Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '11

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
423
 

Vicdanınız Red'dedebilecek mi?

Vicdanınız Red'dedebilecek mi?
 

Vicdani Red tartışılıyor.


Vicdani red mevzusu son günlerde ülke gündeminin ana maddelerinden biri olmayı başardı. Herkes diline önce bedelliyi doladı; şimdi de vicdani redle yatıp kalkmaya başladı.

Efendim bu vicdani red neymiş, en kısa tabiriyle "Arkadaşım bu askerlik olayı bana göre değil, böyle silah tutmak bana ilkellik gibi geliyor. Hele bir de insan öldürmek düşüncesi beni deli ediyor." gibi iddialarla askerlik olayından kendini muaf tutmak.

Yıllarca bu yukarıda duyduğunuz sebeplerden dolayı Türk vatandaşları yabancı ülkelere iltica ettiler. Kanada'sı, Almanya'sı, Fransa'sı bu sebepten dolayı çok Türk vatandaşını ülkesine kabul etti.

Şimdi nerden çıktı  Nasıl çözümlenecek?

Tabiki Avrupa Konseyi'nden çıktı. Askerlik mevzuatı konusunda yapılan düzenlemelere iki ülke katılmamıştı. Biri Türkiye diğeri ise Azerbaycan. Avrupa Konseyi baskılarını yoğunlaştırınca bizim hükümetimizde bu konuda çalışmalar yapıldığını en kısa sürede paylaşılacağını söyledi. Hükümet çalışa dursun, büroktatından dönercisine, profösöründen öğrencisine herkes bu konuyu tartışmaya başladı. Herkesin aklında aynı soru: "Türkiye'de vicdani red nasıl olacak?"

Biliyorsunuz ki vicdani red Türkiye'de yasalar önünde suç sayılıyor. Sıkıysa askere gitme durumu söz konusu. (Geçtiğimiz günlerde Bedelli bekleyen ünlüleri görünce bunun pek de geçerli olmadığını gördüm neyse.) Vicdani Red olayı yasalaşırsa kanun önünde "Kardeşim ben askere felan gitmiyorum. Askerlik sizin olsun." diyen biri askere gitmeyip muhtemelen diğer ülkelerde olduğu gibi kamu görevine tabi tutulacaklar.

Artık park bahçe mi temizlerler? Çöpcülük mü yaparlar? Sosyal yardımlaşma kurumlarında mı çalışırlar? Bilemiyorum; bu hükümetin çözeceği bir durum. Kaldı ki yurtdışı emsallerinde genelde askerlik süresinin iki katı oranında bir kamu görevi veriliyor. Örneğin Finlandiya'da askerlik 6 ay ama askere gitmem diyenlere kamu görevi 13 ay olarak belirlenmiş. Bu durumda bizde de normal askerliğin 15 ay olduğunu düşünürsek zorunlu kamu hizmeti yaklaşık 30 ay civarında belirlenecek.

İşin başka bir boyutu daha var

Çözümün böyle bir yoldan geleceği kulislerde konuşuluyor. Ama bilinmeyen nokta ise bu yasa geçerse kaç kişi Vicdani Red hakkını kullanacak? Bin, onbin, yüzbin.... Belirsiz. Bu kadar kişiyi kamu da istihdam etmek nasıl olacak? Bu kişiler 30 ay boyunca maaş alacaklar mı? Eğer ki Vicdani Redciler yüksek rakamlarda çıkarsa ordunun ihtiyacı nasıl karşılanacak? Profesyonel askerliğe mi geçiş yapılacak? Gibi bir çok soru da bizleri bekliyor.

Vicdani Red demokratik haktır.

Gerçekten objektif olarak düşünüldüğünde Vicdani Red demokratik bir hak olarak karşımızda duruyor. "İstemeyene zorla askerlik yaptırılamaz." demek geliyor insanın içinden. Lakin ülkemizin içinde bulunduğunu jeopolitik ortam, siyasi atmosfer, komşularımızla olan ilişkilerimiz göz önüne alındığında Vicdani Red ordunun canını sıkabilir.

Diyebilirsiniz ki "Efendim Avrupa ülkelerinde bu karar uygulanıyor." doğrudur; uygulanıyor. Ama nerede uygulanıyor? Danimarka, Avusturya, Finlandiya, Estonya gibi ülkelerde uygulanmasından daha doğal ne olabilir ki? Bu ülkelerin doğal bir terör korkusu var mıdır? Komşuları ile olan ilişkileri nasıldır? Bilen var mı... Bu ülkeler (Dünya savaşları hariç) herhangi bir savaşa girmişler midir? Askeri orduya ne kadar ihtiyaçları vardır? Askeri güce ihtiyaç duymazsanız, askere de ihtiyaç duymazsınız. O zaman da bu Vicdani Red rahatca yasadan geçebilir. Bu Türkiye için mümkün mü? Hiç sanmıyorum.

Almanya, İngiltere, Amerika'da da vicdani red ya var ya da zorunlu askerlik yok. Buralarda da paralı askerler yani profesyonel askerler devreye giriyor. Devlet parayla asker tutuyor kendine. Tabi ekonomisi izin veriyorsa. Ki bahsi geçen ülkelerin ekonomik büyüklüklerini anlatmaya luzum yok.

Son söz: Muhtemelen Vicdani Red ülkemizde yasalaşacaktır. Demokratik açıdan bir haktır. Ama şimdi vicdani red'i savunanlara soruyorum. Eğer vicdani redcilerin sayısı çok olursa, ordu askeri nerden bulacak? Profesyonel asker mi alacağız? Yani ordu derseki "Ey hükümet sen bu yasayı çıkardın, benim asker sayım azaldı. Haydi bana 200 bin asker al derse." Bunun külfetini kim taşıyacak? Daha mali sebeplerden öğretmen ataması yapamıyoruz. Nereden bulacağız o kadar askere verecek parayı? Ben cevabını vereyim. Ne zaman ki 99 depremi oldu, açıkları kapamak için bize bir Ötv vergisi çaktılar şimdi de profesyonel askerlik derler başka bir vergi çakarlar. Yine senin benim cebimden çıkar. Daha da ötesi olmaz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Vicdani red gerçekten çok zor bir konu. Bir tarafta insanları inancına aykırı şeyler yapmaya zorlamak var, diğer tarafta temel vatandaşlık hak ve görevlerinde mutlak eşitlik kavramı. Aslında sorunun çözümü 6-8 haftalık temel askerlik eğitimi ve etkin bir seferberlik sisteminin yerleştirilmesi şartıyla şu ankinin 1/3'ünü geçmeyecek büyüklükte bir profesyonel ordudan geçiyor. Bir ülkenin barış zamanında kendi topraklarında 700-800 bin asker bulundurması hiç anlamlı gelmiyor. Siyasi ve sosyal temelleri de bulunan zorunlu askerlik uygulaması var oldukça bu tür şeyleri tartışmaya devam edeceğiz çünkü ordunun asker ihtiyacı her zaman askerlik çağına gelmiş insan sayısından daha az olacak ve daima birileri askere gitmemiş, ordu da ihtiyacı olmadığı için onların peşine düşmemiş olacak. Bu iş böyle.

Buz Adam 
 21.11.2011 11:43
 

Detaylı olarak konuyu işlemişsiniz.Teşekkürler. Lakin sizin gayet açık bir şekilde belirttiğiniz bu konuyu acaba okuma konusunda %5 oranıyla sınıfta kalan ülke insanımın yüzde kaçı anlayacak. "Cumhur" ifadesinin anlamını % 50 den fazlası bilmeyen bir ülke insanı bunu anlayamaz. Acı ama gerçek. Alışmış toplum alkışlamaya devam eder, bizlerde sinirden dudaklarımızı ısırırız. Her toplum layık olduğu yerdedir. Saygılarımla...

hssensoz 
 19.11.2011 19:43
 

Tamda "bedelli Askerliğin" gündeme taşındığı bir ortamda AIHM kararları gerekçe gösterilerek "Vicdani ret"in ele alınması bu ülkeye ve bu orduya yapılacak en büyük kötülüktür. Bence bu "vicdansız bir rettir".

Sonsuzluk (Osman Özeker) 
 17.11.2011 20:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1567
Kayıt tarihi
: 11.07.11
 
 

Metin ve haber yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster