Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '11

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
366
 

Vicdani Ret temel bir İnsan Hakkıdır

Vicdani Ret temel bir İnsan Hakkıdır
 

Ölmeyeceğiz, Öldürmeyeceğiz, Kimsenin Askeri Olmayacağız...


Yıl 989… Karlı bir Ankara günü, öğle saatleri… Soğuk mu soğuk bir hava… İnsanın içini buz kesen cinsinden bir soğuk var Ankara’da.

Kızılay’da yürüyorum ve bir film takılıyor gözüme, “Doğum Günü 4 Temmuz”. Tom Cruıse oynuyor. Ve hemen o anda kendimi atıyorum Metropol Sineması’nın sıcacık salonuna. Başlıyorum filmi izlemeye. Aradan geçti koca bir 22 yıl, dile kolay.

Savaşmaya gönüllü bir genç Tom Cruıse. Vatan millet edebiyatı uğruna sevdiğini bırakarak orduya giriyor ve soluğu Vietnam’da alıyor. Pek tabii ki gazi oluyor. Memleketine dönüyor ve hayal kırıklıkları da ardı sıra başlıyor. Savaşta sakat kalmış olmasına rağmen vatanında pek de ilgi gösterilmiyor kendisine. Hatta hiç ilgi gösterilmiyor. Değer verilmiyor. Dışlanıyor… Ve en nihayetinde kendisini veriyor içkiye. Toplum nezdinde neden değersizleştiğini anlamaya çalışıyor bir süre sonra ve değersizleşmenin peşine düştüğü andan itibaren savaşı sorgulamaya başlıyor. Savaşı sorguladıkça, “insan” kavramını, hak ve adaleti irdelemeye başladığında, bildiği doğruların, aksine esas doğruların bilinenin dışında olduğunu anladığında tam bir savaş karşıtı oluyor. Savaş karşıtı eylemlerin başını çekmeye başlıyor.

Savaşın ne denli yıkıcı bir eylem olduğunu anlamak için ille de savaşmak veya savaş ortamı içerisinde olmak gerekmiyor. Savaş “Ölüm demek, yıkım demek, kan demek” . Bu kadar basit ve yalın bir gerçektir savaşın tanımı. Ve savaşın bir başka en yalın tanımı ise vatan, millet bir yana, silah sanayicilerinin cüzdanını kabartmaktır. Yıkımlar sonrasında, yeniden inşaa süreçlerinde büyük şirketlerin kasalarını doldurmaktır… Yani demem o ki savaş ne yana çekilirse çekilsin bir suçtur. Bir insanlık suçudur savaş.

Bu sebepledir ki…

Gündemimize “Vicdani Ret” gibi ulvi bir kavram girmiş bulunuyor.

“Vicdani Ret” aslında ilgisiz insanlar için henüz yeni bir gündem maddesi olsa da, uzunca bir zamandır savaş karşıtlarının ve antimilitaristlerin gündeminde olan önemli bir kavramdı. Nitekim ülkemizde Vicdani Ret açıklamasında bulunan 137 kişi yargılandı ve çeşitli cezalara çarptırıldı. Oysa ki Vicdani Ret, tümüyle insan olmanın bilincine ulaşmış olmanın en üst noktalarından birisiydi. Gayet yalın bir şekilde “Ben elime silah almam, düşman dahi olsa insan öldürmem” demektir. Bundan daha ulvi, daha insani ne tür bir tercihten bahsedebiliriz ki? Oysa “Elime silah almam ve insan öldürmem” diyen insanları memleketimizde herc-ü merç  ettiler. Hapislerde çürütüp, olmadık cezalara çarptırarak bu insanları “devlete zararlı unsurlar” olarak kayıt altına aldılar. O halde sormak icab ediyor ki, şimdi Vicdani Ret hakkına ilişkin bir yasal düzenleme yapılıyor ve önümüzdeki günlerde bu yasa ülkemizde de hayata geçecek. Peki ya bu güne kadar onca tutuklanan, gözaltına alınan ve yargılanarak türlü cezalara çarptırılan, işkence tezgâhlarından geçirilen Vicdani Retçilerin durumu ne olacak?   

Tabii ki bu gibi olumsuzlukların olumlu hale dönüştürülmesi ne kadar kısa bir zaman dilimi içerisinde hayata geçerse o kadar iyidir ve bu hakkı bundan sonra kullanacak olanların önünün açılması olumlu bir gelişmedir.

Vicdani Ret hakkı bu gün birçok Avrupa ülkesinde uygulanmakta…  Birçok insan bu haktan yararlanmakta ve bir başka alanda, yani kamuya ait bir başka yerde zorunlu askerlik hizmetinin yerine geçen çalışmalara katılmakta. Aynı zamanda Vicdani Ret hakkı temel bir insan hakkı olarak da Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilmiştir.

 

Başta da ifade ettiğim gibi “Savaş”; Ölüm, yıkım, acı, gözyaşı demektir. Savaşa gönüllü koşturarak gidenlerin, o ortamı yaşadıktan sonraki halleri ise zaten bilinenlerden farklı değildir. Sermayenin gücüne güç katmasının en yalın hali olan savaşa hayır derken, o savaşın emek tarafındakilerin savaşa hayır tavrının reel halidir Vicdani Ret. Ne kadar çok Vidani Ret, o kadar çok sermayeye vurulan darbedir.

Ünal Şeref bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

AB olmasaydı "vicdani reddi" hayalimizde bile göremezdik. Maalesef hep zorlamayla oluyor bu demokratik işler. Elinize sağlık.

DurmuşGüler 
 17.11.2011 10:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1512
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1123
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster