Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '09

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
390
 

Verimli müşteri

Verimli müşteri
 

Bankalarda otomatik sıra alma işimizi kolaylaştırdı mı? (Grafik alıntıdır)


Bilmiyorum. Artık siz de ev kiralarınızı bankalara yatırmak suretiyle ülke ekonomisine katkıda bulunanlardan mısınız? Yoksa "Ben kiramı elden öder keyfime bakarım" diyenlerden misiniz? Şunu söyleyeyim ikinciyi tercih edenlerdenseniz yanlış yapıyorsunuz.

Eğer birinci kategoridenseniz, ev sahibinizin bir bankada hesabı var ise, sizin de bu bankada hesabınız yok ve de çalıştığınız bankaya otomatik ödeme talimatı vermediyseniz, bir de benim gittiğim banka gibi bir bankaya yolunuz düştüyse yandınız demektir.

Efendim, ben son iki yıla yakın kirada oturuyorum. Ev sahibime kiramı elden ödeyen mutlu kiracılardandım. (Yanlış yaptığının farkında olan mutlu kiracılardan). Neyse ki bu ezik davranış mutluluğundan kiralarla ilgili yapılan yasal düzenlemeyle ben de kiramı bankaya yatırmaya başlayarak kurtuldum.

Benim derdim vergiyle falan alakalı değil.

Benim derdim kiramı yatırmaya başladığım bankayla ilgili.

Mart ayı kira bedelini yatırmak üzere 14.00 sularında ilgili bankaya gittim. Bu bankayla daha önce de müşteri ilişkim var. Kullandığım kredi kartı bu bankaya aittir. Yıllar önce hesap kullanım ücreti aldıkları için bireysel hesabımı katmıştım.

Sıra numarası almak üzere kartımı kullandım. Hani öncelik tanıyorlar ya kendi müşterilerine... Kartımla sıra numarası aldım. 241. sıra bende. Yarım saat bekledim. Benim elimdeki numaradan elektronik tabloda eser yok. Elli ile yüz arası var, dokuz yüzler var ama iki yüzler yok. Bir de normal vatandaş gibi sıra numarası alayım dedim. Sanırım dört yüzlerle başlıyordu. Onlara hiç sıra yok.

Derken 45. dakikada 213 mü ne çağrıldı. Ben de böyle beklenmektense gidip dolaşayım dedim. Kahveye gittim. Bir el oyun oynadım. Dolandım. Tekrar bankaya geldim. Aradan bir buçuk saat geçmişti. 219 numaralı vatandaş işini bitirmiş bankadan çıkarken gördüm. Sevindim. Sıra bana gelecekti. Vardım. Orada bekleyen Ziraat Bankasından emekli Müdür arkadaşa rastladım. "Durum nedir?" diye sordum. "Hala 219'da" dedi.

Bir daha dolaşıp geleyim dedim. Neyse Saat 16.00 sularında bankaya geldim. Hala sıra 219'da.

Orada görevli bayan arkadaşa durumla ilgili soru sordum. Demek benden önce şikâyetçi olanlar çokmuş ki bana: "Verimli müşterilere sistem öncelik veriyor beyefendi!" diye söylendi.

Hay bu sistemin...

Kendimi birden Karasığır cinsinden hissettim. Demek öncelik Hollanda cinsi inekler gibi müşterilere veriliyor. Ne kadar süt o kadar muamele. Hâlbuki karasığırlardaki verimliliğin lezzeti bir başkadır. Az ama leziz. Banka çalışanlarının bundan haberi yok her halde. Neyse.

Saat dördü geçti. Kızımı okuldan alma vakti geliyor. Banka Müdürüne durumu anlatayım bari dedim. Yukarı çıktım. Güleç yüzlü orta yaşa yaklaşan bir beyefendi. Derdimi anlattım öfkelenmeden. "Sistem böyle. Ama paranızı bana verin, ben size yardımcı olayım. Yarın gelip dekontunuzu alırsınız." dedi.

Böyle durumlarda çok fırsatçı davranırım. Kişilikle ilgili herhalde. Kuzu kuzu parayı verdim. Yatacağı numarayı da. Oradan ayrıldım.

Bu gün gittim ve dekontumu aldım.

Şimdi ben ne yapmalıyım?

Bankaya teşekkür mü edeyim?

Yoksa onu şikâyet mi edeyim?

Bu arada teknolojiye sövebilir miyim?

“Yaşasın statüko!” diyebilir miyim?

"Çağdaşlaşmak bizim neyimize!" mi desem?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 59
Toplam yorum
: 124
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 903
Kayıt tarihi
: 02.10.08
 
 

1955 Milas doğumluyum. Nüfüs kaydım orada ama "doğduğun yer değil, doyduğun yer" memleketin olurmuş ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster