Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '14

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
30718
 

Vicdan izleyicisine bir finali çok görmenin vicdansızlığı

Vicdan izleyicisine bir finali çok görmenin vicdansızlığı
 

Vicdan dizisi bitti mi bitmedi mi belirsizliğini korurken seyirci tepkisi de dinmek bilmiyor. Onların bu haklı tepkisini kanallar görmezden gelse de bizler gelemiyoruz.

Çarşamba günü yayınlanan dizi ani bir kararla önce gün değişikliğine uğradı sonra da bitirileceği söylendi. Ne hikmetse dizinin geçen Pazar yayınlanan bölümü yeni bölüm etiketiyle yayına sürüldü. Doğal olarak izleyicinin de aklı karıştı.

Zaten dizilerinin bitmesini istemeyen izleyici bir de bu belirsiz tavır içerisinde sıkışıp kaldı.

Bitme kararı alındığı andan itibaren de tepkilerini dile getiriyorlar her mecrada birçok yolla.

Bir de sloganları var. “Vicdanlı kanal arıyoruz” diyorlar. Haksızda sayılmazlar.

Vicdan dizisi ile ilgili bitirilme kararını eleştirenlerden biri de benim ve yazdığım yazılarda da bunu ilk andan itibaren dile getirdim.

Ama şu an başka bir durum daha var ortada. Bu yüzden bir yazı daha kaleme almasam olmazdı. Bu yazıyla hem izleyicinin isyanını dile getirmek hem de birkaç noktaya dikkat çekmek istiyorum.

Birincisi bu dizi bitti mi bitmedi mi sorusunun cevabı neden tam verilemiyor?

Bittiyse izleyicinin kanaldan bir cevap istemesi en doğal hakkı değil midir?

Yapım bitti derken kanalın karışık cevaplar vermesi neyin kararsızlığıdır?

Kanal D’nin bu yıl yayınladığı dizilerin ortalamasına bakınca kaldırdıkları da dahil Fatih ve İnandına Yaşamak haricinde dipleri boylayan bir reyting çizelgesi veren yok. Peki, kanalın dizilerden beklentisi nedir?

Yani demek istediğim dizilerin genel ortalaması birbirine yakınken sonuçlar üç aşağı beş yukarı birbirinden farksızken olmadı yenisini getir o da olmadı yenisini getir ile ne amaçlanmaktadır?

Üstelik torpilli dizilerin aldığı reytingler de, kaldırdıkları dizilerin aldığı reytinglerle aşağı yukarı aynı.

Vicdan’a gelirsek pazar akşamı yayınlanan bölümüyle saat 23:15’ten gece yarılarına kadar izleyicinin sosyal medyadaki tepkileri, attıkları sayısız tweetler ve o saatin durumuna baktığımızda aldığı reyting sonuçları da dahil küçümsenmeyecek bir orandaydı.

Biten bir dizi madem izlenmiyor gece yarısı o rakamlara nasıl ulaştı? Giderayak o saatte verilen reklamlarda ayrı bir soru!

Öte yanda kanalın gerçekten maliyeti yüksek olan dizilerin reytinglerine bakınca da çok yüksek uçar halleri yokken devam ediyorlar buna rağmen Vicdan’ın kaldırılması yapımlar güçlü olunca mı yumruklarda güçlü oluyor düşüncesini akla getiriyor ki bu da pek adilce olmasa gerek.

Ve en önemlisi bu yöntemden doğan gerçek şu ki kanallar izleyiciyle aralarına büyük bir güvensizlik sokmakta.

Bu yayın politikalarını sürdürdükleri sürece de mumla izleyici arar duruma düşecekler.

Sadece Kanal D de değil neredeyse hepsi aynı durumda. Fabrikasyon bir üretim varmışçasına ver bir bölüm kaldır, revizyona sok yeniden yayınla.

Pardon da izleyici sizin oyuncağınız değil. Sizler doğru deneği bulacaksınız diye ne dizi emekçileri ne de izleyici deneme tahtanız değil.

Üstelik onlardan çaldığınız zamanın bir karşılığı olmak zorunda.

Bu yüzden en az beş bölüm yayınlanmış bir dizinin izleyicisinden genel bir talep varsa ve de sesleri azımsanmayacak orandaysa bir finali hak etmiş anlamına gelir.

Bu yüzden Vicdan dizisi izleyicisi bir finali hak etti. İki bölüm üç bölüm ya da beş bölüm her ne kadar verilirse verilsin hikâyesi sonlanmamış bir şekilde kaldırmak tüketiciye saygısızlıktır.

Televizyon izleyicisi de bir tüketendir. Bu işin asıl alıcısı onlardır.

Keriman’ın Yunus’a yaptığı gibi: “Sifonu çektik” bitti!

Unutmayalım ki sifondan öncesi olduğu gibi bir de sifondan sonrası var. Seyircinin de sifon çekme hakkı kendinde saklı.

İzleyiciyi bu denli küçümsemek bir finali çok görmek yol, su, elektrik olarak siz kanallara dönüyor farkında değil misiniz?

Ayrıca nedir bu tek tip izleyici yaratma çabası. Etraf pembemtrak ergen dizilerinden geçilmiyor üstelik tarihi diziyi ya da idealist bir kadın hikâyesini bile ergenleştirme onların anlayacağı dile döndürme modası almış gidiyor.

O dilden uzak olan yayınları da kaldırmak. Vicdan’ın yaşadığı tam da budur.

Anlamadığım bir durumda dizinin ilk bölümünden beri Türkiye’nin önemli kalemleri bu dizi hakkında tek bir olumsuz eleştiride bulunmadı. Yani eleştirmenlerin de beğenisini kazanmış bir diziyi harcamak, izleyicinin beğenisini kazanmış bir diziyi harcamak deneklerin beğenisini kazanmadığı için mi?

O zaman soruyorum; aynı denekler çarşamba yayına verdiğiniz sinemalara ne tür bir katkı veriyor, şuan yayında olan dizilerinize sağladığı katkı Vicdan’ın aldığı reytingin çok mu üstünde?

Tablolara bakınca cevapları alıyoruz aslında alamadığımız tek cevap Vicdan dizisi izleyicisinin bu denli tepkisine karşılık bir finali neden çok gördükleri.

Vicdan izleyicisinin istediği tek şey bir final. Hikâyenin tamamlanması. “Yedi yıldır Timuçin Esen’i bekledik yedi bölüm için mi?” diye soruyorlar.

"Ahu Türkpençe'yi Keriman'ın hikâyesini anlatacak diye bekledik boşuna mı?" diye soruyorlar.

Haklılarda bu kadar güzel bir hikâyeye, bu kadar güzel bir seyirci sahip çıkmışken, sessiz kalmak, yok saymak anlaşılır gibi değil. Kanallardan talip çıkmamasını da bu noktada anlayamıyorum bu yüzden.

Ortada bir Lale Devri örneği varken dizi Show TV’de yerlerdeydi FOX’a geçti kanalda yapımda arkasında durdu izleyiciye inandı küllerinden doğdu dizi.

Vicdan’ın ise seyircisi sağlam onlar öyle sakız gibi uzamasını da istemiyorlar. Sadece istedikleri dizilerine bir finalle sahip çıkacak bir kanal.

Bence Kanal D seyirciyle güven köprüsünü yeniden sağlamlaştırmak için elinde olan bu imkânı Vicdan dizisi ile kullanarak başlamalıdır. Vicdan’a vicdani davranarak seyirciye ve kendisine bir fırsat vermelidir.

Ben Kanal D’nin marka imajının izleyici ile olan sağlam bağlarından güç aldığına inananlardım bu yüzden bu kararlarını bir kez daha gözden geçireceklerini düşünüyorum, inanmak istiyorum uzun zamandır kaybettikleri güveni, izleyici kaybını böyle bir adımla yeniden yakalayabilirler.

Yeni gelen dizileri içinde atacağı adım bu imajı pekiştirmek için bir yoldur. Buna Vicdan dizisi ile başlayabilirler henüz geç değilken, Vicdan dizisi de bir finali hak etmişken zararın neresinden dönülürse kardır.

Biten diziler bir finali hak ediyor Vicdan dizisinin izleyicisi bunu fazlasıyla hak ediyor.

Umarım onlara bu çok görülmez, birçok izleyicinin geçmişte yaşadığı hayal kırıklığını yaşamazlar…

oyatekin@gmail.com                                         

https://twitter.com/#!/oyatekin (@oyatekin)

http://yurthaber.mynet.com/yazarlar/tum/1/o.tekin35

OYA TEKİN / MEDYABEY.COM

Oya Tekin/ Engelliler Haber ve Bilgi Portatalı Yaşadıkça.com köşe yazarı

Not: Burada yazılan tüm yazılarım elektronik imza ve zaman damgası güvencesi altında yasal hakları korunmaktadır. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilmeksizin izin alınmadan kullanılamaz.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

SAYIN OYA TEKİN,VİCDAN ve TÜM GÜZEL OLUP KALDIRILAN DİZİLER İÇİN YAZDIĞINIZ GÖRÜŞLERİNİZE SONUNA KADAR KATILIYORUM.TEŞEKKÜRLER.KANAL D ÇUVALLIYOR GALİBA.

Teknolocin 
 25.01.2014 19:59
 

Merhaba, Bu ne uğraş...Bu ne didinme. Senin yerin İstanbul olmalıydı. Sanat camiasının iplerini, ellerinde tutuyorsun. Bu özel bir kabiliyet ve iş. Aynı zaman da sanat camiasında e4n çetrefil ve can sıkıcı iş. Takdir görmeyen bir durum. Zira, arada bir özgün yorumlarala can sıkıcı durumlara da paarmak bastığında, insanlar tu kaka oluyor.. Selam ve sevgilerle sunuılur.

Muzaffer Cellek 
 25.01.2014 15:06
Cevap :
Merhaba: ) İstanbul’a mola verdim biliyorsunuz. Ama hala oralıyım buradan oraya yetişiyorum o da ayrı bir durum.:)) Sizde bilirsiniz gazetecilik ve eleştirmenlik takdir görmek için yapılmaz bazen tu kaka bazen de: ) göze alarak seçiyoruz mesleği. Biz seviyoruz bizi sevmeseler de olur yeter ki ses olalım ses verelim. Benim yaptığım bu sadece. Teşekkürler ayrıca, selamlar ve sevgiler…  25.01.2014 15:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 295
Toplam yorum
: 561
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 3676
Kayıt tarihi
: 01.10.06
 
 

Milliyet Bloğa nasıl geldim ve nasıl yerimi aldım bilmiyorum. Sanırım uzun yıllar okuduğum bölüml..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster