Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mart '20

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
82
 

Vicdanın Ötesinde Bilim

                İnsanlığın vicdanını geliştirmeden, bilimi daha fazla ilerletmeyelim. Hatta  geriletelim.

                Dünya çapında büyük bir teknolojik sıçrama yaşıyoruz. Bilim sürekli gelişiyor, yeni teknolojiler hayatımıza giriyor ve hayatımızı kolaylaştırıyor. Her anlamda konfor yaşıyoruz. Her şey elimizin altında.Bir konuyla ilgili araştırma yapmak istiyorsak kütüphaneye gitmiyoruz artık. Kütüphaneler , ansiklopediler avucumuzun içinde. Birine mektup mu göndermek istiyorsun, gecenin bir yarısı da olsa mesajını gönderebiliyor, postaneye gitme gereği duymuyorsun.  Daha pek çok örnek verilebilir sahip olduğumuz bu imkanlarla ilgili.

                 Tüm bu kolaylıklar, imkanlar, yaşadığımız konfor bize özümüzü  unutturdu. Ruhumuzu gözardı ettik. Varsa yoksa fiziksel bedenimiz ve onun istekleri odaklı yaşadık. Ruhumuza iyi gelecek ve ruhumuzu geliştirip iyileştirecek sanattan, hoşgörüden, her türe karşı duyulan koşulsuz sevgiden ve bütün bunların ruhumuzda yarattığı olumlu etkiden yoksun; daha da öteye taşıyayım kendisinden başka türleri farketmeden, tanımadan yaşayan, çevresini görmeyen, çevresinde olan bitenden habersiz bireyler  yetişiyor. 

                 Teknolojik sıçramayı yaratan bilim sürekli gelişiyor. Bu gelişime paralel olarak insan bilinci gelişemeyip geride kalıyor , insanlar yalnızlaşıyor  ve arkasından ruhsal , fiziksel hastalıklar geliyor tabi.

                   Ben artık bilimi geliştirecek, yeni buluşlar yapabilecek zekaya sahip, ancak vicdan yoksunu bilim adamları olmasını istemiyorum dünyamızda. İstemiyorum çünkü, yüksek bir zekaya sahipsen ve merhametsizsen yapacağın buluşlar bütün insanlığın hayrı düşünülerek yapılmaz. Ya buluşunu birine satıp kar etmeyi düşünürsün, nerede ve nasıl kullanılacağını irdelemeden, ya da kendi çıkarını önde tutarak, bir alan bulur orada kullanır ya da kullandırırsın.  

                   Vicdanı olmayan bilim adamlarının insanlığı ve dünyamızı getirdiği nokta ortada . İyi niyetlerle yapılan , daha sonra illegal yollarla  art niyetli insanların eline geçen buluşlar olduğundan da bahsediliyor. Biraz ütopik ama, tüm insanlarda bilinç sıçraması gerçekleşmeden, kötü niyetlerle kullanılabilecek hiç bir buluş yapmayın lütfen değerli ve vicdanlı bilim adamları.

                   Bütün insanlığın hayrına kullanılmayan buluşların , sadece bir kesimin veya ulusun ,diğer insanlar ve coğrafyalar üzerinde, baskı ve sömürü aracı haline getirilmesi , dünyamızı felaketten felakete sürüklüyor.

                     Okullarda iyi niyetlerle zeka geliştirme kursları açılıyor. Bu iyi niyetli çabayı takdir ediyorum aslında, ama ondan önce çocukların merhametli olmalarını sağlayacak, ek etkinliklere ve eğitimlere öncelik verilmesi gerektiğini , yukarıda belirttiğim kaygılardan dolayı istiyorum.

                      Ben işim dolayısıyla 6-10 yaş arası çocukları gözleme şansına sahibim. Yaptığım gözlemler bende bu tür kaygıların oluşmasına yol açtı. Aslında merhamet , sevgi, yardımlaşma, dayanışma    okulda konuşulan , gündeme gelen, öğrettiğimiz konu başlıkları arasında ama aileleri de işe katarak yapılacak ek etkinliklere ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Etkinliğe veliyi de dahil etmek  konunun daha kalıcı hale gelmesini sağlayacak ve velide de bu konuyla ilgili bir farkındalık yaratacaktır. Okullarda   zeka geliştirme kursları düzenleyen birimler,  pekala vicdan, merhamet, sevgi, saygı geliştirme kursu hazırlama kapasitesine sahip olurlar diye düşünüyorum. Bu belki drama teknikleriyle yapılabilir.

                   Yakın geçmişte ülkemizde  büyük bir kaos yaratan olaylara tanık olduk. Ülkemizi ele geçirmek isteyen bir zihniyet , zeki ama vicdan yoksunu  insanların plan ve programları dahilinde ince ince hesaplanarak; ilmek ilmek dokunarak nerelere kadar geldi hep beraber gördük. İletişim teknolojilerini en üst düzeyde kullanarak  neredeyse hedeflerini gerçekleştiriyorlardı. 

                    O yüzden önce vicdan , sonra herkese ve herşeye karşı koşulsuz sevgi duygusunu aşılamalıyız çocuklara.

                      Bir toplumun vicdanlı bireyleri, hangi çalışma  alanı ile ilgili olursa olsun, o toplumda fark yaratır; ama o toplumun hem vicdanlı hem de zeki bireyleri, o topluma çağ atlatır.

Not: Bu yazı  bilime ve zeka gelişimine yönelik yapılan çalışmaların   gereksiz olduğu düşünüldüğü için değil; vicdan olmadan geliştirilecek zekanın ve bilimin sebep olabileceği tehlikelere dikkat çekmek için kaleme alınmıştır.

                                                                                                                SevdA Yazar

                      

Uğur Berk Kalelioğlu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 108
Kayıt tarihi
: 08.07.15
 
 

1995 yılı Mustafa Kemal Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü mezunuyum. İstanbul'da yaşıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster