindeki hareketlerden birini yapan kişi faildir. Sahte belgenin ne
olduğu ise kanunda tanımlanmış bu konuda boşluk bırakılmamıştır. 359/b fıkrasının son
 
cümlesinde sahte belge tanımlanmıştır. Buna göre gerçek bir muamele veya durum olmadığı
halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir. Sahte belge, vergi işlemlerinde
kullanılan gerçek bilgiler yerine, gerçeğe uygun olmayan hatta gerçekte yapılmamış işlemlerle
ilgili bilgileri içeren belgeyi ifade eder.
 
6. Suçun failleri gerçek kişilerde vergi mükellefleri, tüzel kişilerde bunları idare
eden yöneticileri veya varsa temsilcileri, mükelleflerin işlerinin idarelerini usulüne
uygun olarak devrettiği kişilerdir.
 
Sahte belgeyi düzenleme eyleminde düzenleyen, mükellef ve diğerleri olabileceği gibi
mükellef ve kanuni temsilci olmayanlarca da işlenebilir.
Failler yeni TCK sisteminde yalnızca gerçek kişiler olabileceğinden adli vergi suçu
olan kaçakçılık suçunda da tüzel kişiler fail olamayacaktır. Tüzel kişilerin vergi işi ile
ilgilenen kanuni temsilci ve sorumluları fail olacaktır.
Sanığın dava dosyasında mevcut beyanında belirttiği "şirket hisse devrine ilişkin
belgeler" incelenmiş olup, 30.04.2005 tarihli şirket hissesi devir senedi "fotokopisinde"
gösterildiği üzere dosyaya ibraz edilmiştir. Ancak dava dosyasında hisse devrine ilişkin
Ticaret Sicil Gazetesi ya da hisse devri ticaret sicil kaydına rastlanmamıştır. Kaldı ki
şirket hisse devri 30.04.2005 tarihinden geçerli olmak üzere usulüne uygun olarak
gerçekleştirilmiş olsa bile şirketin 09.03.2003 tarihinde iki ortaklı olarak kurulduğu,
vergi dairesi dosyasında mevcut onaylı şirket sözleşmesi örneğinden ve ticaret sicil
kaydından anlaşılmaktadır. Şirketin ana sözleşmesine göre kurulduğu günden vergi
suçunun işlendiği 2005, 2006 yılları ile 2007 yılının Mart ayına kadar şirketin kanuni
temsilcisi, idare eden yöneticisi ve sorumlusu; sanık H…. Ç….. olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda şirketin ortağı ve müdürü sanık H……. Ç…..’nin işlediği fiil, 213 sayılı
Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu maddesinin b-1 bendi kapsamında değerlendirilmiştir.
 
7. Mağdur olan Devlet olduğu için Hazine, davalarda “katılan” olabilmekte ve
Hazine Avukatları aracılığı ile temsil edilmektedir.
 
Kamu hizmetlerinin finansmanı açısından zorunlu bir araç olan vergilere ilişkin çeşitli
yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve yasaklara uyulmaması neticesinde ortaya çıkan vergi
suçlarının, toplumun temel ve ortak ihtiyaçları için zorunlu kaynakları azalttığı veya bunların
azalması tehlikesi yarattığı ve mağdurun her zaman Devlet ve dolayısıyla bütün toplum
olduğu kabul edilmektedir.
Vergi kaçakçılığı suçu zarar değil, tehlike suçu olduğu için devletin zarara uğraması
suçun oluşumu açısından zorunlu değildir. Ancak zarar meydana gelmiştir, vergi zıyaı cezası
da kesilmiştir.
 
Genel bir değerlendirme yapacak olursak;
TCK’deki cezalandırma rejiminde öngörülmüş olan yeni unsurların etkileri
dikkate alınarak, vergi cezalarının etkinliğinin korunabilmesi amacıyla yeni düzenlemede
vergi cezalarında artış yönünde bir eğilim sergilenmiştir. Buna paralel olarak, hapis
cezalarının paraya çevrilmesi ve ertelenmesinin kapsamı daraltılırken; ilk defa HÜKMÜN
AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA olanak tanınmıştır.
 
Devletin uğradığı zararın giderilmesi gerekir.
Suç neticesinde vergi zıyaı ortaya çıkmıştır.“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması”
kurumunun uygulanabilmesi açısından devletin uğradığı zarar olan vergi zıyaı giderilmelidir.
 
Ekonomik suça ekonomik ceza düşüncesine rağmen vergi kaçakçılığı suçunun Devlet’e karşı
işlenmiş olması ve Devlet’in düzeninde meydana getirdiği zarar nedeniyle hapis cezası ile
cezalandırılması düzenleme altına alınmıştır. Bu şekilde vergi kaçakçılığı ile etkin mücadele
sağlanacaktır.
 
Dava dosyası ve işlenen fiil, tarafımdan bir kez daha etraflıca incelendi.
 
Devlet’in zararının giderilmesi suretiyle TCK ve CMK’deki sanık lehine hükümlerin
uygulanmasında fayda vardır.
 
V- SONUÇ:
Yukarıda arz ve izahına çalıştığım nedenlerle ve DAVA DOSYASINDA MEVCUT
BİLGİ ve BELGELER; ilaveten vergi dairesi bilgi işlem(e-VDO) kayıtlarında yaptığım
araştırma ve incelemeler sonucu; defter, kayıt ve belgelerin asıl veya suretlerini
tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlemek veya bu belgeleri kullanmak suretiyle
vergi suçu (kaçakçılık suçu) unsurlarının oluştuğu kanaatine vardım.
Takdir Yüce Mahkemenize aittir. …./…../ 2013
 
……. ………
Bilirkişi

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 263
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 998
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster